BAYRAMDA 73.633 ARAÇ GEÇMİŞ

Siz kaç para edersiniz? Ya da eşiniz, evladınız, ana babanız, hatta dayı, amca hala gibi bir akrabanızın fiyatı nedir ? Ne salakça bir soru değil mi ? İnsan hayatının bedeli mi olurmuş (!?) Var ama dostlar var.
Dünya ülkeleri üçe ayrılmış. Gelişmiş büyük ülkeler, gelişmekte olan ülkeler, üçüncü dünya ülkeleri…
Bu sınıflandırmayı yapan kim bilmiyoruz ama hepimizin bildiği inandığı ve asla itiraz etmediği bu sınıflandırmanın bedeli o kadar ağır ki her gün binlerce can bu uğurda yok oluyor da kimsenin gıkı çıkmıyor. Gıkını çıkartanların ise ya sesi kesiliyor ya da çıkardığı itiraz sesleri değiştiriliyor.
Basit bir örnek verelim ki daha kolay anlaşılsın. Ülkemizde ki iktidar sahiplerinin ve çoğu siyasinin ve de önemli kişilerin ne kendileri ne de çocukları askere gitmez. Ne hikmetse her biri askere gidemeyecek kadar özürlü ve çürüktür…
Askere gidip şehit olanların ise geneli fakir fukara çocuklarıdır. Yine ne hikmetse evladı askerde şehit düşen ana babalar, “VATAN SAĞOLSUN, BİR OĞLUM DAHA VAR O DA VATANA KURBAN OLSUN…” gibi cümleler sarf ederler. Sonra bir grup siyasi şovmen de çıkar “ ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ” naraları atar. Ötekiler de cenazenin başında dalga geçer gibi ölen evladın ne kadar büyük bir kahraman olduğunu söyler. Bu güçlerin en büyük destekçileri ise maalesef tasmalı din adamlarıdır ki. Ölen evladın an itibarı ile cennette olduğunu müjdelerler. Yani tertemiz Din bile böyle tasmalılar tarafından siyasete alet edilir.
Eskiden gerçekten öyle zannederdik. Ama yakınlarımızdan biri şehit oluğunda gördük ki. Ateş düştüğü yeri yakıyormuş. Kendini paralayan ana babalar, isyankâr akrabalar hiçte vatan sağ olsun demiyor resmen akli dengesini bozacak kadar yıpranıyor, ağlıyor, üzülüyormuş… Ayrıca günümüzde kontrolsüz güç sosyal medya sayesinde TV’ler de göremediğimiz acı gerçekleri görür olduk.
Büyük ülkeler, ya insanına değer verdikleri için büyüktürler, ya da büyük oldukları için insanına değer verirler. Sıkıysa bir Amerikan vatandaşının burnunu kanatın. Varsa yüreğiniz bir Alman vatandaşını ülkenizde tutuklayın. Dünyayı başınıza yıkarlar. Ama kendileri her gün binlerce küçük ülkelerin insanlarını katlederler de kimsenin gıkı çıkmaz, çıkamaz. Küçük ülkelerde ki sistem de buna benzer. Küçük ülkelerde söz konusu olan vatandaş değil zengin mi, yoksul mu, önemli biri mi sıradan biri mi diye bakılır.
İstanbulluya tanınan haklar, asla Domaniçliye tanınmaz örneğin. Büyük ve önemli insanların yaşadığı mahallelere, illere muhteşem yollar, hastaneler yapılır ama küçük yerlerde ki insanlar insandan bile sayılmaz, ya sağlık ocağı bile yoktur ya da sağlık ocağı vardır ama doktoru yoktur, yolu yoktur, suyu yoktur, yolu çamur gelmez doktor.
Kütahya’nın Domaniç ilçesinden, Kütahya’nın Tunçbilek beldesine kadar 25, Bursa’nın Oylat köyüne kadar 25 kilometre olmak üzere, toplam da 50 kilometrelik bir alanda günün şartlarına uygun bir yol olmamasına rağmen, son kurban bayramın da, 4 günde toplamda 73 bin 633 araç geçmiş.
Allah korumuş da bu seferlik ölümlü bir kaza olmamış ama, 50 kilometrelik bu zor yollarda 200 kilometrelik yakıt yaktığınız, bir o kadar zaman harcadığınız, aracınızın bir o kadar yıprandığı doğrudur. Şimdi gaza gelip sakın yol istiyoruz diye kendinizi muhalif durumuna düşürmeyin, hain terörist gibi kötü cümleler duymak istemiyorsanız sesinizi çıkarmayın. Haddinizi bilin. Küçük insanlar acı çekmek, şehit olmak için vardır. Onlar için öldükten sonra cennette saraylar köşkler vardır. Bu dünyanın geçici sarayları, köşkleri, yolları, hastaneleri, iyi arabaları kısacası cenneti zengin ve değerli insanlar içindir. Susun sustukça sıranın size geleceğini bilin !!!

Latest Posts

spot_img

Yazarlar