Domaniç Belediyesi tarafından 5 günlük Doğu Karadeniz Kültür gezisi düzenlendi.

Domaniç Belediyesi tarafından düzenlenen Kültür Gezilerinin son durağı Doğu Karadeniz ve Batum Turu oldu. Belli zamanlarda yapılan Kültür gezilerine bir yenisini ekleyen Belediye 5 günlük Doğu Karadeniz ve Batum Turu vatandaşlar tarafından dolu dolu geçti.

Yaklaşık 50 kişinin katıldığı Doğu Karadeniz ve Batum Turu öncesi Başkan Sahvet Ertürk bizzat yolcu etti.

Domaniç Belediyesi Kültür Evi Sorumlu Nil Bal, “Doğu Karadeniz gezimizin ilk günü, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü kurmaylarıyla birlikte 19 Mayıs 1919 tarihinde 9. Ordu Müfettişi olarak İstanbul’dan Samsun’a getiren Bandırma Vapuru Müzesi ziyaret edildi.

Samsun’dan ayrıldıktan sonra Karadeniz’de yeşille mavinin buluştuğu, 4.000 yılı aşkın bir geçmişe sahip olan Giresun Adası’nı gezdik. Giresun Adası, Kefken Adası ile birlikte Karadeniz’de bulunan Türkiye’ye bağlı iki adadan biridir. Giresun Adası kıyıdan 1.6 km açıkta olup, 40.000 metrekare alana sahiptir. Adada özellikle Akdeniz defnesi ve Yalancı Akasya başta olmak üzere 71 tür doğal otsu ve odunsu bitki türü bulunmaktadır. Doğu Karadeniz’in yaşanabilir tek adasıdır. Ada, Aretias, Areos Nesos ve Arionesos adlarıyla da anılmaktadır. Ada, göçmen kuşların uğrak yeridir. Bunun yanı sıra, mitolojide de önemli bir yere sahiptir. Herkül’ün altın postu aramak için geldiği, Yunanlıların Hz. Yusuf heykelini aramak için seferler düzenlediği ve Amazon Savaşçı Kadınlarının erkeklerden uzak bir dünya kurarak yaşadığı rivayet edilen Giresun Adası’nda Türkiye’nin ilk mitolojik “zamanında yolculuk” ettik. Giresun’da konakladıktan sonra 2.gün Ordu Boztepe’de denizden 530 metre yükseklikte teleferik ile şehrin muhteşem manzarasını seyrettik.
Buradan sonra Rize’ye yolculuğumuz başladı. Rize’de çay fabrikasında misafirperver Karadenizliler, bizleri horon ile karşıladılar. Bolca çay ikramında bulundular. Çayın nasıl yetiştiğini, hangi aşamalardan geçtiğinden bahsettiler. Çay fabrikasının ardından Ayder yaylası muhteşem manzarasıyla bizleri karşıladı. Ayder yaylası Rize’ye 69 km uzaklıkta Çamlıhemşin ilçesinin 20 km güneyinde yer alıyor. Deniz seviyesinden 1350 metre olan Ayder yaylası, genellikle kayın ormanları ile bezenmiştir. Hemen arkasında Kaçkar dağları bulunan yaylada yetişen çiçeklerden elde edilen Ayder balı çok meşhurdur. Aşağı ve Yukarı Ambarlık şelaleri, yayla evleri, çeşit çeşit çiçeklerden elde edilen balları ile ün salmış bir cennet parçasıydı adeta. Ardından Çamlıhemşin ilçesinin 12 km güneyinde, Fırtına Vadisi’ndeki bir geçide hâkim, yüksekçe bir tepe üzerinde konumlanmış, 8 burç ve bir gözetleme kulesinden oluşan, Zilkale’ye çıktık.
3. gün Gürcistan’a yolculuğumuz başladı. Batum’da çok güzel bir hava eşliğinde Avrupa Meydanı, Katedraller Yolu, Batum Meydanı, Orta Camii, Saat Kulesi ve etkileyici hikâyesi ile Ali Nino heykellerini ziyaret ettik. Gürcistan’dan ayrıldıktan sonra Rize’de yer alan fırtına vadisinde Domaniçliler, ziplane ve rafting yaptı.
4.gün Trabzon’da bulunan günümüzde turistik bir mahalle olan Uzungöl’e geçtik. Bir yayla köyü olan Uzungöl, Türkiye’nin yağmur ormanlarının bulunduğu bölgedir. Göl, yamaçlardan düşen kayaların Haldizen Deresi’nin yolunu kapatmasıyla meydana gelmiştir. Burada serbest zaman geçirdikten sonra rotamızı Trabzon Aya Sofya’ya çevirdik. Trabzon Aya Sofya Müzesi, Ayasofya mahallesinde yer alan tarihi müzedir. Kral I. Manuel tarafından 1250- 1260 yılları arasında yaptırılan ve bir manastır kilisesi olan Aya Sofya adı, “Kutsal Bilgelik” anlamını taşımaktadır. Fatih Sultan Mehmed’in 1461 yılında Trabzon’u fethinden sonra da kilise olarak kullanılan yapı,1584 yılında sultanın emriyle camiye dönüştürülmüştür. Aya Sofya’yı gezdikten sonra Trabzon’da bulunan Atatürk Köşkü Müzesi’ni ziyaret ettik.

Trabzon’a hakim Soğuksu sırtlarında, çam ormanları içinde yer alan bina, Kostantin Kabayanidis tarafından 1890 yılında yazlık olarak yaptırılmıştır. Avrupa ve Batı Rönesans mimarisinin etkilerini taşıyan binada büyük ve gösterişli Avrupa simgeleri kullanılmıştır. Köşkün dış cephesi taş işçiliği göstermekte olup, iç cephesi Bağdadî tekniğindedir. Yerler yine aynı akımın etkisi olarak dönemin fayanslarıyla döşenmiştir. Atatürk, 15-17 Eylül 1924 tarihlerinde Trabzon’u ilk kez onurlandırdığında bu gün Trabzon Müzesi olarak düzenlenen konakta ağırlanmıştır.15 Eylül günü Soğuksu semtine yaptığı gezintide Köşkü görmüş ve çok beğenmiştir. 27–29 Kasım 1930 tarihlerinde Trabzon’u ikinci kez onurlandırdığında da Eski Türk Ocağı binasında ağırlanmıştır. Daha sonra gerekli çalışmalar sürdürülerek bina 1930 yılında Trabzon Özel İdaresince tescil edilerek İl Daimi Encümeninin 18.5.1931 tarih ve 361 sayılı kararıyla Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya “ temlik” edilmiştir. Daha sonra Trabzon’dan oluşturulan bir heyet Ankara’ya giderek köşkün tapusunu ve anahtarını Atatürk’e teslim etmiştir. Atatürk, 10–12 Haziran 1937 tarihlerinde üçüncü ve son kez Trabzon’u onurlandırdığında ise, iki gece bu Köşkte kalmıştır.
Atatürk’ün ölümünden sonra Köşk, Ankara Asliye Hukuk Hakimliğinin 7.12.1938 tarih ve 938/2509 Esas ve 1627 sayılı kararı ile yasal varisi, kardeşi Makbule Boysan’ a intikal ettirilmiştir. Köşkün müzeye dönüştürülmek amacıyla Trabzon Belediyesince Makbule Boysan’dan satın alınması, Trabzon Asliye Hukuk Hakimliğinin 6.8.1942 tarih ve 476/284 nolu kararıyla gerçekleştirilmiş olup; istimlak bedeli olarak 10.000. TL Makbule Boysan adına Ziraat Bankası hesabına 30.3.1943 tarih ve 673 sayılı makbuzla yatırılmıştır. Bina 1943 yılından itibaren müzeye dönüştürülerek hizmete açılmış olup halk arasında “Atatürk Köşkü” adıyla anılmaktadır. Müzede, 19. yy sonu ile 20. yy ait, mobilyalar, porselenler, halılar vb. ile Atatürk’e ait tablolardan oluşan Etnografik nitelikli 344 adet eser sergilenmektedir.
Atatürk Köşkü Müzesi gezimizin ardından tarihi açıdan değerli memleketimize dönüş yolculuğuna koyulduk. Domaniç Belediyesi’nin düzenlemiş olduğu Doğu Karadeniz ve Batum Kültür gezisine katılan halkımıza teşekkür ederiz” dedi.