DOMANİÇ'TE KIŞ VAR DOĞAL GAZ YOK

Abone Ol

Beyaz Esaretin Altında: Domaniç Üşüyor

Domaniç’te kış sadece bir mevsim değildir; bir gerçektir, bir sınavdır. Kar yağdığında kartpostallık manzaralar oluşur ama iş evlerin içine girince tablo değişir.

Soğuk, bu ilçede misafir değil; kalıcıdır. Uzun süren kış ayları, sert ayaz ve dondurucu geceler Domaniç'inin kaderi gibidir. Ne var ki bu kader, doğal gazın olmayışı ile, kısacası hâlâ çağın gerisinde kalan bir sorunla daha da ağırlaşıyor: doğal gaz sorunu ile.

Hala Domaniç'li yakıt masrafı ile kendi evinde kiracı olarak oturuyor maalesef.

Yıl 2026…

Türkiye’nin birçok ilçesinde doğal gaz artık sıradan bir hizmetken, Domaniç’te hâlâ “gelecek mi, gelmeyecek mi?” sorusu konuşuluyor.

Kar yağışının ve aşırı soğuğun hakim olduğu günlerde soba ve kalorifer yakmaya çalışan yaşlılarımızı, sabahın ayazında kömürlükten yakacak taşımaya çalışan insanlarımızı görmezden gelmek mümkün mü ? Bu tablo sadece bir konfor meselesi değil; bu bir yaşam kalitesi, hatta bir insanlık meselesidir.

Kış geldiğinde Domaniç’te hayat yavaşlar. Esnaf erkenden kepenk kapatır, vatandaş evine kapanır. Çünkü soğuk, sadece dışarıda değil; evlerin içinde de hissedilir. Doğal gazın olmadığı her evde soba dumanı, is, kül ve bitmeyen bir uğraş vardır. Çocuklar hasta olur, yaşlılar daha çok zorlanır. Oysa doğal gaz sadece ısınmak değildir; sağlık, temizlik ve güvenliktir.

Her seçim döneminde verilen sözler, kış bastırınca yeniden hatırlanır. Ama kar eridiğinde bu vaatler de sanki eriyip gidiyor. Domaniç’in nüfusu az olabilir ama bu, taleplerinin görmezden gelinmesini haklı kılmaz. Bu ilçe, ormanlarıyla, tarihiyle, yaylalarıyla bu ülkeye değer katıyorsa; en temel hizmetleri de fazlasıyla hak ediyordur.

Ve şimdi asıl soru şudur:

Domaniç daha kaç kış üşüyecek?

Daha kaç insanımız kömür fiyatları üzerinden ekonomik anlamda kaygılanacak ?

Daha kaç yaşlı, “bu kış nasıl geçecek” endişesiyle geceyi sabah edecek?

Artık “programda”, “gündemde”, “çalışma var” cümleleri Domaniçliyi ısıtmıyor. Bu ilçe vaat değil, tarih istiyor. Takvim istiyor. Netlik istiyor. Kar yağdığında fotoğraf çektirip, ayaz bastığında susan bir anlayış kabul edilemez.

Domaniç sabırlıdır ama sahipsiz değildir. Bu sessizlik bir kabulleniş değil, bir beklentidir. Ve herkes bilmelidir ki; bir ilçeyi soğuk değil, ilgisizlik dondurur.