ZENGİN OLUP ŞIMARMASINLAR…

Sıcak bir yaz günüydü, kuş uçmaz kervan geçmez köyümüzün meydanında, kahvenin önünde arkadaşlarla oturuyorduk. Uzaklardan korna ve gümbür gümbür müzik sesi gelmeye başladı. Hepimiz kulak kabarttık. Kısa süre sonra kahvenin önü birkaç araç ve bir sürü kravatlı adam ve bir birinden güzel kadınlarla doldu. Askerliğini büyük şehirlerde yapanlar hariç, hepimiz hayatımızda ilk defa böyle arabalar, böyle insanlar ve de böyle kadınlar görüyorduk. Kadınlar bile hepimizle ayrı ayrı tokalaşmışlardı….
Hepsi de iyi besili, iri yarı insanlardı. Biri hariç… Üzerine giydirdikleri elbiseler ya babasının ya abisinin ya da birinden emanet alınmış gibi duruyordu. Adamın üzerinden elbiseleri çıkarsan aynı bizim gibi köylü olacaktı…
Gürültülü şamatalı hoşbeşten sora herkes sustu tipinde bir çakallık olan adam konuştu. “ Beyler sayın liderimizin sizlere bir çift sözü var” dedi ve mikrofonu o bize benzeyen cılız adama verdi.
“Sevgili köylü kardeşlerim. Gelirken dikkatimi çekti. Köyünüzün yolu yok”
-Ulan köyün yolu yokta sen nasıl geldin dedik içimizden.
“Araçlarımızın haşatı çıktı taşlı ve çamurlu yolda”
-Eee bize ne bundan. Bizim köyde zaten kimsenin aracı yok ki !?
“Köyünüzün camisi çok eski, Allah bilir evlerde suyunuzda yoktur. Çeşmelerden kovayla su taşıyorsunuzdur. Elektrikte yok. Hani bu köyün okulu nerede” . Muhtar dayanamadı. Zaten biraz da dangalaktır bizim muhtar. “Sadete gel beyim ! Sen ne demek istiyon şimdi bize ?
“ Beyler, memleketimize demokrasi geldi. Artık kendi vekilinizi kendiniz seçebileceksiniz. Yakında seçimler var. Siz bu seçimde vekilliğinizi bana verin. Sözüm söz köyünüzün yolunu yaptıracam, okulunu yaptıracam, caminizi yaptıracam, evlerinize su getirecem…”
Arkadan şarapçı Üsen bağırdı. “ Gag s…. ordan len sen kimsin neyinle yaptıracan hem neyi varmış bizim köyümüzün”
Neyse cılız adam baya iyi konuştu. Hepimiz ikna olduk. Zaten kadınlarda çok tatlıydı. Seçimde nasıl oy kullanacağımızı bize anlatırken heyecandan bayılanlarımız bile oldu. Zaten köyümüze başkada gelen olmadı. Verdik gitti vekilliğimizi.
Arkedeş o cılız adam köye alektrik getirdi. Su getirdi. Yolumuzu yaptı. Okulumuzu camimizi yaptı.
Aynı adam 5 yıl sonra yine geldi. Valla hiç birimizde adamı tanıyamadık. Maşallah vekillik yaramış , göt göbek çıkmış , arabaları daha da lüküs olmuş. Otobüsden inmediler. Bizde bir saygı bir hürmet kuzular kestik. Yemekler yedirdik yolladık. Saygı değer vekilimizi. O yıl başkaları da geldi vekillik istemeye ama biz nankör değiliz, hain değiliz. Hiç birini dinlemedik vekilliğimizi de vermedik.
Yıllar sonra bizim köylüler ödeyemedikleri kredi borcu için mahkemelik oldu. Kiminin tarlaları ellerinden icra yolu ile alındı. Mahkeme de salonlarında duymuşlar. Bizim bize benzeyen vekilin çocukları, gemileriyle memlekete bizim tarlada yetişen nohudu, fasulyeyi ecnebi ülkelerden daha ucuza getiriyorlarmış.

Bizim bize benzeyen adam pek zengin olmuş o yüzden de zaten yıllardır ne geldi ne gördük. Yaptıkları yollar çöktü, okul yıkıldı.
Aman deyen oğul delinin şeyini tuttuğu gibi vekil tutma değiştir dur ki seni unutmasınla. Zengin olup şımarmasınla…

Latest Posts

spot_img

Yazarlar