Cumartesi, Kasım 27, 2021
spot_img
More

    ZENGİN KÖY YOKSUL KÖY

    Çook eskilerden Domaniç beline iki oba yerleşmiş.  Her iki köyün nüfusu da aynı olduğundan, kalınacak köylerde arazi de eşit şekilde bölünmüş. Kısacası her iki köyde de her şey bir birine eşit ve kardeşçe bir paylaşım yapılmış.

    Zamanla köyler büyümüş, nüfus artmış, her eve bir traktör girmiş ama tarlalarda hayvanlarda miras yoluyla bölüne bölüne paramparça edilmiş.

    Artan masraflara dayanamayan köylerden bir kısmı tarlayı tokadı komşu köylülere satarak köyü terk ederken, köyde kalanlarda battıkça batmaya başlamışlar.

    Köylüler, yokluk ve yoksulluk yüzünden bir birlerine düşmeye kavga edip küsmeye başlamışlar. Küstükçe bölünmüşler, bölündükçe küçülmüşler, küçüldükçe yoksullaşmışlar.

    Günler, aylar, yıllar geçerken bir gün koca ülkeyi hatta dünyayı bir salgın hastalık sarıvermiş. Kimseler evinden çıkamaz hale gelmiş. Koca şehirlerde insanlar, açlıktan susuzluktan, havasızlıktan ölürken küçücük yoksul köylüler hallerine şükredip işlerine iki elle sarılmış.

    Köylüler işe dört elle sarılmış sarılmasına da. Mazot pahalı, gübre pahalı yem pahalı başlamışlar çare aramaya…

    Köylerden biri battıkça batıp iyice yoksullaşırken diğer köyde birden zenginleşmeye başlamış.

    Zamanın Domaniç beyi, bu iki köyde neler olup bittiğini öğrenmek için düşmüş yollara. Önce yoksul köye varmış. Dinlemiş ahaliyi. Ahali dertli. “Mazot pahalı alamıyoruz. Yem pahalı alamıyoruz. Ürettiğimiz ucuz, satamıyoruz. Her şeye zam yaptınız. Bizi yaktınız..” Köylüye bir dokun bin dert dinle misali.

    Domaniç Beyi ahalinin ahvalini öğrenmek için ikinci ziyaretini komşu köye yapmış. Köy, pırıl pırıl temiz. İnsanların giyim kuşamı modern, köyde ne hayvan var. Alışıla geldiği gibi ne bir tek traktör. Bey, şaşkın toplamış ahaliyi, sormuş ahvallerini. Köylü, “ Baktık günden güne hayat pahalılaşıyor. Mazottu, tekerdi, yedek parçaydı. Önce traktörlerimizi sattık. Sonra tarlalarımızı ve ürünlerimizi birleştirdik. Köye ortak ahır yapıp hayvanlarımızı tek elden beslemeye başladık. Şimdi 3 yüz traktörün işlediği toprağı tek traktör işliyor. Yüz ahırda 2 yüz inek vardı. Şimdi bir ahırda 5 yüz inek besliyoruz. Masrafları kıstık , üretimi artırdık. Bir de çoğu ürünümüzü kendimiz işliyoruz.  İşin sonunda herkes ineği kadar süt, buğdayı kadar un, bağı kadar üzüm alıyor. Hisselerimiz çalışıyor bizler yan gelip yatıyor paşalar gibi geziyoruz” dediler. Eee ne demiş atalarımız, “ BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR!”

    Latest Posts

    spot_img

    Yazarlar