Domaniç’te 14 bin kişi işe alınacak

DCIM/426MEDIA/DJI_0046.JPG

Yazı: Mustafa Yiğit

* Domaniç’te yerel ve yerli tohumdan günlük 10 binlerce, ekmek / somun üretecek fırında çalışacak 20-25 kişi işe alınacak.

* Fırınımız da pişirilecek yerel ekmek için yerli tohum ekecek binlerce dönüm tarla ve bu tarlalarda çalışacak yüzlerce elemana, acilen ihtiyacımız olacak.

* Domaniç yaylalarında on binlerce küçük ve büyük baş hayvan yetiştirecek yüzlerce hayvan üreticisi arıyoruz.

* Atamız Kayılar dan gelen bilgi birikimi ile, bin bir çeşit şifalı otun bulunduğu Domaniç yaylalarında otlayarak yetişen hayvanlarımızın, etini, sütünü, derisini, yününü işleyecek, paketleyecek, dokuyacak, ister evde ister fabrikada çalışacak yüzlerce tecrübeli elemana ve ayrıca yerli gıda uzmanı, tekstil mühendisi, pazarlamacı, dokumacı, elemanlara ihtiyacımız olacaktır.

* Muratlı’da en az bin dönüm üzüm bağı, Sarıot’ta fasulye, Durabey’de patates, Safa’da çilek, sulak köylerimiz de kavun karpuz, domates, biber, meyve bahçeleri için on binlerce dönüm tarla ve bu tarlalarda çalışacak binlerce eleman ihtiyacımız olacaktır.

* Sade ve meyveli onlarca çeşit Domaniç yoğurdu, ayranı, tereyağı ve her çeşit peynirleri üretecek tesislerimizde ve soğuk hava depomuzda çalışmak üzere işi bilen onlarca kaliteli elemana ihtiyacımız vardır.

* Tüm sulak köylerimiz de dereye yakın yerlerde silajlık mısır, yonca gibi kışlık yerli üretim yem fabrikamız için alım garantili yem ham maddesi üretecek üreticilere ve bunları işleyecek tesisimizde çalışacak insan gücüne ihtiyacımız olacaktır.

* Çok sayıda alım garantili Domaniçli zanaatkârların ürettiği el ürünlerine ihtiyaç vardır.

* Domaniç-İnegöl dağ yolunda, Evliya Çelebi Yürüyüş güzergâhında, Kayıların göç yolunda, orman içi ara yürüyüş parkurlarında, Sivrice, Ertuğrul Gazi Tefekkür Tepesinde, Domaniç Ebe Çamlığı ve Kayı Alp mezarlığında, Domurköy Hayme Ana Mızık Çamında, Berçin Gözetleme Kulesinde, Karaköy Şehit Saru Batu Savcı Bey Türbesinde, Çarşamba Hayme Ana Türbesinde, Saruhanlar Ebe Ana Türbesinde, Çukurca Selim Dede Türbesinde, Ilıcaksu’dan Güney’e kadar doğa harikası köylerimizde ki mesire alanlarında yapılacak butik büfe, restoran ve dinlenme tesislerimizde garsonluk, pazarlama ve lojistik işlerinde çalışacak işçilere ihtiyacımız vardır.

DİKKAT! ÇALIŞMA ŞARTLARIMIZ AĞIRDIR !

Bünyemizde çalışmak isteyen adaylarda aranan şartlar

1. Aşırı derecede Domaniç aşığı olacak.
2. Kesinlikle ahlak sahibi olacak.
3. Asla bahane üretmeyecek
4. Kesinlikle karamsar olmayacak
5. İşine siyaseti, dini ve tuttuğu takımı karıştırmayacak.
6. Köy, sülale, akraba ayrımı yapmayacak.

ŞU KİŞİLERİN ARAMIZDA YERİ YOKTUR

1. ”Domaniç’ten bir şey olmaz” diyenler.
2. “Zaman geçiriyorum” diye en değerli anı hiçe sayanlar.
3. Akıl verenler.
4. Siyaset, maç, dedikodu, gibi boş konuşma yapanlar.
5. Yalan söyleyen, yalanı yayan, zanla fasıklık çıkaranlar
6. “OLMAZ” diyenler…

ÜCRETLER

İster işçi, ister amir / memur olsun, isterse özerk iş yeri sahibi, hiç kimseye sabit ücret ödenmeyecek. Herkes kazandırdığı kadar kazanacak.

HERKESE GÖRE İŞ

Domaniç’te kuracağımız iş yerinde, girişimci kişilikli insanlara da, işçi memur kafalı insanlara göre de iş imkânımız olacaktır. Bizim farkımız, işçiliği, memurluğu tercih edenler karınlarını doyurmak için gurbete gitmek zorunda kalmayacaklardır.

YENİ İŞ KAPISI DOMANİÇ

Domaniç’in bir havası vardır bir de suyu. Dün küçümsenen bu özelliğimiz, pandemi ile daha da net bir şekil de görülmüştür ki, meğer paha biçilmez bir değere sahipmişiz. Dışarıdan gelenlerin görüp özendiği, içinde yaşayanların ise küçümsediği bu değerimiz, bizim ekmek kapımız olacak.

“BİR MİLLET ECDADINI ARADIKÇA YÜCELİR”

Yıllardır dinle alakası olmayanlar bizi araplaştırmaya çalışırken Atatürk’le alakası olmayan kemalist’ler de bizi avrupalılaştırmaya çalıştılar. Bizi bizden öz benliğimizden kopardılar.
Bir 15 Temmuz musibeti ile uyanmaya başladık. Meğer, ‘Yuropa’ diye diye bizi aydınlatmaya çalışan söz de aydın kesim ile şeriat isterük diye diye dinden uzaklaştıran kesim aynı hain tuzağın bir parçasıymış.
Son yıllarda ülkemiz üzerinde ki dış baskılar, Türk Milletini yavaş yavaş öz benliğine geri döndürmektedir. Oysa onlarca yıl önce Ülkemizin kurucusu Atatürk; buna şu cümleleri ile dikkat çekmiştir. “ Bir Millet Ecdadını Aradıkça Yücelir”
İşte biz Domaniç’te bunu yapacağız!

KURUTULUŞ REÇETEMİZ, TARİH- DOĞA- TARIM

Gazetemizin internet sayfasında “Domaniç Gazetesi Diyor ki” diye misyonumuzu özetleyen bir açıklama var. Mealen; “ Domaniçliler doğduğu yerde doyacak. Bir tek Hayme Ana Torunu el kapısında karın tokluğuna çalışmayacak. Domaniç’i önce Türkiye sonra dünya yeniden tanıyacak. Yeniden doğuş yine Domaniç’ten olacak”
14 yıldan beri mücadelesini verdiğimiz bu davamızın yol haritasını da, reçetesini de tekrarlıyoruz; Tarih, Doğa ve Tarımdır.

DÜNYA DA VE ÜLKEMİZDE ÖRNEKLERİ VAR

Dünyada ve Ülkemizde, hangi ülkeye, hangi ile bağlı olduğunu bilmediğimiz ancak adını duyunca tanıdığımız özelliklerini bildiğimiz yerleşim merkezleri vardır.
Bataklığın ortasına dikilmiş demirden bir kuleyle dünyanın en meşhur kenti olan Paris bunlardan biridir. Şeytan ayağı efsanesi ile Ayvalık, yel değirmenleri ile Bodrum’dur mesela örnekleri. Peki ya yanı başımızdaki Eskişehir’e ne demeli? Yine bataklığın ortasına kurulmuş dereleri, sosyal tesisleri, parkları ile yaşanabilir bir şehir olmasını kime borçludur?
Evet, birkaç Eskişehir sevdalısına…

ÖNCE KENDİMİZİ TANIYALIM

Allah bize vermiş biz kıymetini bilmiyor değerlendiremiyoruz. Adam olana bunun utancı da günahı da yeter.
Domaniç, dünyaya 600 yıl hükmetmiş bir devletin kuruluş tohumlarının atıldığı yerdir. Ne demişti Atatürk? “ Bir Millet Ecdadını Aradıkça Yücelir”
Yücelmek ve için Yüceltmek için elimizde tarihi donelerimiz var.
Dünyanın en değerli şeyi altın mı, elmas mı, bilmem ne marka cep telefonu mu, elektrikli araba mı? Yoksa hava su ve toprak mı?
Dünyanın en değerli havasına, suyuna ve toprağına sahip Domaniç’in bu özelliğini neden ranta çevirmiyoruz?
Doğa harikası dağımızın altını oyup İnegöl’de ki fabrikaya kestirmeden gitmenin hayallerini kuran tünel kafalar, Domaniç’in Allah vergisi özelliklerini ön plana çıkaralım Domaniç’ e gelecekler kayırsın yolu da tüneli de bize ne !?
İstanbul’da bir üniversite de, Domaniç dağlarına, LOKMAN HEKİM DAĞLARI denildiğini kaç kişi biliyor?

Dünyanın tanıdığı alternatif tıbba, Türkiye hala kocakarı ilacı diye bakıyor. Özellikle şu pandemi dönemin de Bizim de uyanıp bu özelliğimizi kullanmamızın zamanı gelmedi mi daha. Adını sanını duymadığımız lüks et restoranların, “ Etleri Domaniç’ten alıyorum” dediğini duymuşsunuzdur.
Kayıların yüzlerce yıl önce keşfettiği bu özelliğimiz biz neden unuttuk?

GELELİM NETİCEYE

Dünya da, yaşamak için en önemli ne varsa tamamının kaynağı bizde. Bunu kullanacağız.

Tanıtım için tarihimizi kullanacağız; Sivrice Ertuğrul Gazi Tefekkür tepesini Selçuklu mimarisinde taşlarla hisar haline getirip oraya dev bir Ertuğrul Gazi Heykeli dikeceğiz. Kayıların Göç Yolu, Evliya Çelebi Seyahat Yollarımızı tarihe ışık tutacak sembollerle süsleyeceğiz. Domaniç Ebe Çamlığında dünyanın ilk ebe çadırını yeniden kuracağız. Yanı başında ki Alp Mezarlığını ve Ebe Hatun türbesini turizme kazandıracağız. Ebe Hatun Türbesin de yerelden başlayıp ulusala, ardından uluslararası Yılın Ebesi Ödül Töreni Anıtına çevireceğiz.

Kayı Alplerinin antrenman yapmak için kullandıkları, yağlı güreş, ok atma ve cirit gibi çalışmaları yaptıkları Güreş alanını meraklıların hizmetine sunacağız. Ebe Çamlığında Ebe Hatun Gözetiminde doğan, beşiğinin sallandığı Mızık Çamını yedi cihana tanıtıp duyuracağız. KIZILELMA hedefi ile yerli halkın gönlünü kazanmak için aksakallıların gönderdiği Hoca Ahmet Yesevi Müritlerinden Selim Dede ve türbesi inanç turizmi için müthiş bir argümanımızdır. Bunu Saruhanlar da ki Ebe ana ile de tamamladık mı?

Karaköy’de Osmanlının ilk savaşının ilk şehidi Savcı beyi, Anaların anası Hayme Ana’yı, iletişime daha o çağlarda verdikleri önemi göstermek için Kayıların Berçin de ki iletişim kulesini anlatabildik mi Atasını arayan Ati lerin cazibe merkezi olacağız.

GELENLERİ BOŞ ÇEVİRMEK OLMAZ ELBET

Atasını arayan Atileri için, Domaniç-İnegöl yolunu restoranlarla, mesire alanları ile, kamp alanları ile donatacağız. Safa’dan Güney’e tüm köylerimizin özelliklerini ve yetiştirdiklerini standarda bağlayıp profesyonel üretime geçeceğiz. Satışı önce yerli ziyaretçilerimize ileri de ise organik gıda da dünya markası olacağımız için Uluslararası piyasalara yapacağız.

SONUÇ;

Sevgili okurlar 14 yıldan beri yazdıklarımızın özeti olan bu uzun yazıyı okuduğunuz için teşekkür ederim!

Şurada yazılanlar yapmak siyasilere Domaniç-Tavşanlı yolunu yaptırtmaktan inanın daha kolay.

Biz istersek marka oluruz. Ondan sonra da düşük profilli siyasilerle uğraşmayız. Bizim yalvararak yaptıramadığımızı, azmimizi gören Cumhurbaşkanımız bir talimat ile yaptırıverir.

Atatürk diyor ya, “ O asil kan damarlarınızda mevcut” diye. İnanın Domaniçlilerin yüzde 99’unun kanında o asil kan mevcut. Bizi engelleyen yüzde birlik OLMAZCILAR. Partisini Domaniç’ten çok seven siyasiler. Oturduğu koltuğa güç verip saygınlık kazandıracağına, koltuğundan güç ve saygınlık kazanmaya çalışan liyakatsiz yöneticiler.

Domaniç’te yukarıda yazılanları uygularsak 14 bin Domaniçli burada ekmeğini kazanır. Kazandığı paralarla da istediği gavur icadı arabanın, telefonun alasını alır. Yurt dışı seyahatlere katılır.

Kısacası; Domaniçlinin cennete gitmek için ölmeyi beklemek yerine, Domaniç Cennetinde yaşamak için çalışmaya ihtiyacı var..