8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü geride bırakırken, kadınların toplumdaki yerini ve değerini bir kez daha düşünmek gerekiyor. Hele ki söz konusu Domaniç olunca kadın denildiğinde akla sadece bir gün değil, bir tarih, bir ruh ve bir miras geliyor. Çünkü bu topraklar, Osmanlı’nın manevi temelinde önemli yeri olan büyük bir ana, Hayme Ana’nın yurdudur. Bu yüzden Domaniç için çoğu zaman “kadın ruhlu bir diyar” demek yanlış olmaz.

Yüzyıllar önce bir oba anası olarak bir millete yön veren Hayme Ana’nın hikâyesi, bu topraklarda kadınların ne kadar güçlü ve kıymetli olduğunu gösterir. Anadolu’nun birçok yerinde olduğu gibi Domaniç’te de kadınlar sadece bir ailenin değil, toplumun temel direğidir. Evin düzeninden çocukların yetişmesine, üretimden sosyal hayata kadar hayatın her alanında emekleri vardır.

Ancak dünyanın her yerinde hayat aynı huzur içinde yaşanmıyor. Bugün Ortadoğu’da yaşanan gerilimler ve çatışmalar bir kez daha gösteriyor ki, savaşın asıl bedeli yine siviller ödüyor. En ağır yükü de çoğu zaman kadınlar ve çocuklar taşıyor. Evlerini, düzenlerini, hatta umutlarını kaybetmenin acısını en derinden onlar yaşıyor.

Ramazan ayı gibi manevi duyguların en yoğun yaşandığı bir zamanda dahi bazı coğrafyalarda insanlar iftar sofralarına huzur içinde oturamıyor. Birçok yerde ezan sesiyle birlikte dualar yükselirken, bazı ülkelerde aynı saatlerde siren sesleri yankılanıyor. İşte bu tablo bize bir kez daha barışın ve huzurun ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatıyor.

Bizim küçük ama gönlü büyük ilçemiz Domaniç’te ise Ramazan’ın bereketi her yıl olduğu gibi bu yıl da hissediliyor. İlçede kurulan toplu iftar sofraları sadece bir yemek programı değil, aynı zamanda birlik ve beraberliğin güçlü bir göstergesi oluyor. İlçe merkezinde düzenlenen iftar programlarında vatandaşlar aynı sofrada buluşurken, bu sofralara Domaniç Kaymakamımız ve Domaniç Belediye başkanımızın da katılması vatandaşlarla yöneticileri bir araya getiriyor. Aynı sofrada oturmak, aynı ekmeği bölüşmek ve aynı duaya “amin” demek toplumdaki dayanışma duygusunu daha da güçlendiriyor.

Sadece ilçe merkeziyle sınırlı kalmayan bu Ramazan bereketi, köylere de yayılıyor. Domaniç’e bağlı köylerimizde de düzenlenen toplu iftarlar da Ramazan’ın paylaşma ruhunu en güzel şekilde yaşatıyor. Köy meydanlarında, düğün salonlarında ya da köy odalarında kurulan sofralarda komşular, akrabalar ve misafirler bir araya geliyor. Aynı kazan kaynıyor, aynı sofrada yüzlerce insan buluşuyor. Bu manzara Anadolu’nun gerçek ruhunu gösteren en güzel örneklerden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Uzun lafın kısası, bir yanda dünyanın bazı bölgelerinde savaşın gölgesi, diğer yanda Domaniç’te kurulan paylaşma sofraları. Bu iki manzara aslında hayatın iki farklı yüzünü gösteriyor. Bizler Domaniç’te huzur içinde iftar yapabiliyorsak bunun kıymetini bilmek zorundayız.

Ramazan ayı bize sadece oruç tutmayı değil; sabrı, merhameti ve dayanışmayı da öğretir. Dileğimiz odur ki Ortadoğu’da akan gözyaşları bir an önce dursun, anneler çocuklarını korku içinde büyütmek zorunda kalmasın ve Ramazan’ın bereketi bütün dünyaya barış getirsin.

Domaniç’te kurulan her iftar sofrası aslında küçük ama anlamlı bir mesajdır: Paylaşan toplumlar güçlü olur, birlik olan milletler ayakta kalır. Ramazan’ın ruhu da tam olarak budur. Kalın sağlıcakla.