HAYAT BAYRAM OLSA!

Abone Ol

Herkes kendini beğenir, kendini övermiş ya; evet, biz de kendimizi beğeniyoruz!

Mesela ben; dünyanın en stratejik, en güzel ülkesi olan Türkiye’de yaşıyorum. Halkım, zaman zaman farklı kültürlerin etkisinde kalsa, hatta binlerce yıllık tarihini unutup başka bir kimliğe bürünmeye çalışsa da damarlarında hâlâ o bağımsızlık kanı akıyor. Bu millet boyun eğmiyor; milli meselelerde anında kenetleniyor, bağrında yaşayanları ayrım yapmaksızın koruyup kollamayı biliyor.

Avrupa’ya ilk göç eden Türk boylarından olan Macarlar bile milli duygularını Avrupalılara kaptırmamış, aksine onlara kendi kültürlerini aşılamışlardır. Bugün "Noel Ağacı" diye ünlenen, aslında kökeni doğaya saygılı Türk kültüründeki "Ağaç Bayramı"na dayanan ve kızıl elmalarla süslenen Nardugan geleneği bunun en bilinen örneğidir.

Macarların Turancılık felsefesiyle tüm dünya Türklerini bir araya getirme ve Türk kültürünü yayma çabaları, tarihsel süreçte farklı siyasi akımların etkisiyle yolundan saptırılmaya çalışılmış olsa da; günümüzün gerçek vatanseverleri için birincil öncelik hâlâ Türklük şuurudur.

Selçuklu’nun estetik mimarisi, Osmanlı’nın üç kıtaya mührünü vuran hakimiyeti ve Cumhuriyet’in özgürlükçü ruhu dünyaya damga vurmuştur. Emperyalizme karşı kazanılan ilk büyük savaşın galibi yine Türklerdir. Atadan atiye gurur duyulacak bu muazzam tarih, benim tarihimdir. Ve bu tarih içinde üretilen en güzel müzikler, kitaplar, filmler; benim çocukluğuma, benim gençliğime denk düşmüştür.

Mesela ben, bu güzel tarihin ve coğrafyanın kalbinde bir de Domaniçliyim. Türk’ün ikinci Ergenekon’u, Osmanlı’nın filizlendiği o mübarek toprakların evladıyım. Hani "bir arada yaşayamaz" dedikleri çam, kayın ve meşenin kardeşçe boy verdiği o eşsiz dağların ovasından, tam da oradanım.

Aynaya bakınca şükrediyor, vicdanımı dinleyince huzur buluyorum. Kendimi, benliğimi beğeniyor; beni Yaradan’a şükrediyorum. Beni bu toprakların insanı kılan Rabbime secde ediyorum. Eşim, çocuklarım, torunlarım derken elimdeki tüm nimetler için şükrediyor; bana verilen bu emaneti daha ileriye taşımak için gayret ediyorum.

Genelde sevgi dolu ve barış yanlısı olsam da elbette savaşçı bir yanım ve buna mukabil düşmanlarım da var! Mesela ben; Göktürklerden Cumhuriyet’e kadar kurduğumuz tüm devletleri bir bütün olarak benimsiyorum. Birine sırt çevirip diğerini yok sayanları sevmiyorum. "Müslümanım" deyip hayatında bir kez olsun Kur’an okumamışları sevmiyorum. Dini ve milli bayramlarımıza mesafeli duranları sevmiyorum.

Ve Şenay’ın o meşhur şarkısında dediği gibi (ki o şarkı, 1970'lerde Ljupka Dimitrovska'nın "Obecanje" parçasına yazılan o muazzam Türkçe sözlerle gönlümüze taht kurmuştur):

"Şu dünyadaki en mutlu kişi, mutluluk verendir. Şu dünyadaki sevilen kişi, sevmeyi bilendir. Şu dünyadaki en güçlü kişi, güçlükten gelendir. Şu dünyadaki en bilgin kişi, kendini bilendir."

Herkes "kendini böyle bilse" ve böyle hissedebilse ve bize her gün Hayat Bayram Olsa! diyorum !