KEŞKE HİÇ BAŞLAMASAYDIM

Evet keşke hiç başlamasaydım….
Keşke hiç girmeseydim bu işe… Elime yüzüme bulaştırmışım da haberim olmamış. Kadın başına, hemde bu işin tahsilini dahi yapmadan, bu işin mektebinde bir gun dahi olsa dirsek çürütmeden, işte olaya çok bilmiş gibi dalarsan arkadaş böyle her şeyi eline yüzüne bulaştırır ve bu işin içinden sittin (60) sene geçse de çıkamazsın.
Çünkü artık o senin üzerine yapışmıştır bi kere…
Ve günü geldiğinde illaki o iki satırı karalamadan duramazsın… İllaki o iki satırı karalayacaksın da için rahat edecek.
Ya hakikaten biz nerde hata yaptık.
Yazdıklarımız nasılsa hiç okunmuyor, veya okunmaya değer bulunmuyor..
Yada okumaya tenezzül dahi edilmiyor.
Pazar akşamı Domaniç Gazetesi’nde yer alan sayfama şöyle bi göz attım.
30 kişiyi geçmemiş okuyan veya okumaya tenezzül eden kişi sayısı. ..
Ama sosyal medya da yaptığımız gibi bi fotograf veya bir fıkra paylaşacak olsak kim bilir kaç kere tıklanır, merak edilip girilir bakılır o fotoğraf nasıl veya fıkra komik mi diye…
İşte biz artık böyle bi memleket olmuşuz. Okumayı sevmez ve o yazılanları göz atmayı zaman kaybı olarak addeder olmuşuz.
Ya biz bu yazı olayını abartıp çok ciddiye aldık.
Ya da biz bu işi baştan hiç becerememişiz de haberimiz dahi olmamış.
Peki o zaman bizler de elimizi eteğimizi başkalarının yaptığı gibi her şeyden çekelim de herkes rahat olsun şöyle bi soluk alsın, ne bizim beynimiz yorulsun ne de okuyucuların gözleri rahatsız olsun.
En iyisi böyle sanırım.
Hiç kimse hiç bi şey yapmadan öylece köşesine çekilsin elini sıcak sudan soğuk suya dahi sokmadan dört duvarının içinde beklesin…
Ha ne dersiniz?
Böyle daha mı iyi olacak. ..
Domaniç ne diyorsun?
“Yazmayın” diyorsanız bizde tasımızı tarağımızı toplayıp çeker gideriz bu dışardan. ..
Okuyan gözleriniz de Bu Domaniç de sizin olur, size kalır…
Herkes Kendince rahata erer huzur bulur..
Kalın Sağlıkla…