AH BE DOMANİÇ

Ah be Domaniç, adın gibin duman içinde bırakıyorsun, içinde yaşayan yürekleri. Bazen öyle bir dumana, sise bürünüyorsun ki, ne umut kalıyor ne hayâl kalıyor bizler de. Bizim gibi 40 yaşının üzerindekiler bilir, bizim zamanımızda ekmek aslanın ağzında idi. Ama maalesef şimdi ekmek, şu anda aslanın ağzından midesine indi. Ne kadar acı değil mi?Memleketim deyip sende yurt tutanlar iş bulup da evine ekmek götüremiyor, seni terk edip de başka diyarları yurt tutanlar ise maalesef senin topraklarında yetişenleri aileleri erzak yollamazsa yarı aç yarı tok geçiriyor gecesini…Bu kurulu düzen nereye kadar gidecek bilemiyorum?Önümüzde bize sunduğun iki seçenek var, maalesef ya gurbeti seçeceksin hasret çeke çeke ömrünü geçireceksin. Emeklilik günlerinin bir an önce gelmesini ve öz vatanına sağ salim dönüp emekliliğin tadını doyasıya yaşayacağımız günleri hayâl edeceğiz ya da başı her gün dumanlı olan Kocadağ’ı gece gündüz aşıp yola revan, ömrümüzü geçireceğiz.Ne acı ki bize üçüncü bir seçenek bırakmıyorsun… İki şehir arasında sıkıştığına mı yanayım yoksa al gülüm ver gülüm hesabı yakan top misali iki şehir arasında top misali oynandığına mı yanayım? Kütahya’nın iki lokma akide şekeri ile avuttuğu, Bursa’nın reddettiği üvey evlattan öte görmediğisin…O kadar unutuldun ki gerçekten Türkiye haritasında yerin var mı senin?Şu olsun diye geceni gündüzüne kattığın Tavşanlı’ya bağlanan yolunu dahi bir faaliyete sokamadın, bilmem kaçıncı ihale eminim sayısını kendin dahi unuttun,Zaten uzun yıllardır pek tadın tuzun kalmamıştı, şu melun salgın geldi geleli iyice bozuldu düzenin…Siyasette öne çıkanların ya çoluğunu çocuğunu iyi yerlere yerleştirmekten öte gidemedi ya birbirine sataşmaktan, çamur atmaktan bir arpa boyu yol gidemedi.Eğitim öğretim durumunu hiç sorma. En iyisi senin evlâtların bile okuyup adam olunca bir an önce tayin olup başka memlekete giderek senden kaçmaktan başka düşünceleri yok maalesef…Keza hastanen yine aynı durumdan nasibini alıyor maalesef.. Sana hizmet için atanan 10 doktordan veya hastane görevlisinden 9’u görev süresini tamamlamadan senden kaçmayı tercih ediyor.Sana anlatayım mı bize reva gördüğün eziyetin daha neler olduğunu? Yoksa yeter gayrı vurma yüzüme mi diyorsun?Ya taşına toprağına kurban olduğum memleketim bu öz evlatlarına yaşattığın cürüm nereye kadar gidecek, de hele bizlere yaşattığın bu ceremenin sonucu senin topraklarında doğduğumuza pişman mı edeceksin bizi?Söylesene be memleketim ne olacak bu gidişatın sonu?De hele bende bileyim benim sonumun ne olacağını ya da benim soyumdan gelenlerin sende huzurla yurt tutacaklar mı? Bari onu bileyim ya da belki 40 hadi bilemedin 50 yıl sonra senden bu gidişat ile eser kalmayacağını mı düşüneyim?Hangisini düşüneyim be memleketim, hangisi bu kötü gidişatın iyisi onu bari iyice öğreneyim ve bu sonuca kendimi şimdiden hazırlayıp o sonucu ben veya benim neslimden gelenler yaşadığında sudan çıkmış balığa dönüp de niye böyle oldu diye dizlerimizi dövmeyelim.Söylesene kurban olduğum biz bu ahvalinle ne edelim?Ya adını sanını değiştirelim, ya kapına kilit vurup toptan terk-i diyar edelim , ya da en son seçenek olan senden doğduğumuz seninle var olduğumuzu top yekûn inkar edelim..Ha ne dersin güzel memleketim ?