Eskiden gazeteler halkın sesiydi; siyaset ise ne bir kışlaya ne de basına girebilirdi. 28 Şubat operasyonu sözde muhafazakâr Erbakan Hoca’ya yapılmış gibi görünse de asıl amaç askerin tepesine çökmekti. Nitekim ardından gelen Ergenekon ve Balyoz operasyonları ile bunu bizzat yaşadık ve gördük.
Askerî vesayeti kaldırma bahanesiyle yapılan bu operasyonların ardından, hayatımıza bir anda adı sanı duyulmamış sözde gazetecilerin kurduğu sözde gazeteler çıkageldi. Yüzlerce yıldır tüm dünyada ve ülkemizde kendini halkın aydınlanmasına, gerçeklerden haberdar olmasına adamış gazeteler ve gazeteciler aforoz edilirken; yerlerine saldırgan, iftiracı, karalamacı ve kutuplaştırıcı bir güruh türedi.
Bu iki büyük operasyonla, Türk halkının en çok güvendiği iki kurum olan basın ve asker bilinçli bir şekilde itibarsızlaştırıldı.
Âl-i İmrân Suresi 78. ayette mealen şöyle buyrulur:
"Onlardan bir grup, kitapta olmayanı kitaptan sanasınız diye dillerini eğip bükerek okurlar; 'Bu Allah katındandır' diye bile bile Allah hakkında yalan uydururlar."
İşte bizim halkımız da en çok Arapça ile vuruldu, Arapça ile bölündü. Dikkat edin, "dinle" demiyorum, "Arapça ile" diyorum. Türkler her ne kadar İslamiyet’i benimsemiş olsalar da Emevî Valisi Ebu Kuteybe’nin İslam’ı yayma savaşları sırasında yaşanan Türk-Arap çatışmaları nedeniyle Araplarla araları pek iyi olmamıştır.
Araplar ise Türklerden adeta nefret eder; nitekim tek millî bayramları, Osmanlı’dan kurtuluş (!) bayramlarıdır. Bunu bilen üst akıllar ve güçler bizi öyle bir hâle getirdi ki; minarelerde yeri göğü inleterek okunan ezanlar artık Müslümanları camiye toplayamıyor, İmam Hatipler öğrenci bulamıyor.
Bir ahlak kitabı olan Kur’an devreden çıkarıldı. Günümüz inananları için tek gerçek, doları bastırıp umreye günah çıkarmaya gitmek oldu.
Artık içinden ahlak çıkarılan din, siyasetin sınırsız gücüne güç katmaya yarıyor. İtibarsızlaştırılan asker, siyasilerin bozduğu huzuru düzeltmek için hamle yapamıyor. Basın, siyasette dönen dolapları yazamıyor.
Yazmaya kalkan ise dinsizlikle, FETÖ’cülükle ya da bir dönemin modası olup günümüzde bu konuda taraf değiştirenlerin diliyle "DEM’lenmekle", hainlikle suçlanıyor.
Hal böyle olunca, kırk yıllık gazeteci de olsanız artık yazmakta zorlanıyorsunuz.
Vesselam...