Gecen hafta yazmaya çalıştım aslında. Soyut ve somut siyaset üzerine. Bu hafta biraz daha içseleştirmek istiyorum. Ama öncelikle bu hafta sonu gerçekleştirilen Yeni Parti Domaniç ilçe Teşkilatının Olağan genel kurulu Domaniç, Kütahya ve Ülke siyasetine hayırlı olsun.
Aslında sadece Domaniç için de geçerli değil ama siyaset işte. Her ilçe,il ve ülke genelinde böyle. Belkide dünya siyasetinde bile öyle.
"Bir kişi kırıldı diye Domaniç de mi kırılmalı"
Bu hafta işlemek istediğim konuda tam bu konu aslında.
Bir belediye başkanı bir partiyle yollarını ayırabilir. Bir siyasetçi başka bir siyasi partiye geçebilir. Bir meclis üyesi başkanla aynı düşünmeyebilir. Bir vatandaş dün desteklediği kişiyi bugün eleştirebilir.
Bunların hepsi siyasetin içinde vardır.
Nitekim Domaniç’te de bunun somut bir örneğini yakın zamanda yaşadık. 2024 yerel seçimlerinde CHP’den belediye başkanı seçilen sayin Engin Uysal geçtiğimiz aylarda AK Parti’ye katıldı. Bu geçiş kimini memnun etti, kimini üzdü, kimini kızdırdı. Bu da normal. Siyaset zaten farklı düşüncelerin olduğu bir alan.
Ama asıl mesele bundan sonra başlıyor.
Bir kişinin siyasi tercihi, Domaniç’te insanların birbirleriyle olan ilişkilerini neden belirlesin?
Bir vatandaş belediye başkanını destekliyor diye başka bir siyasi görüşteki insanla arkadaşlığını mı bitirmelidir? Bir siyasetçi bir kişiyi eleştiriyor diye onunla konuşan herkes mi yanlış yapmış olur?
İşte burada durup düşünmek gerekiyor.
Domaniç'te hepimiz birbirimizi tanıyoruz. Aynı sokaklarda yürüyor, aynı kahvelerde oturuyor, aynı pazardan alışveriş yapıyoruz. Köylerimizde düğünde de cenazede de aynı safta buluşuyoruz.
Bugün siyasi olarak karşı karşıya gelen iki insan, yarın bir düğünde aynı masaya oturabilir. Bir başka gün bir cenazede omuz omuza durabilir. Çünkü Domaniçlilik hukuku, siyasi parti hukukundan daha eskidir.
Siyaset değişir. Partiler değişir. Başkanlar değişir. Meclis üyeleri değişir. Ama komşuluk, akrabalık, arkadaşlık, Domaniçlilik ve insanlık hukuku kolay kolay değişmemelidir.
Bugün belediye meclisinde de farklı siyasi kimliklerden isimler görev yapıyor. Resmî kayıtlarda CHP üyelerin yanı sıra AK Parti ve MHP grubundan üyeler bulunuyor.
Şimdi mesele şu:
Bu farklılıklar Domaniç'i bölecek mi, yoksa Domaniç için birlikte çalışma fırsatına mı dönüşecek? Asıl bakmamız gereken yer burası. Çünkü vatandaşın derdi, mecliste kimin kiminle konuştuğu değildir.
Domaniç'li yolunu soruyor. Suyunu soruyor. Köyünün hizmetini soruyor. Esnaf işlerinin ne olacağını soruyor. Gençlerin Domaniç'te kalıp kalamayacağını soruyor. İlçenin göç vermesinin nasıl önleneceğini soruyor. Tarımın, hayvancılığın, ormanların ve turizmin nasıl değerlendirileceğini soruyor. Kısacası Domaniç'li hizmet bekliyor.
O hâlde siyasetçilerin de birbirlerine değil, Domaniç'in meselelerine odaklanması gerekiyor.
Çünkü Domaniç'te insanlar birbirinin siyasi görüşünden önce komşusudur, arkadaşıdır, akrabasıdır, hemşehrisidir. Bir vatandaşın farklı düşünmesi düşmanlık değildir.
Bir insanın dün desteklediği bir siyasi kararı bugün eleştirmesi de suç değildir. Herkesin kendi aklı, kendi vicdanı ve kendi siyasi tercihi vardır.
Hele hele küçük ilçelerde insanları “taraf olmaya” zorlamak, siyaseti gereğinden fazla kişiselleştirmekten başka bir işe yaramaz.
Bugün birileri birbirine kırgın olabilir. Ama bütün Domaniç'i o kırgınlığın içine çekmeye kimsenin hakkı olmamalı.
Çünkü biz aynı Domaniç'te yaşayacağız.
Aynı çarşıdan geçeceğiz. Aynı hastaneye gideceğiz. Aynı okulların önünden geçeceğiz.
Aynı düğünlerde Herekenin Bağları türküsüyle oynayacağız, aynı cenazelerde saf tutacağız. Ve seçim günü geldiğinde herkes sandıkta kendi kararını verecek.
İşte demokrasi de budur.
Sandıkta rekabet, hayatta kardeşlik.
Bence Domaniç siyasetinin ihtiyacı olan anlayış tam olarak budur.
Kim hangi partiye geçti, kim kiminle görüştü, kim kime selam verdi tartışmalarından biraz uzaklaşıp; “Domaniç için ne yapabiliriz?” sorusuna dönmenin zamanı geldi.
Çünkü makamlar geçici, siyasi hesaplar geçici, kırgınlıklar geçici…
Ama Domaniç bizim ortak evimiz.
Bir kişi kırıldı diye herkes kırılmasın.
Bir kişi küstü diye herkes küsmesin.
Bir kişi taraf oldu diye herkes taraf olmak zorunda kalmasın.
Siyaset insanları birbirinden koparmak için değil, farklı düşüncelere rağmen ortak bir gelecek kurabilmek için yapılmalı.
Ve artık Domaniç'te şu cümleyi daha fazla duymamız gerekiyor: "Mesele Domaniç"
Çünkü mesele kişiler değil.
Mesele partiler değil.
Mesele Domaniç ve Domaniçlilik hukuku.
Kalın sağlıcakla.