DOMANİÇ’İN DELİLERİ

Kırk çadırlık bir beylikten cihan imparatorluğuna dönüşen Osmanlı’nın büyümesindeki en etkili unsurlardan biri, kurduğu sistemli ordularıydı. Osmanlı Devleti’nin askeri teşkilatı içerisindeki ordular; Kapıkulu Askerleri, Eyalet Askerleri ve Yardımcı Kuvvetler olarak çeşitli sınıflara ayrılırdı.

Bu askeri sınıflar içerisinde yer olan bir zümre, diğer askeri zümrelerden ayrı değerlendirildi. Bu askeri grup, Eyalet Askerleri sınıfında yer alan “DELİLER” ocağıdır. Osmanlı’nın korkusuz süvarileri Deliler. Lakapları Deli’ydi ama bunun nedeni akıl sağlıklarıyla alakalı değildi. Tam tersine gözü kara oldukları içindi… Öyle ki Osmanlı toplumundaki anlamı çok büyük olan bu askerlerden, Evliya Çelebi de Seyahatnâme’sinde bile bahsetmişti.

Deli sözü,Türkçede mecnun anlamına gelir, ama bundan bu adamların akıllarını yitirdikleri anlamı çıkarılmamalıdır. Deli ismi, kendilerine göre değerli olan için kendilerini tehlikeye atmak konusunda azim ve inattan dolayı verilmiştir.

Gel-gelelim bizim DOMANİÇ’in Delilerine.

DOMANİÇ’te öyle bir zümre var ki ; DOMANİÇ ortak paydası altında her alanda DOMANİÇ’imizi hak ettiği noktalara taşımanın gayreti içinde olan, bu hedefe ulaşmak için kuşkusuz, her daim kendilerinden taviz veren, bütün olumsuzlukları DOMANİÇ’in ve DOMANİÇ’linin kaderi olmaktan çıkarmak için siyasi ve kültürel farklılıklardan soyutlaşmış “DOMANİÇ” kimliği altında toplanıp, birbirleriyle kaynaşan ve kararlı bir dayanışma ile DOMANİÇ’imizin geleceğine güvenle sahip çıkmaya çalışan DOMANİÇ’in delileri diyeceğim ben onlara.

Örnek vermek istiyorum ki; Bir çok DOMANİÇ insanınıda sayabilirim. Herkesin bildiği, belkide delilik yakıştırmama alınacaklar. Ama olsun. Onlar tam bir DOMANİÇ delisi. İyiki var o deliler. Hesapsız kitapsız ortak paydası DOMANİÇ olduğuna inandığım DOMANİÇ’in Gönül Elçileri. “DOMANİÇ GAZETESİ”…. Ne yazmak istediğim bu örnekle daha net anlaşılacaktır umarım. Buradan gazetemizin çalışanlarının 10 Ocak çalışan gazeteciler gününü kutluyorum.

Ama o DOMANİÇ delileri Bir iş yapınca, birileri hemen teşhisi koyar; ” Delisiniz!”

Bir fikir ortaya atarlar, birileri hemen cevap verirler;”Delimisiniz!”

Bir proje oluştururlar, karşı taraf hazır cevaptır; “Delilik bu!”

Düşüncelerini söylerler, işine gelmeyenlerin diyecekleri bellidir; “Deli bunlar!”

DOMANİÇ ortak paydasında gece gündüz yatmazlar, uyumazlar, satmazlar, adam harcamazlar, ihanet etmezler, yatanların, satanların, adam harcayanların, ihanet edenlerin onlara teşhisi değişmez; “Zır deli bunlar!”

DOMANİÇ’in delileri haricinde, kendilerini ait hissettiği kısacası, yaşadığı yer için pek okuyan, araştıran, fikir üretme çabası haline girenlerde yoktur aslında. Onun için dir ki;
Şeyh Edebali’yi de bilmezler;
“Atın iyisine doru, yiğidin iyisine derler.” Sözünü, belkide hiç duymamışlardır. Aptallık’la, delilik arasında ince çizgi belki de bu sözde gizlidir.

Delilik, inandığı doğrular uğrunda korkmamak, kıvırmamak, kayırmamaktır. Delilik, önüne dünyaları serseler de, tamah etmemektir. Doğru olmaktır. Düzgün davranmaktır. Dürüst kalmaktır. Hesabi degil, hasbi olmaktır kısacası.

DOMANİÇ’te DOMANİÇ ortak paydasında birleşen deli vatandaşlara, deli çiftçilere, deli eğitimcilere, deli STK’lara, deli memurlara, deli amirlere, deli ustalara, deli esnaflara ihtiyacımız vardır. Bıktık artık. DOMANİÇ’te hesabi yaşayanlardan. Sen DOMANİÇ delilerinin sayısını çoğalt Allah’ım…

İyi ki varsınız. DOMANİÇ’in delileri.
Saygı ve Sevgiyle kalın.