“Halk istemezse gideriz”

Sosyal medyada madencilere karşı büyüyen tepkiler üzerine ilgili Maden Şirketinin Genel Müdürü İlçemize gelerek bilgilendirme toplantısı yaptı. Genel Müdür, “Bizim arama ruhsatımızı devletten alırız. Ama bizim için asıl önemli olan Yerel halkın iznidir. Eğer halk bize izin vermese de gideriz”

Domaniç Dağlarında 1990’lardan beri yapılan madem aramaları neticesinde, 2017 yılında Ayıtaşı mevkiinde 27 dönümlük ormanlık arazisinde hafriyat yapıldı. Yeşil ormanın içinde açılan bu yara geçtiğimiz günlerde Domaniç Sosyal sayfasının yöneticisi İsmail Karakoyun tarafından fotoğraflanıp paylaşması üzerine tepkiler çığ gibi büyüdü.

Artan tepkiler üzerine iki şirket yetkilisi Domaniç’e gelerek Domaniç Sosyal Platformu Yöneticisi İsmail Karakoyun, Haritacı Tahir Turan ve eski madenci Ramazan Öztürk ile Domaniç Gazetesinde istişarelerde bulundular.

Toplantı sonunda ileriki tarihlerde firma yetkililerinin geleceğini ve ya basın açıklaması yapacağını belirterek ilçeden ayrılan iki şirket yöneticisi 2 Haziran 2020 Salı Günü Domaniç Kaymakamı ve Domaniç Belediye Başkanı ile bilgilendirme toplantısı yapmak istediklerini iletiler.

İlçe Kaymakamı ve Domaniç Belediye Başkanı önderliğinde Domaniç Belediye Salonunda yapılan toplantıya İlçede ki siyasi parti temsilcileri davet edildi.

Ak Parti İlçe Başkanı Ahmet Özoğul, CHP İlçe Başkanı Murat Sert, MHP İlçe Başkan Vekili Selim Kayabaşı, İyi Parti Başkan Vekili Hakan Çağlar’ın hazır bulunduğu toplantıda Teck Madencilik San. Tic. A.Ş. Genel Müdürü Uğur Kızıltepe Türkiye’de madenciliğin tarihçesini, kendi şirketlerinin çalışmalarını slayt gösterisi ile katılımcılara anlattı.

Kızıltepe toplantıda “Türkiye’de 1980’lere kadar MTA’nın haricinde neredeyse hiç maden şirketi bulunmazken daha sonra çıkan yıllarda Yabancı şirketler bir bir ülkemizden çekildiler. Bu gün itibarıyla ülkemizde 20 alanda dünyanın en büyük altın madenleri hizmet vermeye başladı. Türkiye yıllarca altın madenin de Almanya’ya bağımlı bir ülke iken günümüzde saf altın ihraç eden konumunda. Almanlar bu yüzden kışkırttıkları çevrecilerle sık sık ülkemizdeki maden aralamalarını sabote ederler.

Bizim şirketimiz Söğüt’ten Domaniç’e kadar alanda maden arama ruhsatına sahip. Sadece Domaniç’te 8 bin hektar alanda arama ruhsatımız var. Hali hazırda Domaniç’te elle tutulur bir Altın veya Bakır rezervine ulaşamadık ama var olduğuna inanıyoruz. Çünkü Osmanlı da buralardan altın çıkarmış.

Eskiden altın veya maden aramalarında çevre dikkate alınmazdı. Günümüzde ise bu işler son derece titizlikle yapılıyor ve biz çevre konusun da ne kadar duyarlı olduğumuzu her platformda ispatlamaya hazırız. Bergama’da ilk maden arama yıllarında çıkan yaygaralara bakın bir de bu gün Bergama’nın bu günkü haline bakın. Sizleri oralara götürelim gezdirelim. İstediğiniz çevreci madenci bilim adamlarınızı da alın gelin. Her şeyi şeffaf bir şekilde açıklarız. Dünyanın en çok altın ziynet eşyası tüketen ülkesiyiz. Yıllarca başka ülkelere milyon dolarlar vererek getirdiğimiz altını artık kendi maden ocaklarımızdan çıkarıyoruz.
Biz ne hırsızız, ne de terörist, tüm işlemlerimiz devlet denetimi altında. Memleketim Eskişehir ama Kütahya’da okudum Kütahya’da büyüdüm. 30 yıl buralarda kaldım kendi memleketime para için zarar vermem ama altının da toprak altına kalmasını istemem.
Ormana kesimi biz yapmadık, Orman yaptı. Biz sadece bedel öderiz ve bu bedel ağır bir bedeldir. Ağaçlar kesilmeden parasını öderiz. Çevre düzenlemesi için orman bölge müdürlüğünün bedelini öderiz. Daha sonra dikilecek ağaçların parsını öderiz. Domaniç’te ödedik te. Kasım da dikimler başlıyor.

İstediğimiz madeni burada bulursak bu açık ocak mı, kapalı mı olur, onu şartlar gösterir. Şimdiden bilemeyiz. Duruma göre en ekonomik olanı yaparız. Ama şundan emin olun Domaniç’te maden açılması neticesinde tahrip edilen yerler eskisinden daha iyi bir şekilde Domaniç’e iade edilecektir. İstenilen miktarda Domaniç’te madene ulaşılırsa 150 milyon dolarlık bir yatırımla buraya gelinecek. Bu parayla Domaniç ihya olur. Kimse yanlış anlamasın bu parayı alın ormanı verin de demiyoruz. Ormanları hepimizin yaşam alanıdır. Asla zarar vermeyiz. Madenciler ormanı ödünç alır. Emanete de hıyanetlik etmez. Sizin dillendirdiğiniz o günler çok gerilerde kaldı.

Maden şirketleri arama ruhsatını devletten alır. Ancak çalışmak için yöre halkının iznini de alır Domaniçliler, “Biz burada çalışma yapılmasını istemiyoruz” derse bırakır gideriz. Halka rağmen bir şey yapmayız.

Ama ülkemiz ekonomisi için de bu madenlerin toprağın altından çıkarılması hepimizin ve ülkemizin yararınadır” dedi.

Genel Müdür Uğur Kızıltepe, isteyen Domaniçlileri bir madenimize götürüp gezdirmek isteriz. Orada bizi değil halkı dinlesinler. Oranın insanı köylüsü esnafı ile görüşsünler. Keşke korona olmasaydı da daha geniş katılımlı bir toplantı yapabilseydik. Hal ve sivil toplum örgütleri de olsaydı ama sıkıntılı günler biter bitmez daha geniş katılımlı bir toplantı ile tekrar bir sunum yapmaya da hazırız” dedi.

Toplantıda, İlçe Kaymakamı Ahmet Salih Poçanoğlu, Belediye Başkanı Sahvet Ertürk, Ak Parti Başkanı Ahmet Özoğul, MHP İlçe Başka Vekili Selim Kayabaşı, İyi Parti Başka Vekili Hakan Çağlar ve Domaniç Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Yiğit’in sorularını yanıtlayan Genel Müdür Uğur Kızıltepe, “Ayrıca konunun uzmanlarını da bulup getirirseniz onların da tüm sorularını yanıtlamak isterim. Biz son derece şeffaf ve çevreci bir şirketiz” diye de ekledi.