BALIK BAŞTAN KOKAR

493

Küresel ısınma ile birlikte artan orman yangınları nedeniyle, ormanlarımızı yangından korumak için bazı ahlaksızların ormana çöp atmasına karşı tedbirlerin sertleşmesini isteriz.

Hijyen bilincimiz arttıkça, azalan sularımızın, piknik alanlarında, mesire alanların da, yine ahlaksızların çöp atıkları ile zehirlenmesine karşı bu pisliklere cezai işlem uygulansın deriz.

Artan trafik ile kazalar da artıyor. Yollarımız genelde seçim için yapıldığından, trafik kurallarına uygun değil. Virajları, kavşakları, genişliği, dünya standartlarının dışında. Bizde trafiği düzenleyecek işaret çizgileri ise özellikle küçük yerlerde hiç çizilmez, çizilen yerlerde de çizgiler yine haftalık, aylık nadiren de olsa yıllıktır. Sürücü kurslarında ehliyet alacaklara, trafik işaretleri yerine, dizel aracın mazot mu, benzin mi yaktığı sorulur !

Ülkemizde her bakana göre kanunlar değişse de, iyi kötü bir kanun da vardır aslında. İyi kötü kanunlarımız vardır da uyan yok ki..!
Polisimiz, Jandarmamız, kanunu uygulayıp ceza yazsa. Ceza yiyen, hakim ve ya savcıysa, milletvekili ve ya üst düzey bürokratsa, ya da ileri gelen birinin geri zekâlı oğluysa. Cezayı yazanın vay haline…

Dünyanın her yerinde uzun farlarla gideni, sisin olmadığı yerde sis lambalarını yakanı asla affetmezler. Bizde yetkililer de öyle araç kullanıyor ki… Başka ülkelerde sinyal vermeden dönenin, yanlış park edenin, canını fena yakar cezalar. Bizde yetkililer kendileri de sinyal vermez, yolun ortasına aracını koyar ve ya lüzumsuz konvoyla trafiği kitler ki..

Elbette kanunlara, insanlara, saygılı, dürüst siyasilerimiz bürokratlarımız yetkililerimiz de var. Ama siz Türkiye’den başka emniyet şeridi kullanan sürücü gördünüz mü ? Bizde var. Başbakanlar, vekiller, valiler, kaymakamlar, hâkimler / savcılar. Sıkıysa polis ceza yazsın. Kimin kim olduğu belli değil ki. Gariban vatandaş zannedip durduruyorsun. Araçtan çıkan ‘KÜRKLÜ’ “ Sen benim kim olduğumu biliyor musun” diyor.

İşte bu yüzden, fabrikasının atıklarını dereye döken ahlaksızlar varken, piknik alanına poşet bırakanlara ceza mı yazılır diyor bizim yetkililer herhâlde. Emniyet şeridini kullanan KÜRKLÜLER varken, sis lambası yakanlara, sinyal vermeyenlere cezamı yazılır diyorlar anlaşılan.
Gecenin karanlığında ışıkları yanmayan, aynası / reflektörü olmayan traktörlere, trafiği alkollü olduğu için aksatan sürücülere, belki de bu yüzden ses çıkarmıyorlardır.

Ha bizde halkın da şöyle bir özelliği var. Hastane de sırasını bekleyen, genel başkana, vali’ye, kaymakam’a, hâkime, savcıya, kelli felli birine de aciz gözüyle bakar bizim halkımız. Zanneder ki, yere çöp atarsa kendisi cezayı hak etmiştir ama bakanın, vekilin fabrikasından dereye dökülen asit, pislik normaldir. Traktörünü ehliyetsiz, motosikletini kasksız kullandığı için cezasına razı olur da. Gösteriş meraklısı KÜRKLÜnün emniyet şeridinden gitmesine karşı çıkmaz. Yaralı veya ateşli çocuğu ile hastane kapısında bekler de sırasını alan kelli felli ye utanmadan kalkar bir de saygı duyar.

Ee ne demiş Hz. Muhammed, “ Layık olduğunuz şekilde yönetilirsiniz” Biz de balık, taa en baştan kokuyor” alttaki de bu kokuya Yarabbi şükür diyor!