Kuracağımız Parti İktidar Olduğunda. ( 4 )

Bundan 4 hafta önce, “Kuracağımız parti iktidar olduğunda” diye fikir jimnastiği içerikli siyasi düşüncemizi yansıtan bir yazı dizisine başladık. Daha önce de belirttiğimiz gibi amaç parti kurmak değil içine düştüğümüz zorluklara karşı çareler,fikirler üretmek. 8 maddelik manifestomuzun birinci sırasında basın vardı. Çünkü basın demek halk demek, halkın sesi, gözü, kulağı demekti. Eski dönemlerde kralın isteğine göre fetva çıkaran halifeler günümüzde de sahibinin isteğine göre haberi çarpıtan, takla attıran, algıları yönlendiren kiralık basın var. Adı sözde ulusal basın olan bu basın, halktan, köylüden, üreticiden kopuk, masa başı kiralık gazetecilere teslim edilmiş. Kontrol edilemeyen halkının istek ve taleplerini dillendiren, halkla direk muhatap olduğu için doğru haber üretmek zorunda kalan yerel basın ise can çekişiyor. 2 binlerden 8 yüzlere düşen yerel basın da düşerse, Alman ordusu, dünyanın yarısını ele geçirdi diye sevinen Almanlar, Rus postallarını tepelerinde görünce şaşırmışlar ya işte bizde şu anda tamda o noktadayız. Bir kısmımız Venezuela’ya buğday ekip çıkacak hasatla Marsa tatile gitmeyi planlarken diğer kısmımız ülkeyi satılmış işgal edilmiş zannediyor. Gerçeği görenler ise sadece yerel basını takip edenler, en azından yakın çevrelerinde olup biten gerçeklerden haberdarlar. O yüzden önce basın kurtarılmalı. İktidara, güce paraya yakın halktan kopuk siyasilerle, basınla varacağımız nokta içinde bulunduğumuz noktadır. Köleler ve krallar…
8 Maddemizi tekrar hatırlayalım:

  1. ÖNCE BAĞIMSIZ BASIN. 2. DEVLET HALKIN ÇARE KAPISI OLACAK. 3. PARLAMENTO DA MİLLETVEKİLLİĞİ KALKACAK. 4. ASKERLİK KALKACAK. 5 DİYANET KALKACAK. 6. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI KURULACAK. 7. AMASIZ ANAYASA. 8. SİYASİLERE YASAK GELECEK.
    3 Madde: Bağımsız Basın ve Bağımsız Cumhurbaşkanı ile Adaleti, şeffaflığı, denetimi sağladık mı geriye kalıyor parlamento. Eskiden halkın seçtiği vekiller sorunları yerinde tespit ediyor, mecliste dillendiriyor, medya ile paylaşıyordu. Günümüzde liderin atadığı adayı halk onaylamak zorunda kalıyor. Liderin emrinde ki vekilin konuşma, fikir beyan etme yetkisi yok. Tek işi el kaldırıp indirmek. Bedava lojman, bedava araç ve yakıt, ucuz yemek dolgun bir maaş artı kıyak emeklilik. Bizim parti bu israfa da dur diyecek. Vekil yerine halkın seçtiği Belediye başkanları sorunları tespit edip mecliste gündeme getirecekler. Halkın içinden ve sürekli halkla yüz yüze olan belediye başkanı dürüst olmak zorunda, çalışmak zorunda, üretmek zorunda, görevini yapmazsa ilinde ilçesinde başkanlığı bittiği gün masasına oturacak bir dostu arkadaşı da kalmayacağını bilir ona göre hareket eder.
    4.Madde: Günümüz savaşlar, kılıçla bilekle değil kafayla, beyinle yapılıyor. Bu yüzden kalabalık ordu beslemenin alemi yok. Bırakalım gençler ailelerini geçindirsin. Devlet büyük bir yükten kurtulsun. Ordumuz profesyonel insanlardan oluşsun. Ama kızlı erkekli her Türk genci daha okulda her türlü askeri eğimi alsın ki, olurda seferberlik ilanı olacak bir durum olursa , cepheye şehit olmaya giden garibanlar yerine vatanı savunacak aslanlar yetiştirelim.
    5.Madde: Devletin sırtındaki bir başka yük DİYANET, din yeniden Allah la kul arasında olsun Kuran da ki Kafirun Suresi ayetlerine uygun din yeniden yapılansın. İsteyen istediği gibi inansın, cami, imam, Cem evi adı her ne olursa olsun sponsorluğunu inananlar yapsın. Her kesimden para toplayıp bir kesim beslenmesin. Besleme din alimi olmaz !
    6.Madde: Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) her ülkede, her iş yerinde olduğu gibi bizde de bir devlet planlama teşkilatı vardı. Bu hükümet bu teşkilatı kaldırdı. O yüzden binlerce işsiz mühendisimiz varken tek kaynakçımız yok. Bir yıl nohut bulamazken ertesi yıl nohut tarlada kalıyor. Soğan bulamıyoruz. Gemisi olanla gemileri ile yurdumuza ithal nohut, buğday, saman taşımak zorunda kalıyor. Bağımsız Cumhurbaşkanlığına bağlı DPT sürekli planlama yaparak ihtiyaca göre ürün ve zanaatkâr yetiştirecek.
  2. Madde: Almanlar 1945’de büyük bir hezimetle savaşta yenilince, daha insancıl, daha basit ve anlaşılır, daha edil bir anayasa belirlemişler. Uygulanabilir kurallar, can yakan ama ödenebilecek maddi cezalar, adam ayırmadan, yok savcı, yok vali,vekil, zengin demeden herkese uygulanıyor. Bizim de yapmamız gereken bu amasız. Kayırmasız, basit ama uygulanabilir bir yasa. Köyde ki çoban da hukukçuda bilecek öğrenecek. Bizde bir yasa çıkıyor her hukukçu siyasi görüşüne göre aynı yasadan onlarca yorum çıkarıyor. Buda sadece bizde böyle.

8: Madde: Bizim iktidarımızda

Ivermectina en España sin receta>

, siyasiler her gün televizyonlarda yer almayacak. Haftalık konuşmaları yayınlanmayacak. Tartışılacak konular, eskiden olduğu gibi tüm liderlerin katıldığı TV programlarda tartışılacak. Öyle arkadan atıp tutma hakaret etme çamur atıp kaçma, yapılan gafı satılık gazetecilere düzelttirme dönemi sona erecek. Siyasiler, tarih ve tarihi şahsiyetleri, dini asla ağızlarına alamayacaklar. Camilerde fotoğraf çektirmek, camileri miting alanına çevirmek yasak. Liderler ve bakanlar özel konumları ile camilerin huşusunu bozmaması için Cuma namazlarını kılacaklarsa mecliste kılacaklar. Her türlü miting, etrafa broşür saçmak yasak. Tüm seçim kampanyaları yerel ve genel medya üzerinden, adilce, sessizce, her görüşten halkın gözü önünden fikri olan fikrini söyleyecek. Fikri beğenilen, kendini sevdiren, halkın güvenini kazanan seçimi kazanacak.
SON

Latest Posts

spot_img

Yazarlar