Çarşamba, Ekim 20, 2021
spot_img
More

    DOMANİÇ TAM BİR MİRAS YEDİ

    Köşemizin takipçileri hatırlayacaktır. 2008-2009 yıllarıydı, tam da bu aylarda Domaniç’in gelirini giderini hesaplamaya başladık. Asgari ücret 640 lira falandı. Domaniç’in geliri yıllık aylık ortalama 14 milyon liraydı. Hane başı 2 bin lira gibi bir rakam çıkıyordu.  Ancak, “ Her eve bir traktör” düşüncesi başta olmak üzere, tarım ve tarım giderlerimiz ile, İnegöl’de asgari ücretle çalışıp Tunçbilek emeklisi babanın kredi desteği ile göç ettiği yere tarhanayı bulguru Domaniç’ten götürenleri de ekledik mi aylık bazda Domaniç’ten çıkan para 16 milyon lira idi. Yani ayda 2 milyon lira zarardaydık.

    Yenilerde ilçe kaymakamımız da benzer bir araştırma yaptırmış ve sadece tarımdan yıllık 64 milyon lira gelir sağladığımızı tespit etmiş.

    2009’dan bu güne hayvan sayısında çok azalma var. Göç sayısı da arttıkça artıyor. Maliyet artışından dolayı, tarlayı tokadı bırakan bırakana. Hal böyleyken 64 milyon lira gelir. Dikkate şayan bir rakam.

    Öte yandan Domaniç’te resmi rakamlar nüfusun azaldığını gösterirken nasıl oluyorsa biz, çarşıda araç park edecek yer bulamıyoruz. Marketlerde hastanede kuyruklarda bekliyoruz. Köyler arası gider gelirken araç trafiğinden adım atamıyoruz.

    Resmi rakam düşüyorsa bu gayri resmi reel kalabalık neyin nesi ?

    Resmi rakamlara göre tarım da, üreticilikte rakamlar düşüyorsa mali gelir nasıl artıyor ?

    Bu işte bir terslik var. Bikere bizim nüfusumuzda kesinlikle gayri resmi de olsa bir artış var ve bunun tespitinin bir an önce yapılması lazım.

    Yıllar önce yalvar yakar tarlasına ceviz dikmeye razı olanlar bu gün paraya para demiyor. Domaniç olarak 100 tonun üzerinde ceviz satışı gerçekleştirdik. Kooperatifimiz olmadığından ceviz pazarlığı kişiden kişiye değişiyor. Oysa toptan versek, ceviz soyma ve kurutma sistemini kullansak cevizde gelirimiz yüzde 60 – 70 artacak. Ceviz olduğu yerde fındık ta olur ve bizim ilçemizde fındığa müsait bu işe de el atılması lazım. 2015 yılında Bulamur Üzüm Festivalinden sonra İl Tarım Muratlı’ya 400 dönüm üzüm bağı vermeyi taahhüt etti. Ama biz ancak 60 dönümlük araziyi yalvar yakar üzüme çevirebildik. Bu gün çoğu Muratlı’lı üzümden ekmek yiyor. Çileğimiz , kuru fasulyemiz , patatesimiz , soğanımız , sarımsağımız dillere destan ama bizim gözümüz İnegöl’deki fabrikalarda. Domaniç’te yetişen hayvanın eti kendini ispatlamış ama Domaniçli bunun farkında değil.

    “Efendim, gençler tarlaya, toprağa, hayvanlara bakmıyor” Bakmaz tabi. Sen emekli olduğun gün bölüştür bakalım malını mülkünü, genç bilsin kendine düşeni. Bak nasıl değerlendiriyor kendi bağını bahçesini. Hala 40 yaşına 50 yaşına gelmiş evlat babasından miras kalacak tarlanın hayalini kuruyor. Ata öldüğünde mal sahibi olan 50’lik 60’lık evlat hangi güçle değerlendirecek o tarlayı tokadı. Gençlerin çoğu İnegöl’e iş için ekmek için değil özgür olmak için kaçıyor. 

    Köyde kimse kimseyi tarladan geçirmez, biri arpa eker, diğeri buğday, oysa cevizle, fındıkla veya başka bir şeyle geliri on kat artıracak genç kafalar var. Babadan kalacak mirası bekliyor. Ey ağalar beyler, ileri gelen geride kalmışlar. Ata mirası bu topraklar bereket fışkırıyor. 

    Mirasyedilerden gençlere bir şey kalmıyor. Gelin şu işi bir düşünün. Emekli olan mirasını devretsin. Gençlerde birlikler kursun, toprakları birleştirsin hepimiz rahat edelim !

    Latest Posts

    spot_img

    Yazarlar