DOMANİÇLİ VE DOMANİÇ’TE KALMAYI BAŞARMIŞLAR GÖZÜYLE

Domaniçin acı gerçekleri var. Birde görülmesi gereken güzel gelişmeleri. Hangisinin ağır bastığı konusu ise herkes için farklılıklar gösteriyor. Ön yargısız taraf olmadan, Domaniçli olarak ve Domaniçlilik hukukundan taviz vermeden bakmak gerek.

2000 yılından beridir, 300 den fazla köşe yazısı yazdım, Domaniç Gazetesine. Gazete yöneticilerine, bana bu fırsatı sundukları için teşekkür ediyorum. Bir nebzede olsa Domaniç’in, Domaniçlilerin hayallerini dillendirdim. Uğradığı mağduriyetlerin karşısında, birlikte havasını soluduğum, ekmeğini yediğin Domaniç için tarihi kültürel , sosyo-ekonomik ve doğasıyla ile ilgili söylenenlerin dili, görünenlerin gözü olmaya gayret ettim. Ömrüm yettiğince yazamasamda, Domaniç ve Domaniçlilik hukuku herşeyin üstündedir, mücadelesinin bir neferi olacağım.

Küçüldük, kan kaybettik her sene. Adliyemiz kapatıldı, cezaevimiz taşıdı, 2 adet olan, mevcut bankalarımızdan biri ilçemizden alındı, askerlik şubemiz gitti. Göç verdik. Bu olaylar gerçekleşirken, hep Domaniçlilerin sesi olarak içimizdeki tızu kurulara, İrdandalılara, kalenim ile sesimi yükseltip kan kaybediyoruz. Başka Domaniç yok, demekten bir an geri durmadım.

İyiye iyi kötüye kötü demek deyiminden yola çıkacak olursak. Lanet olası Covid-19 belası dünyayı ve ülkemizi kasıp kavururken, yıllarca kan kaybeden, genç nüfusu başka il ve ilçelerin kalkınması için göç eder hale gelmiş, küçülmenin temellerinin yavaş yavaş atıdığı ve ilçemizde kalmayı başarabilen insanımızın, diğel il ve ilçelere göç etmişlerine yiyecek taşımakta mükeklef olduklarını düşünen, (emekli) kesimimiz, yanlız kalarak tarım ve hayvancılığı da yapamaz hale geldi. Böylelikle kullanılabilir tarım arazilerimiz, halk değimiyle -gır- kakarak, Domaniçin üretim potansiyelini kaybetmesine sebep oldu. Kütahya şeker fabrikasının özelleştirilmesi ise işin tuzu şekeri olup, Domaniçteki şeker pancarı üretimini bitirdi. Sıfıra indirdi. Yolsuz ve susuz Domaniç olarak anılır hale geldik.

Şimdilerde ise pandemi yasakları var. Almış başını gidiyor. Bu yasaklar, var olma mücadelesi veren, başta kahvehaneler olmak üzere küçük esnafımızın belini iyice büktü. Bu yazdıklarım Domaniçin inkarı mümkün olmayan acı gerçekleri. iyiye iyi kötüye kötü demek gerekir. Eğer bu noktafa tarafgirlik hissi ağır basıyor ise vicdanlar rahat değildir. O vicdan her an sizleri rahatsız eder.

Domaniçin kurtuluş reçetesi bellidir. Ulaşım, önlenebilir bir göç politikası, turizm, tarım ve hayvancılık. Bunlar bahsinde elini taşın altına koyan herkes şartsız ve koşulsuz desteklenmelidir.

Yıllar yılı Şehit Saru Batu Savcı Bey, Aza Emine ve Fındıcaklı Habibeleriyle Devletine Fedarkarlıktan başka, hiç bir yükü olmamış Domaniç insanı bütün güzellikleri hakkediyor bence. Güzellikler deyince. Doğamızın keşfi ile birlikte, son günlerde güzel gelişmelerde olmuyor değil. Cennetten bir köşe olan ilçemizde. Çokköy, Yeşilköy, Güney gibi köylerimizin ve Çukurca Beldesi çevre yolunun sıcak asfalt çalışmaları, Saruhanlar ve Muratlı köylerimizin alt yapı çalışmaları başta olmak üzere güzel gelişmelere şahit oluyoruz. Her şartta ve koşulda, Domaniçli ve Domaniçte kalmayı başarmışlar olarak.

Son olarak, Domaniç Açık Ceza Evinin ihalesi yayınlanıp, İhalenin 30 Kasım 2020 Pazartesi günü saat 10.00’da gerçekleşecek olması ve Domaniç İlçe Devlet Hastanesinin 26.11.2020 tarihinde 13 firmanın katılımı ile ihalesi yapılması gibi. Güzel şeyler. Rabbim hizmet verdikleri günleride göstersin inşallah.
Darısı Domaniç – Tavşanlı yoluna.
Kalın sağlıcakla.