Geçen hafta yağmura rağmen fener alayı ile başlayan Cumhuriyet Bayramı kutlamaları, Domaniç’te bir kez daha gösterdi ki bazı değerler vardır; ne yağmurla söner ne de zamanla unutulur. Cumhuriyet de işte o değerlerin başında gelir.

28 Ekim akşamı Domaniç’te gökyüzünden yağmur inerken ellerinde Türk bayrakları, yüreklerinde Cumhuriyet sevgisi taşıyan vatandaşlarımız fener alayında bir araya geldi. Yağışlı havaya rağmen atılan her adım, yakılan her meşale, dalgalanan her bayrak aslında tek bir şeyi anlatıyordu: Bu millet, Cumhuriyet’ine sahip çıkıyor.

Domaniç’in sokaklarındaki yürüyüş, sadece bir bayramın coşkusu değildi. Aynı zamanda geçmişten geleceğe uzanan bir vefa yürüyüşüydü. Meydanda buluşan vatandaşlarımızın heyecanı, çocukların gözlerindeki mutluluk ve büyüklerin yüzündeki gurur, bu topraklarda Cumhuriyet sevgisinin hâlâ canlı olduğunu gösteriyordu.

Yağmur yağdı ama coşku dinmedi. Hava soğuktu ama yürekler sıcaktı. Çünkü mesele yalnızca bir fener alayına katılmak, birkaç marş söylemek ya da bayram akşamını kutlamak değildi. Mesele, bu ülkenin hangi bedeller ödenerek kurulduğunu hatırlamak ve o emaneti gelecek nesillere taşımaktı.

Unutulmasın ki; Cumhuriyet, yalnızca takvim yapraklarında kırmızıyla işaretlenmiş bir gün değildir. Cumhuriyet; eşitliktir, özgürlüktür, bağımsızlıktır. Cumhuriyet, bir çocuğun köyünden çıkıp okuyabilmesi, bir gencin hayallerinin peşinden gidebilmesi, bir vatandaşın düşüncesini özgürce ifade edebilmesidir. Cumhuriyet, bu ülkenin her köşesinde yaşayan insanın kendisini bu vatanın eşit bir parçası olarak hissedebilmesidir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bizlere bıraktığı bu büyük miras, yalnızca törenlerle anılacak bir hatıra değil, her gün yaşatılması gereken bir sorumluluktur.

Domaniç’in tarihine baktığımızda bu sorumluluğun anlamını daha iyi anlarız. Osmanlı’nın kuruluşuna uzanan tarihî izlerin bulunduğu bu topraklarda, geçmişten bugüne taşınan bir vatan sevgisi vardır. Hayme Ana’dan Sarubatu Savcı Bey’e, köylerimizin yaşlılarından bugün okullarında bayram şiirleri okuyan çocuklarımıza kadar uzanan bu tarih, bize önemli bir gerçeği hatırlatır: Geçmişini bilen, değerlerine sahip çıkan toplumlar geleceğe daha güvenle yürür.

Ancak geçmişimizle övünmek kadar bugünümüzü doğru değerlendirmek de önemlidir. Cumhuriyet’i sevmek, yalnızca bayrak sallamakla bitmez. Yaşadığımız ilçeye sahip çıkmak, gençlerimize fırsatlar sunmak, çocuklarımızın eğitimine önem vermek, komşumuzun derdiyle ilgilenmek, farklı düşüncelere saygı göstermek de Cumhuriyet kültürünün bir parçasıdır.

Domaniç’te kutlamaların yağmura rağmen sürmesi elbette sevindiricidir. Fakat asıl mesele, bu coşkunun 29 Ekim akşamıyla sınırlı kalmamasıdır. Bayram günü meydanlarda buluşan insanların, ertesi gün de birbirine selam vermesi; siyasi görüşü farklı olanların aynı bayrak altında kardeşçe yaşayabilmesi; köylerimizde, mahallelerimizde dayanışmanın güçlenmesi gerekir.

Çünkü Cumhuriyet, bizi birbirimizden uzaklaştıran değil, ortak değerler etrafında buluşturan bir çatıdır.

Domaniç’in köylerinde yetişen çocuklarımıza yalnızca geçmişin kahramanlarını anlatmak yetmez. Onlara bilimin, eğitimin, üretmenin, dürüstlüğün ve adaletin önemini de anlatmalıyız. Cumhuriyet’in geleceği, yalnızca geçmişi ne kadar iyi hatırladığımızla değil, çocuklarımıza nasıl bir ülke ve nasıl bir gelecek bıraktığımızla da ölçülür.

Bu nedenle fener alayında taşınan bayraklar, yalnızca o akşamın değil, yarınlarımızın da sembolüdür. O bayrakların altında yürüyen çocuklarımıza daha güzel bir Domaniç, daha güçlü bir Türkiye bırakmak hepimizin ortak görevidir.

Yağmurun altında yürüyen hemşehrilerimizin verdiği mesaj açıktı: Cumhuriyet sevgisi hava şartlarına bağlı değildir. Bu sevgi, insanın yüreğinde taşınır. Bir meşalenin ışığı rüzgârla titreyebilir ama binlerce insanın ortak inancını söndürmek kolay değildir.

Geçen hafta Domaniç’te yağmurun altında yakılan meşaleler, bizlere bir kez daha bunu gösterdi.

Şimdi kendimize şu soruyu soralım: Cumhuriyet’i yılda bir gün coşkuyla kutlamakla mı yetineceğiz, yoksa onun değerlerini hayatımızın her alanında yaşatacak mıyız?

Cevap, yalnızca törenlerde değil; birbirimize davranışlarımızda, çocuklarımıza verdiğimiz eğitimde, ilçemiz için yaptıklarımızda ve ülkemize karşı sorumluluklarımızda saklıdır.

Domaniç’te yağmur altında başlayan bu yürüyüşün, birlik ve beraberlik duygusuyla yılın her gününe yayılması dileğiyle…

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Cumhuriyetimizi kuran bütün kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.

Yaşasın Cumhuriyet..