BİR BAYRAMI DAHA GERİDE BIRAKTIK

Günler haftaları haftalarda ayları kovalarken Kurban bayramı bile geldi geçti. Artık geride bıraktık, uğurladık Kurban Bayramını.

Bu bayramda da, her bayram oldugu gibi bir yanımız eksikti. Trafik canavarına verilen canlar gibi veya yitirdiğimiz değerlerimiz gibi. Tarihçi, Araştırmacı ve aynı zamanda bir öğretmen olan Hasan EFE hocam gibi. Mekanı cennet olsun.

Bayram denince akla tatil başlangıcı ve dönüşü yollarda trafik canavarına verdiğimiz canlarımızı da unutmamak gerekiyor. Her firsatta bu köşemde dile getirdigim, Domaniç’li ; Yollarında her gün Trafik kazası olan, yolu bozuk olup YOLSUZ, köylerinin de yanı başında sırtını dayadığı, binbir çeşit bitki ve canlı barındıran Koca dağ gibi bir dağa ve yaylaya sahip olup SUSUZ bir Domaniç olarak tanınmak istemiyor.

Domaniç’in bitirilemeyen yollarında, o kadar çok maddi hasarlar, maddi kayıplar oldu ki! Bu yolun yapımı sırasında aklıma hep bu yolda ölen insanlar geldi. En çok da, bir kurban bayramı günü Berçin köyünün keskin virajında yaşanan trafik kazasında ölen hemşehrim, merhum Mehmet Ankaz aklıma geldi. Tamda Domaniç Bercin arası o virajlı yollar yapıldı derken, bu bayram bir vatandaşımızı yine aynı yerde trafik canavarına kurban verdik. Henüz daha hayatının ortasında 35 yaşında bir kardeşimiz ölüm yolunun yolcusu olarak ahirete göçtü gitti. Sevinç mutluluk kaynağı bir bayram gününde Domaniç’e ateş düştü. Başta annesi olmak üzere geride gözü yaşlı bir sürü insan bırakarak, Domaniç’in ölüm yollarında ruhunu teslim edip gitti. Lütfen, yeni yapılmış bir yol olması ile teselli bulan Domaniç halkı Daha dikkatli olsun trafikte. Ve başka acılar yaşanmasın. Ha bu arada Darısı Güney Köyü ile Tunçbilek yolunun bitirilmesinin başına.

Birde, ah şu yangınlar demek istiyorum. İçi de dışı da bizi yakıyor. İnsanın içini acıtıyor. Tavşanlı İlçesine bağlı Eğrigöz /Şenlik arasındaki ormanlık bölge de Yüzlerce hektar orman kömür yığınına döndü. O güzelim çam ağaçları,Meşe ağaçları birer kömür yığını halinde. Bakmağa kıyamadığımız,
İçine girdiğimizde huzur bulduğumuz,
O güzelim ormanların yerinde artık yeller esecek. İlçemiz de ise Devran Sırtı Mevkii’nde çıkan orman yangını, ekiplerin hızlı müdahalesiyle büyümeden söndürüldü çok şükür.

Sadece ağaçlar mı? Yanıyor!
Asla öyle değil. Ormanla birlikte canlılarda kül oluyor. Çiçekler, böcekler, karıncalar, tilkiler,Sansarlar, gelincikler, kuşlar, yılanlar. Ne istersen var Diri diri yanıp kül oluyorlar. En çaresizleri ise yuvalarında, deliklerinde annelerini babalarını bekleyen, Minik yavrular. Onların hiç sansı yok. İste bu noktada bizlere görevler düşüyor. Dikkatli, duyarlı ve bir o kadar da bilinçli olmak gibi görevler.

Bizlerin birbirimize Domaniç’in doğası milli park olmayı hak etmiyor mu? Neyimiz eksik sorularını sormamız gerekirken, Domaniç’in doğasının milli park statüsüne girmesi ve biyolojik çeşitliliğini koruması adına mücadele etmemiz noktasında fikir jimlastigi yapmamız gerekirken, ihmaller zincirinden doğan böyle yangınlarla, doğal afetlerle mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Bu köşemden tekrardan yineliyorum ki; Domaniç Ormanları MİLLİ PARK olsun.

Bu arada, başta Domaniç’te ve belli bölgelerde yaşanan sel ve dolu felaketini üzüntüyle takip ettik. Rabbim Daha Beterinden Korusun. Geçmiş olsun hepimize.

Her şeye rağmen Allah’a inanan ve peygamberimize iman etmiş kişiler olarak bütün olumlu ve olumsuz şartlara rağmen Domaniç için umutlu ve sabırlıyız. Güzel hayallerimizden hiç bir zaman taviz vermeden, İnsanlarımızın bayramlarını bayram gibi yaptıkları nice bayramlara ulaşmak dileğiyle…