BAŞKANIMA MEKTUP

Değerli Başkanım Sayın RECEP TAYYİP ERDOĞAN’ a bu mektup asla ve katha hiç bir zaman elinize ulaşmayacak biliyorum. Lakin bu mektubu size ulaşamayacağını bildiğim halde kendimce yazmak gereği duyuyorum. Bu mektubu okuyanların bazıları bana deli divane gözüyle bakacaklar onunda farkındayım. Olsun baksınlar hiç önemli değil inanın…
Ama yine de bu mektubu yazacağım. Kütahya ili Domaniç ilçesinde ikamet eden bir vatandaşınız olarak size Osmanlının yaylası Domaniç’ten kucak dolusu selam ve sevgilerimi sunuyorum.
Ah be Başkanım siz ne yaptınız böyle 2002 den bu güne bizleri 17 yıllık Ak parti döneminde yaptıklarınız biz ülke halkı olarak başımızı döndürdü, artık size ne diyeceğimizi nasıl hareket edeceğimizi bilemedik. Ya bu kadar hızla yaşadığımız bu ülkede var olan düzeni değiştirmek zorunda mıydınız? Soruyorum size buna gerçekten mecbur muydunuz? Biz zaten alışmıştık o kurulu düzene inanın, biz alışmıştık belirli bir kesim olanlar hariç insan statüsüne konulmamaya, biz alışmıştık böyle gelmiş böyle gider türküsünü her vakit söylemeye… Öyle bir geldiniz ki bizim tabiatımızı, sıradanlığımızı alt üst ettiniz. Bizlere neler neler yaptınız ve başımızı döndürdünüz. Mesela memleketimizi bazı illerinde deprem oldu her şeyden önce bize devletin bir nefeslik dahi yakınımızda olduğunu gösterdiniz, yine misal sel felâketi yaşandı bazı illerimizde yine anında o ilimizin yaralarını sarmak için bir koşuda geldiniz.
Her köyde 3 hadi bilemedin 5 traktör varken şimdi her evin kapısında sıfır olmasa da işini görecek traktör var amma tarla ekmeyi harmanı hasatı unuttuk başkanım.
Bir zamanlar yeşil kart vardı o kartı olan hastaların hastanenin değil ön kapısından girmeyi arka kapısının yanına bile yaklaştırılmayan .. Amma koca koca otel konforunda şehir hastanelerini kurup hizmetimize sunmakla hiç iyi bir şey yapmadın başkanım, inan biz o hastahanelerin için de kayboluruz kimse bizi bulamaz emin olun. Biz millet olarak inan öyle hazıra rahata alıştık ki hayatta bu alışkanlıklarımızdan vazgeçemeyiz vallahi …
Daha çok yazacak yeniliklerin var biliyorum, yazsam sayfalara sığmaz
Ve aklıma bir soru takılıyor ister istemez. Ve kendime soruyorum ben bu başkanlık makamına yakışan başkanıma bir vatandaş olarak karşılık olarak ne verdim. Koskocaman bir hiç….
Sadece o nasıl olsa beni duymuyor diye sırf ona muhalefet yaptığımı inanarak sövdüm saydım ağız dolusu küfür edip, ağız dolusu beddua etmekten de geri durmadım.
Sövdükçe, küfür ettikçe mutlu oldum, kendi nefsimi böylece onore ettim gökyüzüne çıkardım. Ve senin bana yaptığın hizmetler ile asla ben doymadım, sanki anamdan doğduğum günden bu güne bu hizmetler varmış gibi senin buna mecbur olduğun fikrini çevremdeki insanların yanında ağzıma sakız edip konuştum konuştum konuştum ve senin yaptıklarından fazlasıyla yararlanmama rağmen sana sövmekten, sana küfür etmekten asla vazgeçmedim.
Çünkü ben insanoğluyum ve benim gibi nankör varlık yaratılmamıştır bu cihanda, ben bana yapılan iyiliği güzelliği hemen unutmakta bir numara öndeyim. Ve ben yine bana sağladığın hizmetleri işim bitince unutarak gösterdim sana olan minnettarlığımı…
Ama sen yine de bana vatandaşım dedin ona hizmet şart diyerek bu yoldan hiç geri durmadın. Çünkü bu senin fıtratında yoktu BAŞKANIM…
Sen ailen tarafından hizmet için yetiştirildin, dava adamı olarak eğitildin.
Ama Başkanım şunu iyi bilin ki ben sizin davanıza, hizmet aşkınıza asla ve asla inanmayacağım, her zaman senin bu sevdanı inkar etmekten sana sövüp saymaktan sana küfür etmekten sana beddua etmekten geri durmayacağım.
Maalesef ki bu insanoğlu olarak fıtratımda var. Can çıkmayınca huy çıkmaz imiş BAŞKANIM… Bu fikir ve düşüncem dünyanın bütün düzenini yıkan ve kasıp kavuran corona virüsünden dolayı yapmaya çalıştıklarını görmezlikten gelerek değişmeyecek kusura bakmayın
En iyisi Başkanım sen bu sevdadan bir an önce vazgeç inan hiç bir zaman bize yaranamayacaksın, bak bunun teminatını verebilirim sana… Çünkü benim gözlerim o kadar kör olmuş ki ben bana yapılan hizmetin ne kadar güzel ve faydalı olduğu asla göremeyeceğim.
Sende bir vatandaş olarak ricam şu ki bu hizmet sevdandan vazgeç bir an önce normal hayatına dön, çünkü senin de her insan gibi yaşam hakkın var. Ve bu hakkı seni anlamayan, anlamak çabası içine girmeyen, anlamamayı seçenlere harcamana değmez inan.
Bu düzen böyle gelmiş böyle gider başkanım. Çünkü biz insanoğlu olarak bu fikir ve düşünce içinde olmaktan asla vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz.
Kal sağlıkla BAŞKANIM