TARİH TEKERRÜRDEN İBARETMİŞ (!)

Tarih Hocamız Paşa Nuri derse girer girmez, “ Çocuklar bu gün ’10 Mart Korona Hatırlama Günü’ bu gün size dünyamızın ve ülkemizin yüz yıl önce Neler yaşadığını anlatacağım” dedi.
Ve başladı Anlatmaya:
“Çocuklar, bundan 10 binlerce yıl önce olduğu gibi, yıllar yıllar önce de, insanlar yine iyice azmış.  Eski azgınlıklarının önüne, Din ve Allah korkusuyla geçen insanlık, bu sefer çok daha ileri giderek azgınlıklarına dini de alet ettiklerinden, hiç bir şey yapamaz hale gelmişler.
O günlerde üçü de Afrika kökenli 3 Din varmış. Bunların ilki Yahudilikmiş. Bunların ibadethaneleri olan Sinagoglar da, ibadet yerine, savaş stratejisi belirlenmeye başlanmış. Yahudiler, kendilerinden sonra gelen Hıristiyan’ları bir birine düşürüp yıllarca kardeşi kardeşe kırdırmışlar. Onlarca yıl savaştıktan sonra uyanan Hıristiyanlar, uyanıştan sonraki yıllarda bir birleri ile konuşup anlaşmaya, birlikte çalışmaya başlamışlar. Ne var ki aralarında anlaşan Yahudi ve Hıristiyanlar en son din olan  Müslümanlara saldırmaya başlamışlar. İslâmî önce bölmüş sonrada bir birine düşürmüşler… Dünya ipini koparmış. Din savaşları, petrol savaşları, iktidar savaşları derken, aradan silah ve ilaç tüccarları çıkmış. Bunlar çok çok zengin olmuş ve kendilerini adeta yeryüzünün Tanrısı gibi görmeye başlamışlar. Zengin azınlık ile yoksul çoğunluk arasında sürekli açılan makas, zamanla yeni bir tür daha yaratmış; ORTA DİREK! Bunlar da her iki taraftan nemalanmaya çalışan  HAİNLER…Dinlerini ranta çevirmiş. Her dinin başına getirdiklerini, kendi çıkarları çerçevesinde kullanmaya başlamışlar. İbadethanelerde Müminler, ibadet ve dualarla meşgulken ve  haline şükrederken, bunlar, bizdeki tabiriyle; ” imamın dediğini yap yaptığını yapma” felsefesiyle kendileri lüks içinde, cemaatler yoksulluk içinde yaşamaya başlamışlar. Oburluk duyarsız, ahlaksız imansız bir kitle üretmiş. Ahlâk çökmüş, çevre kirletilmiş, doğanın dengesi bozulmuş…
Sonra bunların başına nereden geldiğini bilemedikleri KORONA adında bir bela gelmiş. Korona öyle bir bela ki, sınıf tanımıyor. Zengin, yoksul, dinli dinsiz, kral, çoban denk getirdiğini  öldürüyor. Zırhlı araçları, kale gibi duvarları delip geçen korona, tüm dinlerin ibadethanelerini de, en lüks eğlence yerlerini de, küçücük kahveleri de bir bir kapattırıyor. İnsanlar, jandarma polis gücüne gerek kalmadan kendi kendilerini evlerine hapsediyor…
Ama ortada çok ilginç de bir durum var. Korona çocukları öldürmüyor mesela. Çevreye zarar vermediği gibi insanın zarar vermesini de engelliyor..!
Aylarca süren bu esaretin ardından, ormanlar cıvıl cıvıl, çevre ve hava tertemiz, sokaklar bomboş…. Uzun süre evde kendi kendini kapatan insanlar, düşünmeye başlamışlar; ” Biz ne yaptık”  diye. Aynı Tanrıdan gelip neden ayrı düştüklerini, paradan da güçlü şeylerin olduğunu, temizliğin, dürüstlüğün, israfın, yalanın dolanın, entrikaların kendilerini nasıl katlettiklerini, doğaya verdikleri zararı anlamışlar.Korona dünya da çok canlar yakmış. Çok acılara neden olmuş ama Din savaşları bitmiş, iktidar savaşları bitmiş, dünya halkları bu dayanışma dan sonra hepsinin de eşit ve kardeş olduklarını anlamışlar. Doğaya verdikleri zararın farkına varmışlar. Bir ağaç gibi tek ve hür ama kardeşçe yaşamasını öğrenmişler. Allah’ın gücü karşısından kendi elleri ile yaptıkları putların kendilerini koruyamadığını görmüşler ve Yepyeni bir dünya düzeni kurmuşlar” Tarih Hocamızın bir solukta anlattığı olaya kimse inanmadı tabi. İnsan denilen yaratık bu kadar aptal olmazdı çünkü.  Paşa Nuri, böyle düşündüğümüzü anlamış olacak ki; “Çocuklar milyonlarca yıldan beri var olan İnsan tarihinde hep azdı. Hep abarttı. Hep kırdı döktü ama hatalarından hiç ders almadı işte bu yüzdende Tarih Tekerrürden İbaretmiş” dedi.