Domaniç’in kaybolan meyvelerini canlandıracağım

Esnafın Ahvali Yazı Dizimizin 12. Konuğu Hüseyin Dinç

YERLİ ESNAFIMIZIN AHVALİ | RÖPORTAJ | SERDAR YİĞİT

Esnafın Ahvali Yazı Dizimizin 12. Konuğu Hüseyin Dinç
Bu haftaki konuğumuz Dinç Seracılık sahibi Hüseyin Dinç.

Hüseyin Dinç 2 çocuk babası. 62 yaşında ve Domaniç’in yerlisi. İnegöl Endüstri Meslek Lisesi mezunu. 1980 yılında Sarıkamış’ta vatani görevini tamamlamış. Askerden sonra Tunçbilek’te Elektrikçi olarak işe başlamış. Emekliliğine 5 sene kala başladığı seracılık macerasını bizimle paylaşıyor.

İLK TECRÜBE KARNABAHAR İLE KÖTÜ BİTMİŞ

Hüseyin Dinç, “ Tunçbilek’ten emekliliğime 5 sene kala yani 1996 yıllarında Domaniç’te ilk seraların kulanın oraya kurulduğu zamanlar. Ben hevesliyim, İnegöl’den karnı bahar fidesi aldım. Bulunduğum yere ektim. Ama tabi hiç bir bilgim yok. Mayıs ta diktik Temmuz da oldu karnıbaharlar. Oldu ama ne insanlar yedi, ne hayvanlar yedi. Öğrendik ki yazın karnabahar olmuyormuş ve 2 römork karnı baharı çöpe attık geldik” diyerek ilk tecrübesinin kötü başladığını anlatıyor.

İKİNCİ GİRİŞİMDE OLUMSUZ SONUÇLANIYOR

Daha sonra, “Kaymakam İsmail Gültekin’in öncülünde seralar kuruldu. Ziraat başarılı olamadı. Kaymakam Domaniç’ten bu işe meraklı birine verelim demiş. Ziraat Teknikeri İbrahim Yıldız’ın aklına ben gelmiş. Bana anlattı, her şeyi vereceğiz Domaniç’e te faydan olur dediler. Olur dedik. Baktım iyi. Kabul ettim. Yenişehir’de ziraat mühendisi bir arkadaşım var ona danıştım. Toprağımı götürdüm dediler bu toprak killi olmaz. Domaniç’te dağlardaki toprak olur. 35 römork bu seraya toprak döşedik. Kaymakam bana çok kızdı. Beni icraya verdiler. Elimden serayı aldılar”

“HIRSLANDIM BU MELEKETİN EN İYİ SERACACISI OLACAĞIM DEDİM”

“Ondan sonra hırslandım ben bu işi yapacağım. Bu memleketin en iyi seracısı olacağım dedim. Gittim Orhangazi, İznik neresi varsa bu işi kimler yapıyorsa. Minibüsüme yatağımı yorganımı koydum. Bir koyulurdum yola bütün seraları gezerdim. Böyle çapalayarak bu işleri öğrendim. Şuan olduğum yere küçük bir kulübe yaptım eşimle bildikte burada yaşadım. 2001’de Emekli olduktan sonra büyüterek devam ettik. Şimdi 5 tane seram var. Açık tarla sebzeciliği var. Ayrıca Yenişehir’de yerimiz var. Mühendis arkadaşlar orada ekiyor, Cumartesi sebzeler toplanıyor. Pazar buraya geliyor. Pazartesi Domaniç’te taze taze satıyoruz. Öyle halden mal getirmiyoruz, bu yüzdende daha ucuz oluyor. Tere, roka, marul, maydonuz, dere otu, taze soğan, domates, biber, taze fasulye gibi çeşitlerimiz var. Şuan 1 buçuk dönüm burada sera, Yenişehir’de 5 buçuk dönüm tarla, 6 dönümde açık alanda burada var.”

“DOMANİÇ’İN FİDE İHTİYACINI BEN KAŞILIYORUM”

“Bundan 18 yıl önce Domaniç’in fide ihtiyacı, Balıkesir, Manisa gibi yerlerden karşılanıyordu. 70 -80 bin lira dışarıya gidiyordu. Şimdi fide çim zamanı vatandaş buraya geliyor. Domaniç’in fide ihtiyacını yüzde 70’ini ben karşılıyorum. En önemlisi kimse fide için dışarıya gitmiyor. Mesela bu sene bir yenilik yaptık ve 40 çeşit biberimiz var”

“BAŞKA YERİN FİDESİ DOMANİÇ’İN İKLİMİNE UYMUYOR”

“Bizim Domaniç’te yetiştirdiğimiz çimlerde, adaptasyon olayı vardır. Domaniç’in gece soğukluğuna, yani Domaniç’in iklimine uygun yetiştiği için burada verdiğimiz bitki strese girmez. Başka yerden gelen fide oranın iklimine uygun, buraya gelince adapte olamıyor. Bitki kendine gelemiyor ve 15-20 gün geç oluyor”

“EĞER HANIMIM OLMAZSA HİÇ BİR ŞEY YAPAMAM”

“Benim bu işi yapmamda en büyük etken, arkamdaki güç, üniversite mezunu memur emeklisi eşim var. Eğer hanımım olmazsa hiç bir şey yapamam. En büyük destek ondan geliyor. İşleri bölüşüyoruz ekim işlerini, ilaçlama işlerini ben yapıyorum. Hanım sulama, ot yolma, muhasebe işlerini yapıyor. Ben paraya karışmıyorum. Hanımla baş başa verdik ölene kadar yapacağız bu işi”

“ÇİCEKCİLİĞE BAŞLAYALI 16 SENE OLDU”

“Çiçek işi ise 16 sene oldu. İlk başlatan o zamanın Domaniç Belediye Başkanı Kadir Yaşar’dı. O destek oldu. Ertuğrulgazi caddesine iş yeri açtık. 12 – 13 sene sürdü ama veresiye bizi batırdı. 5 bin liralık malım varsa 25 bin lira alacağım vardı. Veresiyenin altından kalkamadım. Şimdi ise burada yetiştiriyorum”

“FİDANCILIĞA BAŞLAYACAĞIM”

“Allah izin verse fidancılığa başlayacağım. Tekniker arkadaşımı buraya getireceğim, aşığı yaptıracağım. Millet hangi meyveyi istiyorsa alacak”

“KORONA DURUR, BOĞAZ DURMAZ”

Dinç, ”Koronavirüsü çok takmasınlar. Aşısı bulunuru, yarın çözülür. Yani korona durur, ama boğaz durmaz. Şimdi büyük yerlerde fide fiyatları değişti. Önceden 7 ay sonra ödeniyordu şimdi peşin istiyorlar. O yüzden üreticiler fazla ekmiyor. Önünü göremiyor. Geçen sene sebzeden zaten kimse para kazanmadı. Bu sene her şey peşine dönünce sıkıntı olacak. Millet bu sene işini garantiye alacak ve kendisi ekecek. Kendi ekip kendi yiyecek, dışarıdan beklemeyecek. Mesela Domaniç’in salçalık domatesi dışarıdan geliyor. Oldu da koronadan dolayı gelmedi. O zaman salça fiyatları çıkacak. Vatandaş eksin domatesini kendisi yapsın” diye uyardı.

“PAZAR YERİNDEN MEMNUN DEĞİLİM”

“Pazar yerim arkada kalıyor. Pazar çok iken benim yerim ortadaydı. Şimdi Pazar bitti. Şimdi ben arkada kalıyorum. Altımda bir Tavşanlılı var önümü kesiyor ve sadece tanıyanlar geliyor bana. Pazar yerinden sıkıntılıyım birde veresiyeden. O yüzden ben veresiye vermiyorum artık. Ayrıca bilgi yönünden artık Domaniç’le bağım kalmadı. Onları artık Yenişehir’den görüyorum. Daha bilgili ve sebzeciliğin merkezi orası”

“DOMANİÇ’İN KAYBOLAN MEYVELERİNİ CANLANDIRACAĞIM”

“Geçen sen başladım bu çalışmaya. Domaniç’te nesli kaybolan meyvelerimiz var. Sarı cicem derlerdi eskiden, dağlarda alıç doluydu, böğürtlenimiz çoktu. Bu sene başlayacağım, ahu dutu, böğürtlen, alıç, erik, siyah vişne bu gibi nesli kaybolan bu ürünleri tekrar canlandırmak istiyorum”

“2 ÇOCUK YETİŞDİRDİK. ŞİMDİ BİNLERCE YETİŞTİRİYORUZ”

“Ben sabah gün doğumunda kalktım mı seraları gezmem lazım. Onlar benin bebeğim. Nasıl bebeği sabah annesi kalkar emzirir altını alırsa. Bende öyle bakarım. 3 gün bakmasam fidelerim bana küser. Ben şimdi fideye bakınca gübresi mi eksik, suyumu eksik bilirim. Biz hanımla 2 çocuk yetiştirdik. Şimdi binlerce yetiştiriyoruz”

“Lokantaların pidecilerin ve Domaniç in tüm marul ihtiyacını karşılıyorum. Hafta sonu dâhil motorla araba ile evlere bahçe işleri için çiçek teslimi için servis yapıyorum. Şuanda bu işlerimden 12 kişi ayrıca ekmek yiyor. Devamlı yevmiye değil, yarım yevmiye, iş olduğu zaman. Özellikle emekliler hepsinin evine bir şekilde ekmek veriyorum” diyerek sözlerine son veriyor.