TBMM’de ki sergisiyle gündem olan Nida Olçar Domaniç için de kolları sıvadı

Kütahya Ak Parti Milletvekili İshak Gazel’in destekleri ile TBMM’nin Kuruluşunun 100. Yılı etkinliklerinde, Meclis Şeref salonunda Kütahya Çini Sanatını sergileyen Çini Sanatçısı Nida Olçar, önümüz de ki günlerde kendine has sanatıyla, Domaniç’in tarihi değerlerini ön plana çıkaracak çalışmalar için de kolları sıvadı.

Kütahya’yı çini sanatıyla Türkiye ve dünyaya tanıtan Unesco tarafından da, ‘Yaşayan İnsan Hazinesi’ ödülüne layık görülen, çini sanatçımız merhum Sıtkı Olçar’ın kızı Nida Olçar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının 100. Yılı Etkinlikleri kapsamında Meclis Özel Kütahya Koleksiyonu Sergisi düzenledi.

Türkiye’de ilk defa Meclisin Şeref Salonunda 2 hafta süreyle yapılan sergiyi, başta TBMM Başkanı Mustafa Şentop, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Eski ve Yeni Bakanlar olmak üzere her partiden vekillerin ziyaret ettiği sergi büyük ses getirdi.

Türkiye’nin 81, ilinden gelen vekillerin ve ziyaretçilerin gezdiği sergi ile ilimizin tanıtımına ciddi katkı sağlaya Nida Olçar, kişisel çabaları ile Kütahya ve ilçelerinin tanıtımı için tek tek ilgilenip çalışmalar yapmakta.

Son zamanlarda Domaniç’in değerlerinin ön plana çıkması için gazetemiz ile iletişime geçen Olçar, Domaniç için değerlerini sanatsal açıdan yorumlayıp ürüne dönüştürecek ve tanıtımına katkı sağlayacak çalışmalar yapıyor.

Şentop, TBMM’nin kuruluşunun 100. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Meclis Özel Kütahya Koleksiyonu Çini Sergisi’nde, UNESCO Yaşayan İnsan Hazinesi Çini Sanatçısı Sıtkı Olçar’ı vefatının 10. yılında 10 eseriyle rahmetle andıklarını belirtti.

Meclis’in, siyasi faaliyetlerin yanı sıra sosyal, kültürel ve sanatsal faaliyetler bakımından da milletin her yönüyle temsil edildiği yer olduğunu dile getiren Şentop, merhum Sıtkı Olçar’ın geleneği takip eden ancak taklit etmemeye gayret gösteren sanatçılardan olduğunu, Çini sanatında kendi tarzını geliştirmesi sebebiyle ününün sınırları aştığını; işin ustalarının onu “Çininin Picasso’su”, “Çini Dervişi” gibi unvanlarla andığını anlattı.

Nida Olçar’ın da babasından kalan mirası geliştirerek yaşatmaya gayret eden sanatçılardan olduğunu belirten Şentop, “Beş yaşından itibaren Sıtkı Usta’nın rahle-i tedrisinde yetişen, eski geleneği çağdaş bir bakış açısıyla yorumlayan, eski hammaddelerle sanatını icra eden; kaz kanadı fırça ve toprak boyadan vazgeçemeyen, adeta pergelin sabit ayağı gibi bin asır önceki geleneğe bağlı olarak çalışan çini sanatçımız Sayın Nida Olçar Hanımefendi’nin, babası Sıtkı Usta’dan emanet aldığı bu meşaleyi elden ele devrederek Türk çini sanatını yaşatacağına yürekten inanıyorum.” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM Şeref Holü’ndeki “Meclis Özel Kütahya Koleksiyonu-Nida Olçar Sergisi”ni ziyaret etti.

Kılıçdaroğlu, CHP grup toplantısının ardından TBMM Şeref Holü’ne geçti. Kılıçdaroğlu, Grup Başkanvekili Özgür Özel ile birlikte Nida Olçar’ın “Meclis Özel Kütahya Koleksiyonu Nica Olçar Sergisi”ni gezdi. Çini sanatçısı Nida Olçar, Kılıçdaroğlu’na sergi hakkında bilgi aktardı. Nida Olçar, sergi sonunda da Kemal Kılıçdaroğlu’na kravat hediye etti.

“Kütahya’yı temsil etmek bir onur”

AK Parti Kütahya Milletvekili İshak Gazel ve Nida Olçar TBMM’de Özel Kütahya Koleksiyonu Sıtkı-Nida Olçar sergisi değerlendirme toplantısı düzenledi.

Burada konuşan AK Parti Kütahya Milletvekili İshak Gazel “Vefatının 10 yılında UNESCO Yaşan insan Hazinesi Unvanına sahip Sıtkı Usta’yı da 10 eseri ile andık. Yurt içinde ve Yurt Dışında açtığı sergilerle ülkemizi ve Kütahya’mızı başarıyla en güzel şekilde temsil eden değerli Çini Sanatçımız Nida Olçar’la birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Mustafa Şentop’la yaklaşık 9 ay kadar önce bir görüşme gerçekleştirmiştik. Kütahya’mızın ve Çini sanatımızın tanıtımı, sanatçılarımızın büyük emek harcayarak ortaya çıkardığı eserlerin ulusal çapta gündeme gelmesi için büyük bir imkân olan bu serginin ortaya çıkması uzunca bir süre ve yoğun bir emek neticesinde olmuştur.” ifadelerini kullandı. Kütahya protokolünün tam kadro hazır bulduğunu dile getiren Gazel, “ Sergi 2 hafta boyunca ülke gündeminde yer aldı. Ulusal ve yerel gazetelerin, köşe yazarlarının ilgisiyle karşılaştı. Benim için en güzel anekdotlardan birisi de, İstanbul Milletvekilimiz Serap Yaşar’ın meclis kürsüsünden yaptığı bir konuşmada, sergide sergilenen çift başlı Selçuklu Kartal objesini, Kütahyalı Çini Sanatçımız Nida Olçar’ın eseri diyerek referans göstermesi olmuştur. Tüm bunlar serginin ne kadar büyük ses getirdiğinin de en önemli nişanesidir” dedi.

TBMM’de Kütahya’yı ve Kütahya çinisini temsil etmekten dolayı büyük mutluluk duyduğunu dile getiren Çini sanatçısı Olçar da, “Benim için Kütahya’yı temsil etmek çok büyük bir onurdu. Sergimiz çok fazla ilgi gördü. 20 kişilik bir ekiple hazırlandık. Eylül ayında açacağımız serginin hazırlıklarına da başlamış bulunuyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Dünya da kadın – erkek eşitliğini ön plana çıkaran tek devlet arması çift başlı kartal armasıdır

Nida Olçar Sergisin de ki çift başlı kartal ile ilgili, Ak Parti İstanbul Milletvekili Serap Yaşar, Meclis kürsüsünden yaptığı takdire şayan konuşmasında, “ Ünlü çini ustası Sıtkı Usta’nın kızı sanatçı Nida Olçar’ın eserlerinden oluşan bir çini ve seramik sergisi hâlen ziyarete açıktır. Bugün sizlere sergideki kıymetli eserlerden Selçuklu çift başlı kartalı ve tarihsel anlamı hakkında konuşacağım.

Türk devlet geleneğinin devlet başkanlığı makamıyla ilgili bilinen çok önemli bir özelliği, tahtta devlet başkanının eşiyle birlikte oturması geleneğidir. 921 yılında Abbasi Halifeliğinin İdil Bulgar Devleti’ne gönderdiği elçinin en hayret ettiği şeylerden biri, Türk hakanının törensel taht üzerinde eşi hatun sultanla birlikte oturması ve elçileri böyle karşılamasıdır. Çünkü bu en üst düzeydeki kadın-erkek eşitliği tablosu, o çağlarda dünyanın başka hiçbir yerinde görülebilecek bir tablo değildir. Otağda kurulan tek bir taht üstünde hakan ve hatun birlikte otururdu. Tahtın bir tane oluşu devletin tekliğinin bir gereği, hakan ve hatunun aynı taht üstünde birlikte oturmaları ise toplumun kadınlar ve erkeklerden oluşmasının “insan” dediğimiz türün ancak iki karşıt cinsin varlığıyla mümkün oluşunun sonucuydu. Bir gövdede iki baş, bir tahtta iki baş demekti. İşte Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklu Türk devletlerinde ve Türk beyliklerinde resmî bina ve belgelerde gördüğümüz çift başlı kartal, kadını ve erkeği toplumun iki eşit üyesi olarak kabul etme anlayışının bir sonucu olarak hükümdarlık alameti ve devlet arması olmuştur. Böylece, çift başlı kartalda başlar özelde kağanı ve hatunu, genelde kadını ve erkeğiyle bütün toplumu simgeliyordu. Genellikle bir sekizgenin ortasına tasarlanmış olan armanın bu sekizgen çerçevesi ise dört ana ve dört ara yönü yani bütün yönleri, dolayısıyla mekân olarak her yeri simgeliyordu. Böylece, arması çift başlı kartal olan Selçuklu Türk devleti, her yerde, kadın-erkek herkese eşit ve adaletle davranmayı ilke ediniyordu. Bu sebeple, çift başlı kartal damgasına “adalet simgesi” de denilmektedir. Türkiye’deki en güzel örnekleri Sivas Divriği Darüşşifası’nın kapısında, Diyarbakır Surlarında Yedi Kardeşler Burcu’nu çevreleyen Fetih suresinin üstünde, Erzurum Çifte Minareli Hatuniye Medresesi’nin taç kapısında, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın türbe kapısında, Bitlis’te, Antalya’da, Niğde’de, Kayseri’de, Konya’da, Tokat’ta, İzmir’de, Selçuklu devri Türk yapılarının üstünde yaşamaktadır. Türk devlet yönetimi geleneğinde devleti kadın ve erkek birlikte yönettikleri için bu durumun grafik anlatımında bir gövdede iki baş tasarımı en elverişli simgedir diyebiliriz” dedi.