BUNLARIN ORGANLARINDAN FAYDALANSAK!

Yıllar öncesi ben de futbolu severdim. Galatasaraylıydım. Ama hiçbir zaman fanatik olmadım. Sadece Galatasaray yenerse sevinir, Galatasaray maçlarında heyecanlanırdım. 24 yaşıma geldiğimde Hürriyet Gazetesinde serbest muhabir olarak işe başladığımda, benden istenen bölgemde ki amatör kulüplerin maçlarını haberleştirmemdi. İlk bu maçlardan başladı futbolu sorgulamam… Sonra, Ünlü Türk Antrenör Mustafa Denizli Almanya 2. Lig Takımı, Bizim Alemanya Aachen’in başına getirildi.
Denizli’nin organizatörlüğünde Tüm Türk 1. Lig takımları Aachen’e gelmeye başladı.
Maç öncesi, “ Gazeteci Abeey, şeytan Rıdvan bizim tribünün önündeyken bir fotoğrafımı çek sana 500 mark vereyim. Abeey Hakanla bir fotoğrafımızı çekiver ne istersen vereyim. Gazeteci Fatih Terim ile beni görüştür ne istersen…”
Maçtan sonra beklenen sonuç çıkmazsa, küfürler, hakaretler, ortalığı bir birine katmalar, bizim takımlara gol atan Alemanya Aachen oyuncularına saldırılar. Bir Türk olarak utancımdan yerlere girmeye başladım. Alman arkadaşlarımın, ‘Siz de bu kafa varken…’ diye başlayan yerici sözlerini başım öne eğik dinlemek zorunda kalırken zamanla sapık taraftarların yüzünden futboldan nefret etmeye başladım.
Gösteri, protesto, yapan halka saldıran ve şiddet uygulayan polise gıcıktım ama aynı polis azgınlık yapan taraftarı coplarken, beni utandıran taraftardan öcümü alıyorlarmış gibi gelirdi bana ve ekran karşısında polise, “ Vur kardeş vur şerefsize” diye bağırırdım.
Her oyunda ki ilk kural iki tarafın olmasıdır. Rakipsiz oyun nasıl olacak bilmiyorum. Bu futbol taraftarının büyük bir kısmı, “ Bizim takıma gol atana” diye başlayıp, rakip takımada taraftarına da ana avrat küfür edebiliyor. Oysa baba oğul farklı takımı tutabildiği gibi iki kardeş de farklı takımları tutabiliyor. Bırak sokaktaki arkadaşları ve ya diğer insanları evdeki sapık taraftar evdeki rakip takımı tutan kardeşine ana avrat küfür ediyor. Babasına ana avrat küfür ediyor. Bu nasıl bir sapıklıktır ki. Ne şehit olan asker, ne ekonomik sıkıntılar, ne kendisini aç ve açıkta bırakan siyasetçiye takılmayan sözde adamlar, karşı takıma kin kusuyorlar. Ölen asker, depremde yıkıntı altında kalan kardeşler, açlıktan intihar eden kamyoncular umrunda değil, onun takımına gol atan askerini vurandan daha kötü onun için.

Her zaman diyorum. Ben idama karşıyım. Suçluya ömür boyu cezaevinde bakılmasına da karşıyım. Biz bu topluma zararlı insan müsveddelerinin organlarından faydalansak var ya..!