NEDEN OLMASIN

Günümüzde sosyal medya, kitlelere ulaşmanın en etkili yolu. Doğru veya yanlış, herkesin ve her kesimin hitap edeceği çevre mevcut. Hatırlıyorum daha önce de yazmıştım. Ben özellikle televizyonda çocuklar dolayısıyla çizgi film seyrederim. Şimdi tabii hemen “Abdullah, sende ne tuhafsın” diyeceksiniz ama sandığınız gibi değil. Çizgi filmlerde kimse ölmüyor. Dargınlık ve küskünlükler de yok. Ha bu arada belgesel izlemekte ayrı bir tutku bende.
Neden böyle bir giriş yaptın sorusunun cevabı ise. Son günlerde sosyal medyada birbirimizi kırıp, Domaniçlilik hukukumuzu çiğner olduk, akabinde dargınlıklarımızın, kırgınlıklarımızın, kin ve nefret söylemlerimizin bir hayli fazlalaşması. Lütfen ama lütfen incitmeyelim birbirimizi.
Sosyal medya doğru kullanıldığında harika bir zemin aslında. Güzel fikirlerin ortaya atıldığı ve bu fikirlerin dikkate alındığında, sonucu itibariyle içinde bulunduğu çevreye değer katacağı fikirlerde barındırıyor. Geçen hafta ilçemizde esnaf olan Mustafa Temel Argun’un sosyal medyada bir paylaşımı dikkatimi çekti. “Belediyemize Ziraat mühendisleri, Tarım işçileri alınsın! Ne kadar hazine arazileri varsa ekelim, Seralar yapalım ! Toprak hayattır , Tarım istihdamdır” Diyordu. Paylaşımında tamamen samimice, art niyetten uzak ve Domaniç için olabilirliği mümkün bir fikir beyan ettiğini düşünüyorum. Domaniç’in mülki ve idari yöneticilerin bu öneriyi muhakkak dikkate alacaklarını umuyorum.
Neden mi dikkate alınmalı ?
Domaniç doğası, çam ve kayın başta olmak üzere çeşitli ağaçlardan oluşan ormanları daha doğrusu orman denizi, yaylaları, bitki ve yaban hayvan türleri, çevresi step ekosistemi ile kuşatılmış, büyük ölçüde Karadeniz orman eko sisteminin özelliklerini yansıtan doğal yapıya sahip. Domaniç, mevsim geçişlerinde doyumsuz görüntüsü ile insanları büyülüyor. Rotası planlanan, düzenlenen zengin bir alt flora ve yaban hayatı potansiyeline sahip. Saydığım doğal güzelliklerin yanı sıra tarıma elverişli arazileri de göz ardı edilmemeli.
Son Büyükşehir Yasası ile ilçelerimiz ve köylerimizin birçoğunun mahalle hüviyetine kavuşması da çiftçi ve tarımın içinde bulunduğu çıkmazın bir göstergesidir. Bu anlamda, Mustafa Temel Argun’un önerisi Ülkemizde uygulanırlığı olan bir öneridir ve yapılmaktadır.
Silivri Belediyesi adeta mahalle hüviyeti kazanmış köylerinin tamamını birer Tarım Kenti yapma çabası içindedir. Boş arazileri ekip biçmiş, tohumunu, yağını kendi halkıyla üretmektedir. Her köye internet, her köye çok amaçlı salonlar, her köyün sağlık ihtiyaçlarını karşılamak için sağlık merkezlerinin kurulması bütün bunların yanında her köye tiyatro götürme iddiası başlı başına büyük bir projedir. Örnekleri çoğaltmak mümkündür. Eskişehir Belediyesi aynı gayret ile boş tarım arazilerini değerlendirmektedir.
Domaniç’in nesi eksiktir.
Neden Domaniç bir tarım kenti olmasın.Çiftçiyi üretime teşvik için tohum üretmek, tohum dağıtmak, boş arazileri tarıma kazandırmak gerçekten bir Belediye için ve özellikle Domaniç Belediyesi için harika olur diye düşünüyorum. Domaniç’in yarınlarında, bir çiftçi birliğinin kurulması ve bölge çiftçisinin ürettiklerini pazarlama konusunda yine Domaniç Belediyesinin öncülüğü ve sonrasında ilçe tarımın tıpkı eski günlerdeki ihtişamına kavuşacağı ve hakettiği ilgiyi göreceği de kaçınılmaz olacaktır.
Ocu, bucu, o, bu, şu ayrımı yapılmaksızın, Domaniç’in her bir bireyi, Osmanlı’nın ilk yurdu olan Domaniç için bir değer taşımaktadır.
Bir ve beraber olarak kalın sağlıcakla.