Meslekte 32. Yıl

Dile kolay, 32 yıl. Neler yaşadım neler gördüm. Anlatırım dost meclislerinde, aile ortamında anılarımı…
Bir birinden komik olaylar, korkunç vahşetler, yok artık dedirtecek konular.
Tren yolunda başı kopmuş bir ceset, pompalı tüfekten kafa tası dağılmış saçları duvara yapışmış cesetler, yangından kömür ölmüş gencecik kızlar, kolları bacakları kaynana ve aile fertleri tarafından ısırılarak kopartılmış ithal gelinler, pırıl pırıl bir gençken uyuşturucu tuzağına düşmüş ithal damatlar, Dazlakların döverek sakat bıraktığı Türk gençler, yabancı düşmanları tarafından evi parkı yakılan Türkler,
İşportada tişört satarken Euro milyoneri olan Türkler, dünyanın en büyük İnivasyon ödülünü alan Türkler, cinayet makinesine dönüşen ağır cezada ömür boyu almış Türkler, dünyaca ünlü olmuş Türk kuaförler, oyuncular, Dünya Top Model yarışmasında birinci gelen Türkler, İbrahim Tatlısesler, Sezen Aksular, Ferdi Tayfurlar, Barış Mançolar … O zamanlar İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, adını unuttuğum Türk Bakanlar, Alman Sosyal Demokrat Parti SPD nin Başkanı Martin Schulz, Hıristiyan Demokrat Parti CDU nun Genel başkanı Armin Laschet, Merkel, ve bir sürü Alman ve Avrupalı Bakan… Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş Milli Takım, Fatih Terim ve Mustafa Denizli gibi dünyaca ünlü takımlarımız antrenörlerimiz ile röportaj,
Ve 16 yıllık Avrupa Hürriyet maceramın ardından bu kadar karmaşık ve hıza dayanamayıp iflas eden bir beyin ile vites küçültme…
Çocukken babamın alıp eve getirdiği Hürriyet Gazetesini kesip biçerek kendi gazetemi yapan ben, 1989 yılında Avrupa Hürriyet Bürosuna bir mektup yazdım. Düğünlerde fotoğraf ve video çekimleri yaptığımı Hürriyet’te muhabir olmak istediğimi içeren bir mektup… 7 Ay sonra 10 Ocak 1990 Çarşamba günü, evimizin önün de arabamıza bakım yaparken üçüncü kattaki dairemizden eşim seslendi. “Mustafa Hürriyet Gazetesinden seni arıyorlar” O zaman 10 Ocak gazeteciler günü falan bilmiyoruz tabi… Merdivenlerden uçarak çıktım. Karşımda tok ve ağır bir ses. Suat Türker, “Mustafa bey (Çok utandım len Bulamırlı Mustafayım ben. Bey de ne ki demeyin öyle şeyler utanırım ben.) Bize yaptığınız başvuruları değerlendirdik. Hakkınızda araştırma yaptık. Bundan sonra düğünlerde şurada burada saz çalıp türkü söylemeyeceksen fotoğraf ve video çekim işlerini bırakacaksan biz de işe başlayabilirsin…
Vay arkadaş bu iş sakat, adamalar daha ilk günden seceremi saydılar. Şok geçtikten ağlamam kesildikten sonra babam “otur şuraya” dedi. “Birileri seninle dalga geçiyor” Lan koskoca Hürriyet Gazetesi senin gibi Bulamırlı bir çocuğamı kaldı. Hem bak şurda burada saz çalıp milleti oynattığını nerden bilsinler var bunda bir iş…”
Üstü dantel ile örtülü kapının kenarında ki özel köşesinde asılı kırmızı telefonumuz yine çaldı. “ İyi Günler, Köln Hürriyet Bürosu ben Asım Gürsoy….”
16 yıllık Hürriyet Gazetesi Muhabirliğim beni çok yordu ama çok şey öğretti. Psikolojimi bozdu belki ama katkıları daha fazlaydı. Müdürüm Suat Türker’e , yetişmeme en fazla katkı sağlayan redaktörümüz Asım Gürsoy’a , can dostum Tuncay Yıldırım’a , Alaverdi Turhan’a , destekleri ile Düren Muhabiri Murat Sağlam’a, Gazeteci ve televizyoncu Muhsin Ceylan’a , Kütahya Simavlı Sedat Simavi’ye, ilk ödülümü veren Ertuğrul Özkök’e , o dönemlerde idolüm Uğur Mumcu, Uğur Dündar’a, çok faydalandığım Emin Çölaşan’a, Bekir Çoşkun’a, ve son 16 yılımda da, Domaniç Gazetesi okurlarına..
Ben hastalandıktan sonra beni 6 yıl boyunca yalnız bırakmayan başta eşim Mefaret’e , ikizlerim Selma ve Sevda’ya damatlarım Yunus ve Tamer’e , Çocukluk hayalimi gazetemi daha da yükselterek çocuk yaşta işin başına geçmek zorunda kalan oğlum Serdar’ a gelinim Nazlıcan’a . Bizi biz yapan amiriyle memuruyla, halkı ve esnafıyla bize sahip çıkan Domaniçli dost arkadaş akraba ve sülaleme canı gönülden teşekkür ederim.
Bu arada 6 yıllık aradan sonra tekrar sağlığıma kavuşup yavaş yavaş işimin başına dönmeyi bana nasip eden her duamı kabul eden Allahım’a da şükürler olsun.

Latest Posts

spot_img

Yazarlar