TEMİZLİK NEREDEN GELİR !?

‘Temizlik’ deyince aklınıza ne geliyor?

Temizlikte en çok dikkat çeken, hela ile lavabo arasında ki dar alanda sınırı geçmeden kullanılmaya çalışılan terlikler başroldedir bizde. Ama her nedense bizde ki helaların kokusu da hiçbir yerde yoktur !

Sofrada da çok titizizdir. Ekmeğinin ufacık kırıntısının bile yere düşmesine göz yumamayız. Ama sofra kaldırıldıktan sonra sofra yaygısını komşunun balkonuna veya esnafın dükkânının önüne döken de bizizdir.

Camiye temiz girebilmek için şadırvanda abdest alırız da, sümkürerek, ayaklarımızdan, kollarımızdan akan suları sağa sola sıçratarak çevreye verdiğimiz görüntü kirliliğini fark etmeyiz  her nedense !

Arabamızı tertemiz yıkarız da, arabadan caddeye sokağa akan çamurlar bizi ilgilendirmediği gibi süpürdüğümüz evin pisliğini sokağa, eski eşyalarını ormana atmaktan çekinmeyiz.

Cami tuvaletlerinden, belediye tuvaletlerinden para alırız ama temizliğinden halkı sorumlu tutarız. Ya da halk olarak gider deliklere bira şişesi tıkarız.

En çevrecilerimiz içkicilerimizdir. En güzel manzaraları yerleri, en güzel çeşmeleri onlar bilir. Mis gibi yerlere oturur içerler mekanı ve manzarayı öve öve. İçkiler bitince şişeler çimlere fırlatılır, bardaklar çeşmede kırılır, bu mekânı başka kimse kullanamasın dercesine.

Yörük Türkmen kökenliyiz. Şehirlerde otursak ta, dağları yaylaları pek severiz. Mangalda, piknikte dünya milletleri arasından birinciyiz. Ama piknik yaptığımız meraya, mangal yaktığımız dere kenarına bırakın insanı hayvan bile girmeye çekinir, bakmaya utanır.

Elbette hepimiz böyle değiliz. Elbette aramızda doğaya zarar vermeyen, evini ve çevresini temiz tutan insan gibi insanlar var. Ama onlarda kirletenlere karşı dilsiz şeytandır birçoğu.

Devletimiz ormanlardan sorumludur. Her ne kadar ormanları keserek yerine ağaç dikerek bir döngü oluşturmaya çalışıyorsa da ormanın kirliliğinden ormanı insan denilen canavarlardan koruma görevi de vardır. Ama bu güne kadar ‘ormanı kirletenlere ceza yazıldığını ne duyduk ne gördük.  Zaten cezalar öyle ağır ki, ödemekte mümkün değildir. Duyarız bazen Güney Deresinde yıllar önce olduğu gibi. Bir şirket dereyi kirletmiş balıklar ölmüştü. Bir vekil basının gazına gelerek, arkasında halkın desteği var zannederek bu şirkete 600 küsur bin lira ceza kestirmişti. O vekil artık vekil değil !!! Kesilen cezada çoktan affedildi. Köylüler bahçelerini zehirli su ile sularlar da, gelen kanseri Allah’tan bilir gıklarını çıkarmazlar.

Lafa geldi mi; kimimiz milliyetçi, kimimiz ulusalcı, kimimiz ülkücü, kimimiz dinci, kimimiz dindar, kimimiz ümmetçi. Ama hiç birimiz de vatan sevgimizi temizlikle göstermeyiz. Slogan milliyetçiliğimizde de, dini inanışımızda da,  çevreye duyarlılığımız gibi bir titizliğimiz yoktur nedense.

Hani temizlik imandan gelir derler ya, bizde temizlik nereden gelir bilemeyiz ama , dört gözle bekliyoruz. Biz ne zaman temiz olacağız diye !