GELECEĞİMİZ KİMLERE EMANET?

Cumleten Selamün Aleyküm güzel Domaniç’imin güzel ahalisi! !
Uzun bi bayram tatili sonunda yine kavuştuk birbirimize karaladığım şu iki satırı okuyandan da, okumaya değer bulandan da, aman be diyerek burun kıvırarak bakandan da Allah razı olsun.
Hani geçen haftaki yazımın sonunda ifade ettiğim gibi “Bayramın Bayram, Kurbanın Kurban “oldu mu?
Yoksa Bayramın 3. Günü ikindi vaktine kadar kesilen kurbanlıklarımız kıyma, sucuk veya Kuşbaşı olarak stoklarda yerini aldı mı? Yada olması gerektiği gibi ihtiyaç sahiplerine ulaştı mı?
Ha biz yazanlar, iki satır karalayanlar olarak fikir ve düşüncemiz şudur ki;
Domaniç olarak biz Bayramı Bayram gibi yaşayamadık maalesef. .
Tavşanli Eğriöz ve Domaniç deki Devrant Sırtı’ndaki çıkan orman yangını bayram sevincimize gölge, adeta tuz biber oldu. Başta Genel Yayın Yönetmenimiz Mustafa Yiğit olmak üzere bütün ileri gelenlerimizin uyarı ve ikazları maalesef her zaman ki gibi hava da kaldı. Ve yine dikkatsizliğimizin bir sonucu olarak güzel memleketimizin Akciğerleri hatırı sayılır şekilde zarar gördü.
Aslında şu varki bizler Domaniç halkı olarak bu güzel diyara başkalarından daha fazla zarar vermekteyiz.
Ya biz bunun farkında değiliz yada kabul etmek İşimize gelmiyor. Ne derseniz deyin, ne kulp bulursanız bulun artık.
Yine de bu bayramları biz kullarına hediye eden Güzel Allah daha nicelerine yetişmeyi, yaşamayinasip eylesin.
Gecen hafta pazar günü yaşadığım Çukurca Beldesi’nde bi olaya şahit oldum….
Ve bu olay beni Resmen şükut-u hayale uğrattı.
Bildiğim kadarıyla bizim Domaniç de başka bir Din’e mensup vatandaşımız yok sanırım Hemen hemen hepimizin kafa kağıtında. “resmi din” ibaresinde “İslam” yazmakta.
Bilindiği gibi “Islam” eşittir “müslümanlık”tır. Değil mi?
Müslümanlık;
Kelime -i Şehadet getirmek, namaz kılmak, zekat vermek, oruç tutmak veya hacca gitmek’den ibaret değil sanırım.
Hemen hemen hepimiz “Elhamdulillah Müslümanım” diyerek gurur ile telaffuz ettiğimiz bu dinin peygamberi Hz.Muhammed (SAV)’in hayatını okumuş olmalıyız. Okurken de onun yaşadığı hayatınıda bi nebze de olsa idrak etmiş olmalıyız.
Konu şu;
40 yaşlarında bir aile babası halı yıkadıkları yerde sırf ailesine yardım etmek için halıları bol su ile fırçalamak ile meşgul iken, 10-12 yaşlarında bir çocuk da otlatmak için ağıldan çıkardığı inekleri oraya sulamak amacıyla götürüyor.
Ve o çocuk belki de babası yaşındaki o adama şöyle ifade kullanıyor;
-Sen Karı mı oldun?
Ne Kadar çirkin Ve iğrenç bi ifade…
1.Karı olmak ne demek?
2.o ifade o çocuk için babası yaşındaki adama telaffuz etmesi ne kadar doğru?
Gerisini siz düşünün.
Ya anlamadım nokta şu;
Kadın yeri geldiğinde erkek işini alasıyla yapıp kimseye muhtac olmadan o işin altında kalkabiliyorsa,
Yada bir erkek hiç gocunmadan sırf eşine yardım etmek için sözde bizlerin gözünde “Karı İşi”olarak görünen işi yapabiliyorsa. .
Bu olayda nasıl bi terslik olabilir ki?
Ve bu sözü ifade eden sınıfının en başarılı ogrencsi hatta sınıf 1.si.
Biz gerçekten evlatlarımızı yetiştirmek değil nerde hata yaptık.
Hayırlı evlat sadece sınıf birincisi olmasi için mi yetiştirilir.
Yoksa geleceğimizi emanet edebileceğimiz güzel yürekli gençleri yetiştirmekle mi olur?
Gerisi size kalmış. ..
Kalın sağlıcakla. ..