KORONA ALDI BAŞINI GİDİYOR

Tarikatlara Cüppeli İsyanı; “ Mantar biter gibi tarikatlar kuruluyor. Önüne gelen kendini şeyh ve ya peygamber ilan ediyor. Din istismar ediliyor. Keseler doluyor. DİYANET denetlemiyor, Hükümet kulak tıkıyor, Maliye uyuyor. Olan Dinimize, Halkımıza ve özelikle de çocuklarımıza oluyor” diyor.
Borsa, altın rekor üstüne rekor kırıyor, hükümet hala uçuyoruz diyor. Suçu dış güçlerde arıyor.
Kurduğu ülkede, kurduğu DİYANET te, nankörlerin gazabına uğrayan Atatürk’e, bir darbe de kurduğu partiden geliyor. Hem bu sefer öyle kapalı kapılar ardından değil. Açık seçik CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, “ Ben Atatürk’e Atatürk demem” diyor !!!
Mavi Vatan Projesinde neler oluyor? Yoksa yine mi geri adım atıyoruz?
Kısaca, iç politikada bunlarla boğuşurken Korona da aldı başını gidiyor.
Dünya genelinde tırmanışa geçen Koronavirüs, insanları öldürmeye, ekonomileri çökertmeye güç artırarak devam ederken, ilçemizde de pozitif vakalar yüzlerle anılmaya başlandı.
Asil kaymakamın görevi bitmeden aniden elimizden alınmasıyla herhalde kontrol de bir süreliğine elden gider ki. Vay ki halimize vay.
Son yıllarda siyaset, 1988 öncesi gibi aşımız ekmeğimiz oldu. Meclis sınırlarını çoktan aşan siyaset, artık camide, kışlada, okulda, basında, adalette, kahvede, lokantada, sokakta, yatak odasında…
Biz aklımızı siyasetle bozup at gözlükleri ile ötekilerin suçunu, eksiğini arayaduralım. Korona belası yakında hepimizi komünist yapacak. Yani eşitleneceğiz.
Korona ile dolaşan bir sürü komplo teorisi var. Bir grup, “ İnsanları eve kapatıp tarımı ve üretimi bitirecekler. Her şey tek elden üretilecek. İnsanlara karın doyuracak kadar para verilecek” diyor. Öteki grup, uzaya gönderilen 42 bin uydunun parasını çıkartmak için herkes evlere kapatılıyor. Herkes her işini internetten ve bilgisayardan yaparsa uydu masrafları anca çıkar. Bunun için korana üretildi diyor. Diğer bir grup, 5G sistemi ile robotlaşmış çipli insanlar üretilecek. 5G frekansı, doğanın dengesini bozuyor. Koronayı çıkaran 5G diyor. Bizim bir takım din tüccarları da, “ İnsanlar azdı. Allah belalarını verdi” diyordu ama Korona birkaç şeyhe ve umredekilere de elleyince hemen sesi kestiler.
Sevgili okuyan dostlar, bu oyun çok büyük bir oyun. Biz de inanıyoruz ki bu korona belası insan üretimi. Amaçları nedir net bir şekilde bilemeyiz elbet. Ama bildiğimiz bir gerçek var ki. O da onlar bu savaşı kazanırsa hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.
Tarih yollarında 3 günden beri at koşturanlar, bizim gibi binlerce yıllık tarihi, kültürü olanlara yol gösterememeli. Bunun için de yapacağımız tek şey. Doğanın dengesini, ailenin huzurunu, vatanın birliğini savunan Öz Türk geleneğine sımsıkı sarılıp. Ergenekon’dan, Malazgirt’ten, İstanbul’dan, Çanakkale’den, Dumlupınar’dan kükrediğimiz gibi yeniden kükremek. Kükreyeceğimiz yer ise belli DOMANİÇ’TEN.
Küçümseyerek gülenler unutmayalım ki. Ergenekon’dan çıkan Türkü durdurdular. Türk Domaniç’ten/Söğütten yeniden çıktı sahalara. Hem de tam 600 yıllık bir destan yazdı. Küçücük Dumlupınar’dan çıkan Türkler. Yedi düveli denize dökerek bu vatanı bize bıraktılar.
Bırakalım siyaseti, şeyhi, arabı, ecnebiyi. Canlandıralım yeniden örfü geleneği Türkü…