Ne var ne yok derlerse, de ki: Almanlar, güneşi olmayan ülkelerinde tüm enerjilerini güneşten alan bir sistem kurmuşlar. Ne Rus'un doğalgazına ne de toprağın altından çıkan kara kömüre muhtaçlar...
De ki: Japonlar insansı robot yapmışlar, artık ev hizmetlerinde, iş yerlerinde insana ihtiyaç kalmayacakmış.
De ki: Amerikalılar başlarına bir deli seçmişler, dünyayı kasıp kavuruyor, yakıp yıkıyor.
De ki: Araplar hâlâ birbirlerini öldürüyor, İsrail de onlara yardım ediyor.
Sorarlarsa "Ne var ne yok?" diye, de ki: Türkler yine dün hain, terörist dedikleri birini bugün kahraman yapma derdinde. "Sayın" mayın demeye başladılar bile!
De ki: Dün alay ettiğimiz Çinliler, elektrikli arabalarıyla otomobil sektörünün devlerini yerle bir ediyor.
De ki: Suriyeliler de Iraklılar ve Libyalılar gibi emperyalist ülkelerin kuyruğuna yapışmış, önceki liderlerinin heykellerini yıkıyor. Naralar atarak, sevinç çığlıklarıyla Amerika'nın kendilerini sevmesini kutluyor. Türkiye'de ise kurucu liderin heykeline saldırılar arttı. Müslüman kardeşlerimizin yolundayız! Zenginimiz çok zengin, fakirimiz çok fakir oldu; hamdüsenalar olsun! Şeriat isterken Amerika, demokrasi kılıcıyla tepemize dikilir yakında!
Ne var ne yok derlerse, de ki: Gavurlar anı değerlendiriyor, dünya için çalışıp üretiyor, para kazanıyor, güç kazanıyor. Müslümanlar ise ahiret için zikir çekip sevap topluyor. Yarım kalan işler ramazandan sonra, bayram da bir geçsin, başlayacak inşallah diye ölümü bekliyor.
De ki: "Kriz yok" diyen hükümetimiz, "Krizi çözersek biz çözeriz" demeye başladı. Muhalefet çizgisini hiç bozmadı; aday tartışmalarına onlarca yıldır olduğu gibi aynen devam ediyor.
Ha bir de olur da Domaniç'i sorarlarsa, de ki: Durum stabil! Domaniç-Tavşanlı yolunda çalışmalar 50 yıldır devam ediyor. Domaniç-İnegöl yolu konuşuluyor. Pazar alanı ve Yeşilköy göletleri bu yıl da olmayacakmış. Domaniç'e doğal gaz gelebilirmiş de gelmeyebilirmiş de. Seçim sürecinde söz verilen otopark, altyapı, çarpık mimari, istihdam için iş yerleri, ölüm kavşaklarının elden geçirilmesi, düzensiz elektrik ve internet kesintileri istikrarlı bir şekilde unutulmuş. Ne demişti en değerli babamız? "Dün dündür..."
De ki: Heyelanlı bölgede düşen taşlar henüz kimseyi öldürmemiş. Karşıyaka Köprüsü daha çökmemiş. İstinat duvarından düşen taşları basın, haber yapmak için kendi düşürüp yola koyuyormuş. Pazartesi günleri ana caddelere kurulan ilçe pazarı yüzünden henüz bir sıkıntı yaşamamışız. Zaten bu hatlar üzerinde deprem olmaz, yangın çıkmaz, kimse kalp krizi geçirmezmiş. Bugüne kadar Allah korumuş, bundan sonra da korusun; biz karışmayız diyorlar.
De ki: Vallahi de billahi de tallahi de durum budur!