BETERİNDEN KORUSUN

Bildiğiniz gibi değil. Dışı seni, içi beni yakıyor sözleri, klasikleşen bir söz grubu olmaktan ötedir. Hele hele Domaniç gibi küçük ama bir o kadarda güzel bir ilçede yaşıyorsanız ve bu ilçenin tarihi ve kültürünü, kaybolan değerlerini gün yüzüne çıkarmak için yıllarınızı vermişseniz. Bir kaç kişi haricinde, hiç bir kimse sizi anlayamadıysa vay halinize. Beterin beteri var deyip, şükrediyoruz.

Asıl konuya girmek istiyorum.
Gidenlerin ardından söylenir. İyiydi, kötüydü, şöyleydi böyleydi diye. 3 gün sonra farklı, 3 ay sonra farklı, 3 yıl sonra farklı sözlerdir gidenlerin ardından söylenen sözler. Kel ölünce sırma saçlı, kör ölünce badem gözlü oluverir bir anda. İnsanın duygularını dışa vuruşudur cümleler. Neden niçin ve nasıl gittiğine bakılmaksızın. Bazen acıtarak, bazen mutlu olarak, bazen de ağlatarak gidişlerin ardından söylenir.

Siyasette de olay aynen bu şekildedir. Sırma saçlı ve badem gözlü olarak anılmak mı evladır yoksa kel ve kör olarak mı? Bu arada siyaset neydi acaba. Durun paniğe gerek yok. Ben cevaplıyorum. “Siyaset devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış” demektir. Kısacası düşüncene ve anlayışına göre hizmet etme sanatıdır. Halkın verdiği seçilme yetkisiyle halkı temsil etme sanatıdır bir manada. Bu sanatı iyi icra edemeden siyasi hayatına son verirsen ki, genelde tam manasıyla böyle olur ve hiçbir kimseyi tatmin etmen mümkün değildir. Sonrasında ardından söylenen sözler iyi veya kötü edilecektir. Siyasetçinin başarısızlığı genelde siyaseti politikayla karıştırmasından kaynaklanır. Politika “bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb.yollarla işini yürütme manasına gelmektedir”…
Umarım anlatabilmişimdir.

Domaniç siyasetinde ana tema Domaniç olup, söz konusu Domaniç ise gerisi teferruattır, anlayışının hakim olması gerekmektedir. Domaniç halkı siyasilerinden; politikacılık değil, siyaset beklemektedir. Politika günü kurtarmaktır. Domaniç’in tarihi ve kültürü politikaya kurban edilmemelidir. Bitirilemeyen yollar, Sulama göletleri, istihdam, köylerimizin su sıkıntıları Domaniç insanının belli başlı ilk etapta sayabileceğimiz temel sorunlarıdır. Bu sorunların giderilmesi noktasında çaba ve girişim gerekmektedir. Benim önceliğimde tabiki bunlar olup, tarihi ve kültürel anlamdaki hizmetler de olmazsa olmazım, kırmızı çizgimdir.

Söz uçar yazı kalır. Kitap geleceğe bırakılabilecek en büyük miras ve hazinedir. Bu manada, 2003 yılında Domaniç Belediye Başkanı Kadir Yaşar’ın bastırdığı “Kuruluşun Toprağı Domaniç”, 2013 yılında Domaniç Belediye Başkanı Yakup Yardımcı’nın bastırdığı Fevzi COŞKUN Hocamın “Domaniç’ te Zaman” ve son olarak Domaniç Belediye Başkanı Sahvet Ertürk’ün Arkeolog Nil BAL’ın “Diriliş Şehri Domaniç” adlı kitabı ve bu kitaplar, Domaniç Belediyesi olarak Domaniç’in tarihine ve kültürüne bıraktıkları en büyük hizmet bence. Yanlışları ve doğruları ile değerli başkanlarıma, Domaniç kültürüne ve tarihine verdikleri kıymet ve bu kıymeti kitaplaştırdıkları için teşekkürlerimi sunuyorum…

Siyaset yolculuğuna çıkıp, politika bataklığına saplanmış ve patinaj, halk dilinde badanaj yapan ve bu yola çıktıklarında garip olanların, şimdilerde garip tutumlarına da şahit oluyoruz. Tabiki herkes kendisine yakışanı yapacaktır muhakkak. Rabbim beterlerinden korusun Cennetten Bir İlçe Olan Domaniç’imi.

Bu yazımı Domaniç Tarihi ve Kültürüne sahip çıkılması açısından bir ön söz mahiyetinde yazdım. Bir koltukta kaç karpuz taşınır veya taşınmaz iddiasına girenlerin, öncelikle siyaset ve politika ikileminden kurtulması duası ile. Kalın sağlıcakla.