Artık Onlara Kızamıyorum !

Bin bir proje ve hayallerle, “Ya Domaniç için Bir Şeyler Yap Ya da Yapanlara Engel Olma” sloganıyla 2007 yılında Domaniç için kolları sıvayıp projelerimizi sıralamaya / anlatmaya başladığımız da karşıma ilk dikilenler, “Domaniç’ten bir şey olmazcılardı”
Bunlara öyle kızardım ki, orta çağda ileri gelenlerin, hoşuna gitmeyenleri, “Katli vaciptir” diyerek aforoz ettikleri gibi bunların aforoz edilmesi gerektiğini düşünürdüm.
Domaniç’ten bir şey olmaz diyenlerin neredeyse tamamı, hayatta hiçbir başarısı olmayan, kimseye faydası dokunmayan, hatta kendi başını becerememiş insanlar olduğunu görmek ise insanı kahrediyordu.
İnsan elinde olanın kıymetini bilmediği gibi içinde yaşadığı yerinde farklılığını görmüyor.
Domaniçlilerde, Domaniç’in ormanlarını, dağlarını, sularını, temiz havasını görmüyor, fark etmiyor, bu farkı ranta çevirmeyi akledemiyorlardı.
Babalar, Tunçbilek’te çalışmış ve ya çalışıyor gibi kart basarak haram para kazanmış, bir kısmı Alamanyalara gitmiş, gavurun kapısında en pis işleri yaparak paralar kazanmış, kazanılan paralarda, hırsız akrabalarca, din sülükleri ile ve dolandırıcılarla çarçur edilmiş. Yine bir helalle haram katılmış. Ancak bu bereketsiz bolluk, bir süre Domaniç’i bir şekilde ayakta tutmuş.
Sonra devran dönmüş, Tunçbilek ekmek kapısı olmaktan çıkmış. Alamancılar uyanmış ve ya ikinci üçüncü kuşaklar vatan millet Sakarya edebiyatından vaz geçmiş. Dışarıdan gelen sıcak para kesildikçe elde kalanlar suyu çektikçe, Domaniçliler kara kara düşünmeye başlamışlar.
Tunçbilek emeklisi babanın emekli maaşı ve o dönemlerde yakayı düzelten esnafın oğlu Domaniç’i alkol tüketiminde il birincisi yapmış yapmasına ama, mama kesilince kara kara düşünmeye başlamış. Babanın öleceği, paranın biteceği öngörülemediğinden, çocuklar iş güç sahibi yapılmamış, okutulmamış.
Allahtan komşu ilçeler boş durmamışlar. İnegöl ve Tavşanlı öyle bir gelişmiş ki, Domaniç’i ve Domaniçliyi de kullanarak zenginliklerine zenginlik katmışlar.
Dünyanın en zengin topraklarında yaşadığının farkına varamayan Domaniçliler, Domaniç’in kerestesiyle dünya mobilya sektöründe marka olan İnegöl’ü yeni ekmek kapısı olarak görmüş. Tavşanlı da ki maden ocaklarından, İnegöl’de ki mobilya ve tekstil fabrikalarına vasıfsız işçi olarak geçiş yapmışlar.
Bu günlerde İnegöl ve Tavşanlılı iş adamları, Domaniç dağlarına gezmeye off road yapmaya, kamp kurmaya, et yemeye geliyorlar. Yarınlarda ise bizim yapamadığımızı yapıp Domaniç’in tarihi ve doğal güzellikleri üzerinden turizm sektörüne girip bizim memleketimizde, bizim iş gücümüzle bize patronluk yapacaklar.
Bizim gazete de çıkan haberlerde ki yorumlara bakın anlarsınız; Domaniç ormanlarına turistik yerler yapılmasın. Off Roadcılar Domaniç’e gelmesin, Hayme Ana törenleri çok büyüdü küçülsün eskisi gibi biz bulgur dağıtalım. Her şeye karşılar. Karşı olanların yüzde 90’nı ekmek için el kapısına kaçanlar. “Ben benim memleketime ne yapabilirim” diyen yok. Yapılana karşı çıkan çok. Elini taşın altına koyan yok taşın altında ki ele taş koyan çok…. Anlaşılmışızdır ösen !

Latest Posts

spot_img

Yazarlar