HAYALLERİN KADAR BÜYÜRSÜN

Geçtiğimiz hafta ki gazetemizde 1990’lardan beri hayalini kurduğumuz, 2006’dan beri de Domaniç Gazetesi Kral Çıplak köşesinde, ara ara da, makale olarak Domaniç ile ilgili haberlerde paylaştığımız makalelerimizi bir sayfada değerlendirdik.

Umduğumuzdan fazla tutan makalemiz çevre il ve ilçe gazeteleri, internet sayfalarında da paylaşıldı.

O kadar çok destek ve tebrik mesajı aldık ki umutlarımız bir kez daha yeşerdi.

Bir davası olan, bir aşkı olan insanlar hayal kurarlar. Hayallerini kabiliyetleri çerçevesinde dışa yansıtırlar. Bu bazen şiir, bazen şarkı, bazen resim, bazen de bizim gibi yazıyla dışa yansıtılır.

Hayalin sınırları yoktur. Türk atalarımızın hayali, Kızılelma’ydı örneğin. Dünyaya Nizamı Alemi getirmek için çıktılar Orta Asya’dan yola, Viyana kapılarına kadar yürüdüler yaya. Yüzlerce yıl da bir hayal uğruna çekmedikleri çile kalmasa da, dünya tarihine vurdular damga.

Ana babanız sizin kaderinizdir. Ama kaynana ve kayınbaba sizin seçeneğinizdir. Varsa hayalini kurduğunuz bir sevgili ve o sevgiliye gidecek yürek, ya o dikenli yollarda yürür ulaşırsınız sevgiliye, ya da kendinizi küçük görerek oturursunuz bir kenarda beklersiniz asalakça. Nasibe ne çıkarsa…

Yoksul bir ana babadan doğmak ta, yaşadığınız yer de sizin kaderinizdir. Ama yoksul kalmak, yaşadığı yer de doyamamak kaderiniz değil seçeneğinizdir.

Kızıl Elma güneştir. Hedef, güneşin battığı yerdir. Uzaklardır, dünyadır evrendir, sonsuzluktur. Hayalin önündeki engel, korkaklıktır, asalaklıktır (Komşuda pişsin bize de düşsündür), teslimiyetçiliktir, benden bir şey olmaz cılıktır. Korkaklar, pısırıklar, asalaklar, kara bir leke gibidir. Bir damlası bir kova sütü çöpe attırandır. Aş kaynayan tencereye düşen sinektir. Suya karışan zehirdir, ekmeğe bulaşan salya sümüktür. Hedefe giden yolun dikenleridir olmazcılar !

William Russel; “En büyük işler, büyük hayal sahibi insanlarca başarılmıştır” der. Albert Einstein ise; “Mantık sizi A noktasından B noktasına götürür. Hayal gücü ise her yere” demiştir. Dede korkut, hikâyeleri ile Türkün hayal gücünü yükseltmiştir.

İşin özeti sevgili okurlar; Ana babamız, doğduğumuz yer ve şartlar bizim kaderimizdir. Ama ondan sonrası bizim seçeneklerimizdir.

Kayınvalideni, kayınbabanı seçmek, senin elinde, yaşadığın yeri değiştirip geliştirmek senin elinde, içinde bulunduğun şartları lehine çevirmek senin elinde. Bu yolda seni durdurmaya çalışan, hayallerine ket vuran, alaycı, tuzu kuru, üşenci, olmazcı, ne kadar virüs varsa onları yenmek te senin elinde.

Bir atasözümüzde denildiği gibi, öldürmeyen dert seni güçlendirir.

Bizim Domaniç’te 14 bin kişi işe alınacak hayalimizin gerçekleşmemesi için tek bir bahanemiz yok. Yeter ki Kızılelma’mıza giden çileli yoldaki zorluklara cesaretimiz olsun.

Bir kazan sütümüze sinek atan birkaç kişi bakın neler demişler. “ Domaniç’in nüfusu 5 bin 14 bini nereden çıkardınız. 31 köyümüzden haberi yok. Çevre yolundan geçen günlük 8 bin araçtan haberi yok. Domaniç’e bir kazık bile çakılmaz diyenleri araştırdık. Bir baltaya sap olamamış, baba dede parası yiyenler. Alice Hayaller dünyasında diyen “Ben merkezli tuzu kurular” bizi yolumuzdan alıkoymasın.

Kişiler de, kentler de, ülkeler de ancak hayalleri kadar büyürler. Ezilen küçükler mi kalalım, emreden büyüklerden mi olalım. Adem’in Kızılelma’sını Havva’nın cennet elması bozdu. Türkün Kızılelma’sını kafasını kuma gömen Harem zadeler bozdu. Bizimkini de içimizde ki olmazcılar bozmasın!