Bari burayı çözün !

Domaniç-Tunçbilek yolu ile ilgili bu güne kadar bulabildiğimiz 57 manşet atmışız. Son kongrede sitemler gelince yine yolunuz garanti dendi ama ciddiye alıp 58. manşetimizi atmak istemedik.

Yılan hikâyesine dönen Domaniç-Tunçbilek yolu tüm vaatlere, isyanlara tepkilere rağmen sürekli bahanelerle onlarca yıldan beri yapılmadı.

İnönü’nün açtığı, Ecevit’in asfaltladığı, Domaniç-Tunçbilek yolu ile yine Ecevit’in başlattığı, darbe döneminde Evren’in daha sonra Özal’ın tamamladığı Domaniç-İnegöl yolu günümüz şartlarına uygun olmadığı gibi trafiği de kaldırmıyor.

Kamera verilerine ve ölçümlere göre günlük 8 bin aracın geçtiği çevre yolumuzda Azrail, trafik magandaları, asit kamyonları ve trafik yoğunluğu ile pusuda yatıyor.

5 yıl önce Kütahya Valisi, sonraki yıllarda İlçemize gelen bakan video kameralarının önünde eski usul yol yapımları bitmiştir dediği halde, daha bu yaz karayollarının yol mıcırlaması sırasında onlarca aracımız hasar gördü. Trafik kazalarında canımızı Allah korudu.

Adeta insanlar ölsün diye yollara pusu atılıyor. Olmadık yerde daralan yollarımız, mıcırla kayganlaşan sözde asfaltımız, tırmanma şeritsiz dağ yolumuzda kelle koltukta araçlara biniyoruz. Yeni açılan yollarda devletin silindiri yokmuş gibi bir yıl boyunca yolu oturtacağız diye Karayollarına silindir hizmeti veriyoruz.

Bu insanlara, bu araçlara bu önlenebilir masraflara daha ne kadar katlanacağız?

Her ürünün en ağır gideri lojistik giderleridir. Bizde araçlar zaten pahalı, yakıt pahalı, vergiler yüksek, Domaniç’te bir de yoldan kaynaklanan tamir giderleri var. Domaniç’te her şey Tavşanlı’dan İnegöl’den daha pahalı derken bunları düşünmeden konuşanlar, bir de şu tamir giderlerini ve yol sorununu kendi siyasileri ile konuşsunlar.

Ha hiç birine güç yetirecek kapasiteniz yok mu? Bari şu futbol sahası altında ki köprüyü, birimiz ölmeden genişletin de bari daha fazla canlar yanmasın, kazalar olmasın!