Şair: “Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak… Alçak bir ölüm varsa, eminim budur ancak ” diyor.
Atimiz Hayme Ana unutuldu derken, 2006 yılında ilk defa bir devlet büyüğü, zamanın Başbakan’ı Recep Tayyip Erdoğan Domaniç Hayme Ana törenlerine katılarak, burayı resmi törene dönüştürmüştü. Alçak bir ölümden kurtulduk derken…
Söğüt’te ki olayların ardından böyle oldu dediler. Şunun eseri, bunun başarısı dediler. Kimse sonuca bakmadı. Bu fırsatı nasıl değerlendiririz demedi. Son yıllarda birkaç bakan ardından yine unutulmaya yüz tutmuş tu Ati… Şair: “ Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş… Sesler de: ‘Vatan tehlikedeymiş, batıyormuş ”
Domaniç’te bir avuç insan hariç kimse milli değerlerine sahip çıkmıyor. “Saldım çayıra Mevla’m kayıra” mantığı hakim. Kahve köşelerinde, Cami duvarlarında…
Şair: “His yok, hareket yok, acı yok, leş mi kesildin? Hayret veriyorsun bana. Sen böyle değildin” dese de, durumu bu.

Domaniç, doğuşun toprağıymış. Bana ne ? Dağlar su ve şifa fışkırıyormuş, toprak bereket fışkırıyormuş bana ne. Altını oyalım İnegöl’e ekmek aramaya gidelim diyenler çoğunluk ta. Doğduğu toprakların nimetini, tarihini hiçe sayan gelecek nesillerini yaban ellerde yetiştirmeye çalışanlar çoğunluk ta….
Şair: “Hüsrâna rıza verme çalış, azmi bırakma; Kendin yanacaksan bile, evlâdını yakma” demiş yine
Yüreğinde aşk varsa, Şirin için Ferhat olur, dağları delersin… Deldiğin dağı kaçış için değil, Şirin’e su getirmek için delersin.

Hayme Ana törenlerine 4 vekil geldi. Törenlerin ardından vekillerimizle görüşelim, “ Hoş geldiniz sayın vekiller. Siz nerelerdesiniz? Bizden oy istemiştiniz, Hayme Ana’yı torunlarını çok sevdiğinizi, Domaniç’i çok önemsediğinizi söylemiştiniz. Sorunlarımızı çözecek, Domaniç’ten göçü durduracak, Ata yadigârı toprakların kuruyup gitmesini mani olacaktınız. Ne oldu da sizleri göremiyoruz? “ gibi sorular soracaktık ama kaşla göz arasında elimizden kaçırdık. Domaniç Basını olarak halkımızdan özür dileriz. Umarız bizim yapamadığımızı İlçe siyasilerimiz yapmıştır da bize önümüzdeki günlerde müjdeyi verirler.

Ama ne olur siz de bize şu konuda hakkımızı verin! Dağlardan bir şey olmaz dediler. Yaptığımız tanıtımlarla dağlarımıza gelen insan sayısı yüzlerce kat arttı. Halka düşen, gelenlere bir şeyler pazarlamak turisti ekmek kapısına çevirmek. Ilıcaksu’nun ziyaretçileri kat be kat arttı. Ilıcaksulular burdan ekmek yemeye başladı. Son yıllarda Güney Köyümüzü ele aldık. Ziyaretçiler orada da artacak. Size düşen, gelen ziyaretçiye satacak bir şeyler bulup doğduğunuz topraklarda doymak, evladı burada yetiştirmek.
Ve evet en büyük gururumuz Çarşamba… Günlerce haberler, çağrılar yaptık. Ne bir bakan ne bir sanatçı getirilemese de halkımız ecdadıyla buluşmaya geldi ilk defa tüm tribünler doldu taştı. Demek ki neymiş? Ne demişti Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy taa 1914’de:
“Sahipsiz olan memleketin batması haktır; Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır”