Ağustos ayı Türk milleti için sıradan bir ay değildir. 26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferi’nden 30 Ağustos 1922 Büyük Zaferi’ne uzanan bu ay, Türk milletinin vatan söz konusu olduğunda neleri göze alabileceğini gösteren önemli tarihlerin ayıdır. Ancak bizim için Ağustos’un bir başka anlamı daha var.

Bu yıl bunun güzel örneklerinden birini Sarıot köylülerimiz verdi. Ağustos ayının anlamına yakışır şekilde gerçekleştirdikleri kutlama, milli tarihimize ve değerlerimize sahip çıkmanın yerelde nasıl güzel bir karşılık bulabileceğini gösterdi. Emeği geçen tüm hemşehrilerimizi yürekten kutluyorum.

Fakat Ağustos ayının Domaniç açısından bir başka önemli buluşması da 29 Ağustos’ta Karaköy’de gerçekleştirilen Şehit Sarubatu Savcı Bey oldu.

Bu anmayı sıradan bir etkinlik olarak görmemek gerekiyor. Çünkü Karaköy’de anılan isim, bu toprakların tarihinin bir parçası. 1287 yılında Domaniç İkizce Savaşı’nda şehit düşen Sarubatu Savcı Bey, Osmanlı’nın kuruluş yıllarında bu coğrafyada yaşanan mücadelelerin önemli isimlerinden biri. Bugün üzerinden yüzyıllar geçmiş olsa da Sarubatu Savcı Bey’in adı, Domaniç’in tarih hafızasında yaşatılmayı hak ediyor.

İşte 29 Ağustos’ta Karaköy’de yapılan anmanın en önemli tarafı da buydu.

Bir şehidin adı unutulmasın diye insanlar bir araya geldi.

Kendi köyünün, kendi ilçesinin ve kendi toprağının tarihine sahip çıktı. Geçmişten bugüne bir bağ kuruldu.

Karaköy’de o gün aslında yalnızca Sarubatu Savcı Bey anılmadı. İkizce Savaşı hatırlandı. Domaniç'in kuruluş yıllarındaki verilen mücadele hatırlandı. Ve en önemlisi, Domaniç’in tarihinin yalnızca kitaplarda okunacak bir geçmiş olmadığı bir kez daha görüldü. Çünkü tarih bazen bir kitabın sayfasında değil, yaşadığımız köyün yolunda, dağında, mezarında ve toprağında karşımıza çıkar.

Bugün sıradan bir köy gibi gördüğümüz yerleşimlerimizin her birinin geçmişte yaşanmış olaylara, insanlara ve hatıralara ev sahipliği yaptığını çoğu zaman unutuyoruz.

Oysa Domaniç’in köylerinde dolaşırken aslında tarihin içinde yürüyoruz.

Bu nedenle Karaköy’de gerçekleştirilen anmanın yerel açıdan çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü yerel tarih sahiplenilmeden milli tarih tam anlamıyla yaşatılamaz.

Çocuklarımıza Malazgirt’i, İstanbul’un fethini, Çanakkale’yi ve 30 Ağustos’u anlatmak elbette görevimiz. Ama bunun yanında onlara şunu da söylemeliyiz:

"Senin yaşadığın Domaniç'te de tarih yazıldı"

“Senin yürüdüğün bu topraklarda da insanlar mücadele etti.”

“Senin ilçende de şehitler verildi.”

İşte o zaman tarih, çocuklarımız için ezberlenecek birkaç tarihten ibaret olmaktan çıkar. Yaşayan bir hafızaya dönüşür.

29 Ağustos Karaköy anmasının bence en değerli taraflarından biri de budur.

Sarubatu Savcı Bey’in adı yeniden gündeme geldi. İkizce Savaşı yeniden konuşuldu. Domaniç’in kuruluş tarihindeki önemi bir kez daha hatırlandı. Üstelik bu anlamlı çalışma yalnızca Karaköy’de kalmadı. Domaniç Gazetesi’nin gayretiyle konu daha geniş bir çevreye taşındı ve ulusal basında da yer buldu. Bu, yerel tarihimiz açısından küçümsenecek bir gelişme değildir.

Çünkü yıllardır kendi tarihimizin bazı önemli isimlerini yeterince tanımıyoruz.

Bazen ilçemizin dışında yaşanan tarihî olayları çok iyi biliyor, fakat hemen yanı başımızda yaşananları bilmiyoruz.

İşte artık bunu değiştirmemiz gerekiyor. İkizce Savaşı yalnızca bir tarih olarak bilinmemeli.

Domaniç’in Osmanlı’nın kuruluşundaki rolü sadece övünç cümleleriyle anlatılmamalı.

Bunların araştırılması, belgelerinin ortaya çıkarılması, gençlere anlatılması ve ilçemizin kültür hayatının bir parçası hâline getirilmesi gerekiyor.

29 Ağustos’ta Karaköy’de atılan adım bu açıdan önemli bir başlangıçtır.

Dilerim bundan sonraki yıllarda bu anma daha geniş katılımla, daha güçlü bir programla ve daha fazla tarihî içerikle devam eder. Karaköy’de başlayan bu hafıza çalışması, Domaniç’in diğer köylerine ve ilçenin tamamına yayılsın. Çünkü Domaniç’in her köyünün anlatacak bir hikâyesi var.

Her dağın, her yolun, her eski yerleşimin ve her mezarın bize söyleyeceği bir söz var.

Bize düşen, o sözleri duymak.

Ağustos ayının zaferlerini kutlarken kendi topraklarımızın kahramanlarını da hatırlamak… Büyük Türk tarihini anlatırken Domaniç’in tarihini de anlatmak… Geçmişten aldığımız emaneti çocuklarımıza eksiksiz bırakmak… Asıl mesele budur.

Bu vesileyle 29 Ağustos’ta Karaköy’de gerçekleştirilen Şehit Sarubatu Savcı Bey anmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Sarıot’ta 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı doyasıya coşku ile kutlayan hemşehrilerimizi ayrıca tebrik ediyorum.

Başta Şehit Sarubatu Savcı Bey olmak üzere, Domaniç ve vatan uğruna can veren bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Ve bir kez daha söylüyorum:

Domaniç sadece yaşadığımız yer değildir.

Domaniç, bize emanet edilen bir tarihtir.

Bu topraklar bize emanet. Kalın sağlıcakla.