DOMANİÇ’İN KARLA İMTİHANI

Zaman su gibi akip gidiyor hayatımızda degil mi?
Ilkbahar yaz, sonbahar derken bi bakmışız ki kış kapımızı çalmış. 4 aralik itibariyle Domaniç’imiz köylerine ve koca dağımıza yılın ilk kârı yağdı. Memleketimiz beyazlara büründü, bi gelin gibi süslendi.
İnşallah fazlasıyla,bereketiyle daha cok yağar…
Kar berekettir deriz hepimiz degil mi? Evet gercekten de berekettir.
Bizlerin çocukluğunda kar daha mi fazla yağardı yoksa bizlerin, ocakları daha mi bereketliydi. iste ona akıl sır erdiremiyorum.
Insan bazen boyu dizlerine kadar gelen,bata çıka yol almaya çalıştığı o bereketli kari özlemiyorda degil hani…
Karın zorlukları da var tabi.. Bu hayatta neyin zorluğu yok ki?
Dunyaya gelirken,anamızın göğsünden süt emerken, emeklerken, yürürken, hayatımızın her evresinde zorluklar içerisindeyiz zaten.
Bu yağan ilk kar ile memleketinizin minibüs esnafımızın ve uzunyol şoförlerimizin karla imtihanı an itibariyle başlamış oldu. Onlara canı gönülden kolayliklar diliyorum. Inşaallah yaptıkları her seferde sağ selamet icinde hanelerine mutlu yuvalarına kazasız belasız ulaşmaları kismet olur.
En büyük temennim bu uzun kış gün ve gecelerini kazasız, kimsenin burnu dahi kanamadan ilçe halkı olarak geçirebilmek.
Gercekten de minibüs esnafımız kocadacağı aşarken insan üstü güç harcamaktalar. Kolay değil tabi ister bir olsun ister bin olsun taşıdıkları kendilerinin de dahil olmak üzere “CAN”…
En kıymetlisi…
Hepsi de aracına binen her ferdi gitmesi gereken yere sağ selamet ulaştırma gayesindeler.
Sag olsunlar
Kocadağ yolu tam olarak ne zaman açıldı maalesef bilmiyorum. Lakin bu yola bi çare düşünün demekten herkesin dilinde tüy bitmek şöyle dursun, dilleri resmen kıl yumağına döndü.
Ama maallesef değişen hiç bi sey olmadı. Bizim kocadağ yolu aynı tas aynı hamam, böyle geldi böyle gidecek sanırım.
Yol demişken aklima Genel Yayın Yönetmenimiz Sayın Mustafa Yiğit abimin yazısı aklıma geldi. Orada “Maaşı Icin Adaylik” diye bi tabir kullanmıştı yanlış hatırlamıyorsam. Eger yazdığım bu tabirde yanlışlık varsa Mustafa Abimden cok özür diliyorum.
Bizim su Ankara’ya davul zurna ile gönderdiğimiz, bayramdan bayrama yüzlerini gördüğümüz toplamında 600 tane olan milletvekillerimiz sag olsunlar tamda bu tabire uyduklarını alenen göstermiş oldular. Sabahın 3’ünde sanki cok gerekliymiş gibi bi gece operasyonu ile yangından mal kaçırırcasına yeni bir yasa teklifini bilmem kac oy ile meclisten geçirdiler bile …
Ve çoğumuzun ruhu dahi duymadı.
Biz ilkokulda iken trafik de geçiş üstünlüğünün ambulans, itfaiye olarak öğretilmişti. Ama maalesef biz bu konuyu yanlış öğrenmişiz.
Trafikde asıl gecis üstünlüğü milletvekillerimize aitmiş de biz bilememişiz.
Bakın sayemde yeni bir bilgi daha öğrenmiş oldunuz.
Bi teşekkürü hak ettim sanırım.
Ha kar, kış, kocadağ derken buradan yakışıklı, gönlü güzel kardeşim Serdar Yigit’i de anmadan geçemeyeceğim.
Yüce Mevlam bu kardeşime öyle bi kaabiliyet vermiş ki ….
Memleketimizi manzaralarını öyle bi kareye sığdırıyor ki, insanın baktıkça bakası geliyor hatta bakmaya doyamıyor.
Gönlü Guzel kardesim Allah sana uzun saglik ve sıhhat dolu ömür ihsan eylesin de daha uzun yıllar bu cabalarının mevyasına ulaşmayı nasip etsin.
Tabi bu çabasını da ödül ile taçlandırmak gerek en nihayetinde..
Sanki bu arzuyu hissetmişcesine sag olsun Ilçe Kaymakamımız Sayın Ahmet Salih Pocanoğlu Gönlü güzel kardeşimin bu çabasını tepkisiz kalmamış plaket ile onurlandırmış.
Teşekkürler Kaymakamım…
Emeğe, emek verene saygınızdan dolayı binlerce kez teşekkürler.
Buraya karaladığım şu iki satır kelama son verirken, derdi DOMANİÇ olan, DOMANİÇ için hurma çekirdeği kadar dahi olsa ne yapabilirim diyen kim varsa onlara binlerce hatta yüzbinlerce kez teşekkürler. Emeklerin zayi olmaması umuduyla…
Guzel bi hafta geçirmenizi temenni ediyorum.

Kalın Sağlıkla …