KÜLTÜREL ZENGİNLİK

Mevsimlerden ilkbahar. Ve dünya yeniden dirilişe şahitlik ediyor. Sonbaharda yaprak döken ve kış mevsimine rağmen hayatta kalan doğamızı tekrar yeşerirken izleme fırsatı sunuyor ilk bahar. Bu doğal döngüyü fark edip fotoğraflarıyla resmeden Serdar Yiğit ve ulusal basına taşıyan Domaniç Gazetesi ilçemizdeki gizli cevheri fark edenlerin başında gelmektedir.

Domaniç’in doğası kadar, tarihi ve kültürel mirası da birer cevher aslında. Domaniç için güzel günler düşleyenlerin, Gözü dönmüş madencilere, yeraltı madenlerini sunma yerine, yerüstünde keşfedilmemiş bir sürü cevherini tanıtması gerektiğini idrak etme hidayeti versin yüce yaradan deyip, asıl konuya gelmek istiyorum.

Domaniç şivesi, kullandığı lehçesi ve geçmişinden kopmamış kültürel yaşantısı ile bir çok konferanslara, bilimsel tezlere ve geçmişimize ışık tutacak çalışmalara kaynaklık edecek o kadar değer taşıyor ki. Bu değerlerin ekonomi ile ölçüsü mümkün değildir. Fakat değerlendirildiğinde bu değerlerin Domaniç ekonomisine katkısı muhakkak azımsanmayacak  güçte olacaktır.

Domaniç’teki şiveyi, kullandığı lehçeyi ve geçmişinden kopmamış kültürel yaşantıyı yani bizlerin farkına bile varamadığımız bu cevheri ilk olarak Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk fark etmiştir.

Yıl 1932. Dolmabahçe Sarayında 1. Dil Kurultayı gerçekleşmiş  ve bu kurultaya Atatürk’ün isteği üzerine Adana’dan Yörükler, Kütahya’dan Karakeçili aşiretinden temsilciler davet edilmiştir.  Yerel ‘ağızlar incelenmiş ve 1933 ve 1952 yılında başlatılan iki büyük derleme çalışması sonucunda binlerce sözcük derlenip yazı diline kazandırılmıştır. Malumunuzdur ki; Kütahya’daki  Karakeçili Yörükleri Domaniçliler den başkaları değildir. O dönemde Domaniç’i görmek. Atatürk olmak, bu olsa gerek…

Daha sonraları Domaniç tarihi ve kültürü ile belgesellere ve araştırmalara konu olmuştur. Yakın tarihimizde, Emre Dayıoğlu “bozulmamış lehçeler ile Türkü derlemeleri” yapmış ve Anadolu’da Arap lehçesi bulaşmamış, kendini koruyabilen ender lehçelerdendir Domaniç lehçesi diye not düşmüştür. Daha sonrasında Metin Durak, Saruhanlar Köyü ve Bektaşi kültürünü incelemelerde bulunmuştur. Erdal Aday hocam ise “Türk Masal Külliyatı-I (Türkiye Sahası)” Projesi kapsamında Domaniç Saruhanlar köyünde, 15 masal metni derlemiştir. Daha çok örnekte verebilirim ama yerim dar.

Velhasılı Domaniç gibi bir cevherin içinde, cevher arayan Domaniç’linin, kültürel zenginliğinin farkına varması Muhakkaktır. Ancak bu şekilde gelecekte bahtı ve talihi açık olacaktır inşallah. Yeter ki kendimizden haberdar olalım. Kalın sağlıcakla.