OKUL-ÖĞRETMEN VE BİZ

Bu hafta uzun bir tatil sürecinin bitimiyle başlayan ilk ve orta dereceli okulların açıldığının ilk haftası. Bütün öğrenci ve öğretmenlerimize Hayırlı Uğurlu Olmasını Temenni Ediyorum.
Hepimizin az veya çok kullandığı bir sosyal medya sayfası var malum ve bu sosyal medyada çeşitli gruplarda 14 Haziran tarihinde okulların tatile girdiği günden bu güne kadar yapılan paylaşımların çoğunlukla içeriği;
“Çocuğum bu sene bilmem kaçıncı sınıfa başlayacak. Tavsiye edebileceğiniz okul veya öğretmen var mı? ” soruları ile dolu olduğunu maalesef üzüntü ile gördüm.
Aklıma da şöyle bir soru takılmıyor da değil hani…
Ya bizler biricik evlatlarımızı yetiştirmek için bizlere yardımcı olacak öğretmen ve idare amirleri tercih etme avantajımız varken ve derdinde iken acaba en ince ayrıntısına kadar ivedilikle incelediğimiz o kutsal meslek ordusunun kıymetli neferleri olan bu güzel mesleği icra eden öğretmenlerimiz bizleri ve öğrencilerimızı tek tek tercih etmek seçeneği olsa idi ne olurdu acaba?
-Ben senin çocuğuna eğitim vermiyorum.
Cevabı ile karşılaşmış olsa idik tepkimiz ne olurdu acaba…
İşte onu çok merak ediyorum.
Bir de dünyaya gelmesine vesile olduğumuz dünyanın hatta kâinatın en değerli varlığı olarak kabul ettiğimiz evlatlarımız da bizlerin evladı olmak için böyle uzun bir süreçte bizleri de ivedilikle
-Acaba bu ebeveynler bana anne-baba olmaya layık mi?
Diye bir soru ile araştırma yapmış olsa idi, bizim tepkimiz ne olurdu acaba?
Hiç düşünümüz mü?
Bence bir düşünün hatta düşünelim derim.
Bu olaya kendimi de dahil ederek bu konuyu hep birlikte düşünmemizi naçizane tavsiye ederim.
Gerçekten biz anne-babalar evlatlarımıza iyi bir örnek olup onları topluma layık birer birey olmalarına ne kadar katkımız olmakta?
İnce eleyip sık dokuyup önce çuvaldızı kendimize batırarak bu olayı bizler kendi içimizde çözümlemeli sonra onları emanet edeceğimiz kıymetli öğretmenlerimizi evladımıza layık mı veya ona ne kadar verimli olacak diyerek araştırma yapmalıyız.
Ayrıca geçen sene yapılan hemen hemen hepimizin takdirini toplayan “İlk Dersimiz Haymana” etkinliğinin bu sene de sürmesi ve evlatlarımıza geçmişten bir pencere aralayıp sonra geleceğe umut ile bakmalarına yardımcı olmalıyız.
Anneler babalar bir sözüm daha var naçizane sizlere…
Önce oturduğumuz koltuğa şöyle bir geriye yaslanıp Kıymetli öğretmenlerimize çocuklarımızı emanet etmeyi biz bir an önce öğrenmeliyiz. Ve evlatlarımızın o güzel insanları önce sevip saymayı sonra da bi nebzecik de olsa onlardan sevgiyle karışık korkmalarını sağlamalıyız.
Kısacası her fırsatta öğretmenlerimizin işlerine burnumuzu sokmamalı o kıymetli insanlara bir an önce güvenmeyi biz de öğrenmeliyiz.
Eğer ki çocuklarımıza bu güze yürekli insanları hem sevmeyi hem saymayı öğretemezsek ileride maalesef bizleri de sevmeyi unutmalarının müsebbibi oluruz maazallah. . Sözlerime son verirken 2019-2020 eğitim ve öğretim yılının öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve bizlere Hayırlı Uğurlu Olmasını Diliyor Basariler ile dopdolu bir sömestr olmasını temenni ediyorum.
Güzel bir hafta bizleri bekliyor İNŞAALLAH. .
Kalın Sağlıkla…