Son zamlarla birlikte toplumun en altındakilerden biri olarak bana layık görülen emekli maaşı 23.552 lira. Bugüne kadar hiç vaat edilen maaşı göremedim. Aylık ortalama maaşımın bin lirası doktor ve ilaç parası olarak eczanede kalıyor, kalan maaş da 22.500 lira… Bu maaşa “Allah bereket versin” diyecek kadar hadsiz değilim!
Bana bir evren ve bir akıl vererek “Hadi kendi başının çaresine bak” diyen Yaratana; “Ben maaşımı kendi ellerimle seçtiklerime kaptırdım. Vallahi billahi yetmiyor, üstünü bereketinle sen tamamla” demek bize yakışmaz.
Bu memlekette birileri 1 milyon küsur, kimileri 500-600 bin, bir başkaları da 50, 60, 80 bin alırken ben ve benim gibilere bu kadar maaş verenlere ses çıkaramayacak kadar acizsen; haksızlığa şükreden bir zavallıysan, çaresizliğe teslim olup bunu kabulleniyorsan ve bir de elinden kaptırdığın maaşının eksiğini seni Yaradan’dan dileniyorsan, bu olmaz. Bir kere inancımıza ters zaten!
Peki hiç mi yapacak bir şey yok?
Olmaz mı?
İşte benim ekonomistliğim tam da burada başlıyor.
Haftada bir kahveye çıkarım. Üç beş kişilik bir masada otururken avazım çıktığı kadar garsona bağırır, “Arkadaşlara benden çay ver!” derim. Herkes “Kim bu ağa?” diye bana bakar. Birkaç yüz liralık çay parasıyla öyle bir havam atarım ki… Bilen bilir, bilmeyen de beni kodaman biri zanneder!
Pazardan kasayla domates almam mesela. “Almanlar böyle yapıyormuş, hem israf da dinimizde haram” diyerek çeyrek dilim karpuz, üç adet domates, 10 kadar biber, yanına da bir soğan… Tam bir Avrupalı edasıyla öyle bir alışveriş yaparım ki kimse maaşımın ancak buna yettiğini anlamaz. Market alışverişi de keza öyle…
Mesela arabaya binmem!
Yok zaten!
Bu yaştan sonra sağlıklı kalmak için her yere bisikletle giderim. Çevreciyimdir de! Egzoz gazı doğayı kirletmesin diye bisikleti tercih ettiğimi her fırsatta söylerim ki insanlar yoksul olduğumu düşünmesin.
Tatil mi?
Kapitalizme köle olmam ben!
Zaten kalp var, hamamlara, termal otellere gidemem. Denize girsem, denizler kirlendi… Bu yaşta bizi zaten ancak kırda bayırda piknik paklar…
Evde fazla ısınmaya da gerek yok, aşırı sıcak sağlığa zararlı! Üstüme bir battaniye alırım… Hem çok kalorifer yakmak çevre kirliliği yapıyor. Kış aylarında ayda bir banyo da bu yaştan sonra bizi rahat idare eder!
Ama benim asıl sırrım başka dostlar.
Aramızda kalsın;
Ben asla maaşımla alışveriş yapmam!
Yatan maaşımı aktarırım uygun bir fona. Kredi kartı ödeme günü gelene kadar param para kazanır, az da olsa bir katkı sağlar bana.
Dedik ya dostlar;
Ben ekonomistim!