KIYMETİNİ BİLEMEDİĞİMİZ NERDE O ESKİ RAMAZANLAR VE BAYRAMLAR??

Bundan tam 30 yıl önce idi sanırım ben galiba 9-10 yaşlarındaydım yine böyle Mübarek Ramazan ayı bu yıldaki gibi Mayıs ayında olduğu gibi gelmiş biz de onu layıkıyla karşılamaya çalışmıştık. Ramazan Bayramını da gerçekten Bayram gibi geçirmiştik.
Rahmetli anam babam dedem ve babaannem hepsi sağ ve sağlıklıydı.
Şimdiki gibi nerde böyle herkesin kapısının önünde hususi aracı…
Ben naçizane Domaniçliydim ama Domaniç’in D’sini bilmezdim…  Çünkü Domaniç’e mecbur olmadıkça düşmezdi bizim yolumuz…
Eskişehir’den her bayram, Bozüyük ilçesine bağlı Donbayçayır Köyü eşrafında tek kahveci daha hâlâ sağ bildiğim kadarıyla Şaban Ağanın sarı minibüsüne balık istifi doluşurduk. Sırayla Göynücek, Devlez en sonunda da Dombaycayır.
Ha o baba dede dostu Şaban Ağam köy kahvesine oturtup bir bardak tavşankanı çayı bize içirmeden bizi köyümüze ulaştırmazdı.
İllaki o çayı içeceksin arkadaş kaçarın yok maalesef…
Adamın huyu bu ne edersiniz…
Kulakları çınlasın o zatın….
Ah bir de köye varıp biz yürüklerin tabiriyle eben karşılamışsa seni önüne ne koyacağı şaşırır sofrayı fazlasıyla donatır seni doyurmak için çırpınır da çırpınır mübarek kadıncağız. Bizde de ne mide varmış arkadaş babamın tabiriyle biz “sana yağı çocuğuyuz” tabi… Ebem bizim ağzımıza köy yumurtasını, tereyağını yememiz için tıkıştırdıkça yememek için diyar diyar kaçardık ondan…
Rahmetli Ebem Arife günü akşamına da bayram sabahı için ellerimizi de bir güzel kınalardı ki sorma gitsin. Bütün oda o kına kokusuyla dolmuştu bile… Ellerindeki o kınanın kokusunu içine çeke çeke bütün gününü gün ederdin, senden mutlusu huzurlusu da yoktu arkadaş emin ol… Hele ki o Bayram sabahı yok mu sabah erkenden kalkıp o küçücük caminin önünde yerimizi alır baba ve dedelerimizin bayram namazından çıkmasını ellerimizde şeker koyacağımız poşetler heyecanla beklerdik, çünkü şeker toplama yarışı vardı bizim çocukluğumuzda,  kimin daha çok şekeri olacak tatlı kavgaları vardı biz çocukların arasında…
Ne güzel Bayramlarmış be insan büyüyünce anlıyor her şeyin kıymetini değerini ..
Eskiler zaman zaman, gelen gideni aratırmış derlerdi de inanmazdım.
Ey CORONA;
Senin yüzünden ne Ramazan’ı Ramazan bildik ne de Bayram’ı Bayram bildik..
Laf aramızda bize öyle bir sille vurdun ki .
İnan feleğimiz şaştı, şavkımız kaydı..
Haklıymış geçmişteki o güzel gani gönüllü insanlar.
Peki ya şimdi????
Ya gerçekten sorarım size bu seneki mübarek Ramazan Ayı ve Bayramı güzel geldi mi size, yoksa herkes benim gibi nerde o eski bayramlar diye iç mi geçirdi?
Hey gidi kimin nerde nasıl ürettiği belli olmayan, menşei neresi bilmediğimiz koca illet düş artık yakamızdan diyelim…
Ve sonra biz bizi, kendimizi bulalım evvela değil mi??
Neyse biz Türk Milleti her suçu başkasına atmayı iyi yapan milletiz hepimizin malumu..
Ah bir de anın tadını çıkarmayı bir öğrenebilsek..
Velhasıl kelam Ramazan Ayını da bitirdiğimiz şu günler de…
Nerde o eski Bayramlar desek de, Bayramı Bayram gibi yaşamaya çalışalım en iyisi..
Yazıma son verirken Bütün Domaniç Halkının ve İslâm Âleminin Ramazan Bayramı Mübarek Olsun..
Daha nice Bayramları bu günleri aramadan güzellikler ile dolu dolu geçirmenizi temenni ediyorum.
Kalın sağlıkla
Evinde Kal DOMANİÇ…