Eskiden yaz geldi mi orakçılar, bacıkçılar pek kıymetli olurdu. Bir tarlanın biçilmesi için beş orakçı, beş bacıkçı derken onlarca insana ihtiyaç duyulurdu. Daha da eskiden "kavramacılar" varmış. Oturduğu yerden ekinleri adeta kökünden söker, tek bir sapı bile ziyan etmezlermiş. O zamanlar kavramacılar da pek değerliymiş!
Sonra bizim yörede "kosa", başka yerlerde "tırpan" dedikleri alet çıktı. Ekinler biraz ziyan oluyordu ama bir kosacı, üç orakçının işini çok daha hızlı yapıyordu. Ardından tarlaya "gavur icadı" biçerdöverler girdi. Bir makine; yüzlerce insanın haftalarca uğraştığı tarlayı saatler içinde biçiyor, ayrıştırıyor ve harman işini de aradan çıkarıyordu.
Önce öküzü, eşeği sattık; traktör aldık. Sonra kavramacıları, orakçıları, kosacıları bıraktık; biçerdövere döndük. Artık insan gücüne, dolayısıyla insana ihtiyacımız kalmadı!
Fabrikalarda da durum aynıydı. Dün maden ocaklarında binlerce insanın çıkardığı cevheri, bugün bir makine tek başına çıkarıyor. Yüzlerce işçinin yaptığı işi bir robot, dur durak bilmeden saniyeler içinde bitiriyor.
Savaşlarda bile orduya ihtiyaç bitti. Bir dron saldırısında komandonun hükmü ne kadar sürer? Binlerce atlı süvariye bir kimyasal roket yetiyor… Makineleşme ve robotlaşma derken insan gücü tamamen devreden çıktı. Küçük bir nüfusa sahip ülkelerin, teknolojik akılla milyonlara karşı nasıl üstünlük kurduğunu hep birlikte izliyoruz.
Şimdi bir de yapay zekâ geldi. Henüz bebeklik aşamasında olmasına rağmen; gazeteci, tasarımcı, danışman, doktor, hâkim, öğretmen, müzisyen ve senaristlerin yerini almaya aday. Yakın gelecekte yüzlerce meslek; tıpkı orakçılık, kavramacılık veya fabrika işçiliği gibi tarihin tozlu raflarına kalkacak.
Eskiden egemenler; bağda, bahçede ve fabrikada çalıştırmak için insan gücüne muhtaçtı. Kölelerine hor davransalar da onlara ihtiyaç duyduklarını bildikleri için karınlarını doyurur, hasta olmasınlar diye bakarlardı. Ancak gelecekte "sıradan insanlar" artık işe yaramayacak.
Homo Sapiens ve Homo Deus kitaplarının yazarı Yuval Noah Harari, dünyayı yönetenlerin "ölümsüzlük şirketleri" kurduğunu iddia ediyor. Son yüzyılda yaşam süresi %100 arttı. Eskiden yaşam ortalaması çok düşükken, bugün 80 yaşındakiler devlet yönetiyor; 100 yaşını devirenlerin sayısı her geçen gün artıyor.
70’lerin efsanesi Altı Milyon Dolarlık Adam dizisi bugün gerçek oldu. Robotlar en zorlu akrobasi hareketlerini yapacak kadar gelişti, yapay zekâ ise bilişsel yeteneklerde insanı çoktan geçti. Geriye bir tek ruh ve maneviyat kaldı; onu da teknoloji çarkları arasında katletmek üzereyiz.
Gelecekte sadece iki kesim ayakta kalacak gibi görünüyor: Köylerde bağımsız ve doğal yaşayanlar, dünyanın en zenginleri. Yani bizi ya toprağa bağlı, kendi kendine yeten bir hayat ya da şehirlerde "paran kadar" sürecek bir ömür bekliyor!