Bir zamanlar Avrupa ülkelerinde “Yeşil Sermaye” adı altında gurbetçileri dolandıran birtakım yapılar vardı. Bu yapılardan birinin yöneticisi, bizim camide cemaatten para toplamak için yaptığı konuşmada şöyle bir laf etmişti:
“Aptal insan her şeye karşı çıkar, olmaz o iş, kar yağar, şimşek çakar, deprem olur, gibi bahaneler üretir. ‘Ah bizim köyde, bizim memlekette şu olsa, bu olsa’ diye olmayacak hayaller kurar. Akıllı insan ise kendi kapasitesini tartar, yaşadığı yerin nimetlerini değerlendirir ve işini yapar.”
Zaten bu dolandırıcıların en iyi bildiği şey laf ebeliğiydi. Bu konuda gerçekten de o kadar başarılı oldular ki gurbetçilerden milyonlarca avro topladılar. Şimdilerde bakıyorsunuz; kiminin televizyon kanalı var, kimi salam-sucuk üretiyor, kimi de siyasette esip gürlüyor. Hepsi krallar gibi bir hayat sürüyor.
Dolandırılan gurbetçi ise bilet parası bulsa memleketine gelip hasret giderecek... geldiğinde ise “Türkiye çok iyi, Almanya batıyor” diyecek…
Kişi kendinden bilir işi! Demişler.
İşte bunlardan bizim içimizde de var. Sayıları belki çok değil ama süt ile sinek misali; bir kova ak sütü bir kara sinek zayi etmeye yetiyor.
Bizim 20 yılda bizzat şahit olduğumuz en az 20 hikâyemiz var:
Yıllar süren mücadelelerin ardından onaylanan Pazar Alanı Göleti projesini rafa kaldırmak, Defalarca Domaniç - Tavşanlı yolundan müteahhit kaçırmak, Onaylanmış Domaniç - İnegöl yolunu “tünel hayali” uğruna iptal ettirmek, Açık Cezaevine kazandırılmış, para getirecek 6 kursu birden iptal ettirmek, Ebe Çamlığı’na yapılacak Kayı Obası Projesi’ne ket vurmak, Domaniç Dağları’nda hayata geçirilecek Uygulamalı Sağlık Oteli projesini başkalarına kaptırmak, Meslek Yüksekokuluna açılacak yeni bölümleri engellemek, gelen hizmetleri geri çektirmek, Gelecek yatırımları kötü yorumlar ve dedikodularla geri çevirmek…
Hangi birini sayalım?
Siyasi partilerimizin kendi içindeki koltuk kavgaları, partilerin birbirleriyle bitmek bilmeyen çatışmaları… Partisinden Domaniç’e hizmet koparmak yerine yakınlarına iş ayarlayanlar, gelen yatırımı kendi köyüne çekmeye çalışanlar, imkânları akrabalarına peşkeş çekenler… sırf koltukta kalabilmek için ilçesi adına hiçbir talepte bulunmayanlar… Dahası, memleketi için talepte bulunanlara saldırıp sahte sosyal medya hesaplarının arkasından hakaret ve iftira yağdıranlar…
Memlekete faydası dokunmayan asalak bir bitki gibi yaşayıp, ilçeye hizmet getirmeye çalışan insanları kirli iftiralarıyla yıldıran o değişmeyen bıktırma taktikleri:
- “Bugüne kadar neredeymiş?” derler; peki sen neredeydin?
- “Çıkarı neymiş?” derler; peki senin çıkarın ne?
Neyse ki her şeye rağmen içimizde yeni bir umut, ilçemiz için yeni bir fırsat doğuyor…
O asalak yorumcular kalp kırıp gönül yormazsa, siyasiler kendi tahtları sallanmasın diye engel çıkarmazsa, partili atanmışlar gölge etmezse ve çalışmadan maaş alanlar çalışmak zorunda kaldığı için isyan etmezse…
Biz görürüz ya da görmeyiz ama Domaniç Kazanacak İnşallah !