HOŞÇAKAL ZEMHERİ

Okullarda yarı yıl tatili bitti. Bu hafta başı okullarımızda ders zili çaldı ikinci dönem için. Covid-19 gölgesinde zorlu bir eğitim ve öğretim dönemi başladı. Hayırlı dersler dileyerek tüm öğrencilerimize ve öğretmenlerimize başarılar diliyorum.

Zemheride uzadıkça uzadı, bizleri üşüttüğü gibi cebimizi de yaktı derken bu hafta sonundan itibaren, eski Domaniç halk takvimine göre ilk cemrenin havaya düşeceği günler yaklaştı. Cemrenin düşmesiyle beraber havalar ısınmaya başlayacak. Yani kasım ayının yüz beşinci gününde, doksan dediğimiz kırk (erbain) elli (hamsin) günleri dediğimiz kış mevsiminin (zemherinin) artık yerini bahara bırakmaya başladığı günler yaşanmaya başlanacak.

İnşallah bu sene cemreler başta Domaniç insanı olmak üzere memleketimin insanının gönlüne düşer de artan hayat pahalılığı ile zor bir kış ve günler geçiren yurdum insanına ve doğal gazı olmayan Domaniç insanının yüreklerini ısıtıp, geleceğe duyulan karamsarlığı, olumsuz ekonomik şartlar doğrultusunda birikmeye başlayan nefreti, öfkeyi, kini yok eder. Özellikle yıllardır mağdur olmuş adam yerine konulmamış, unutulmuş Domaniç insanının ve değerlerinin farkedilmesine, yüzünün gülmesine vesile olur.

Her ne kadar mevsim bahara evrilsede karamsar olmamak mümkün değil Günümüz Türkiye’sinde. Doğal olaraktan ilçem Domaniç’te de durum aynı. Bir yandan ekonomik zorluklarla uğraşırken, zemheri ile vedalaşırken diğer taraftan da göçebe Domaniç ünvanını koruyoruz. İnsanımız da ilçemizle vedalaşıyor her geçen gün. İlçe nüfusumuz, bu yıl yine azalmaya devam ediyor. Domaniç Belediye Başkanımız Sayın Sahvet Ertürk beylerin geçen yıllardaki özverili çalışması sonrasında nüfusumuzu korumayı başarsakta, bu yıl mevcut nüfusumuzu koruyamadık maalesef. Uzun lafın kısası atalarının yolunda Domaniçli. Doğduğu yerde yaşamaktan ziyade, doyduğu yere göç etmeyi tercih ediyor.

Bunun sebeplerini saymakla bitiremeyiz. İstihdam noktasında yetersiz olan sanayisi başta olmak üzere, lobi faaliyetlerinin neredeyse sıfır noktasında olup tarihi ve kültürel anlamda öneminin yeterince anlatılamayışının sebebi olarak tarihi ve kültürünü ekmek kapısı yapamaması hayvancılık ve çiftçilik faaliyetlerinin yetersiz gelmesi gibi sebepler.

Velhasılı, kuruluş dönemindeki göçebeliğini günümüzde de günü birlikte olsa işçi olarak devam ettirmekte olan ve her geçen gün kan kaybeden bir Domaniç’in, tarihi ve doğasından başka sahipleneceğimiz bir tutar tarafı yoktur. Tarihi, Kültürü ve Doğası üzerinden, göçü önlemek adına projeler üretilmeli, üretilen projelere iktidarı, muhalefeti ve sivil toplum kuruluşları destek vermelidir. Ben bilirimden ziyade biz yaparız ve hep birlikte başaracağız düsturu hakim olmalıdır. Yarınlarımıza, kendi öz değerlerinden kopmamış bir Domaniç bırakmak adına daha fazla proje üretip veya üretilen projelerin bir bir takipçisi olmamız gerekiyor. Domaniç artık göçebe bir yaşamdan kurtarılmalı ve kendi kendine yetebilen, göç alabilecek cazibe merkezi haline getirilmelidir. En azından göç edenlerimizin geri gelmeleri bir şekilde sağlanmalıdır.

Her ne olursa olsun, doğup büyüdüğümüz baba ocağımız, devlet ekilen toprak, Osmanlı’nın ilk yurdu ilçemiz Domaniç için geleceğe duyduğumuz umutlarımız bakidir.
Kalın sağlıcakla.

Latest Posts

spot_img

Yazarlar