SOSYAL MEDYA

Eskiden medya demek, gazetecilikti, radyoculuktu, televizyonculuktu…
Gazetelerin araştırmaya dayanan muhteşem özel haberleri, bir gün önceden televizyonlarda radyolarda duyurulurdu. Mesleğini seven insanlar tarafından fedakârca yapılırdı. Kamu yararına işler çıkartılırdı.
Dünyanın tüm gelişmiş kültürlerinde gazeteciler el üstünde tutulur, her konuda en yetkili ağızlardan gereken bilgiler verilir. Halkın doğru haber alma özgülüğü sağlanırdı.
Türkiye de Gazetecilik oldum olası sıkıntılıdır. Yetkililer asla bilgi vermek istemezler. 657 var derler. Git haber bilgilerini sokaktan topla derler.
Sokağın haberi de bellidir. Yüzlerce defa yaşadık. Dağda bir kaza haberine gideriz. Yaşlı amcam köpeği çapmamak için arabayı şarampole uçurmuştur. Kaza mahallinden Domaniç’e bir döneriz ki, meğer birini götürüyormuş da, alkollüymüş de, arabadan parçalayarak çıkarmışlarda, belasını bulmuştu… V.S. V.S….
“Yahu yok kardeşim öyle bir şey” dersin olay yerinden gelen bir gazeteci olarak. Derki; “ Yok yok ben iyi bir yerden duydum olay senin gördüğün gibi değil benim duyduğum gibiymiş” diye iddia eder. Ve halkta o şarlatana inanır iyi mi ?
Bizde, cahil halk detaylı gerçeklerle uğraşmaz. Kısa yalanları sever. Hani dinde de öyledir ya. Herkes Müslümandır ama kimse Kuran gerçeklerine inanmaz da uydurdukları efendilerinin yalanlarına kanar. Üstelikte dehşet bir iftirayla başlar söze; “ Kuran da her şey yazmaz” ne zaman okuduysa !?
Bizde resmi işyeri açanlar denetlenir uymadığı kural varsa cezalandırılır. Aynı işi kaçak göçek yapanlar ise affedilir. Yardımcı olunur idare edilir. Asla mağdur edilmezler.
İşte böyle bir zihniyet için Yahudilerin geliştirip Amerika üzerinden piyasaya sürdüğü sosyal medya bize tam da oturdu.
Sosyal Medyanın son bombası ceza evinde yatan bir siyasinin eşine yapılan ahlaksızca saldırı biliyorsunuz.
Ülkemiz de siyasilerin fotoğraflarını montajlayıp sözde haber yapan iftiracı ahlaksızlar işi, aile içi sapıklığa kadar götürdüler.
Her gün yüzlerce sahte haber yayan kısa yalan makinaları, işi hakkıyla yapan vergisini sigortasını ödeyen gerçek medyayı da yıkıp yerine geçmek için çaba harcıyorlar.
Gerçek gazetelerin, gazetecilerin ürettiği haberleri çalar kendininmiş gibi yayınlarda bir yetkili ağzını açıp gıkını çıkarmaz bunlara.
Ahlaklı bir yetkili, ahlaklı halk bunun önüne geçmezse, kim olduğu bilinmeyen sahte hesaplarla yalan üreten sağa sola iftira atan bu ahlaksızlar yarın bir gün sizi bizi bile bir birimize düşürür, sana bana bile ahlaksız saldırıda bulunabilirler.
Çok güçlüler, çünkü kim oldukları belli değil. Her siyasi kendi tarafını korumak için susuyor. Çok güçlüler, çünkü kimseye hesap vermek gibi bir dertleri yok. Çok güçlüler, bel altı vuracak kadar ahlaksızlar. Çok güçlüler, çünkü resmi olmadıkları için hiçbir giderleri yok.
VE EN ACISI
ÇOK GÜÇLÜLER KISA YALANLARI SEVEN MÜTHİŞ BİR KİTLERLERİ VAR.
Dünyanın uzakları yakınlaştırsın diye kullandığı, bilimin bilginin paylaşıldığı sosyal medyanın bizde ki durumu da maalesef bu !!!
Okurlarımızdan Allah Razı  Olsun !