ÇUKURCA BAŞKANINI YARI YOLDA BIRAKTI…

Çukurca Beldesi halkı aylarca uğraşarak, emek vererek seçtiği çiçeği burnunda Belediye Başkanını üç ay gibi kısa bir zaman zarfında maalesef yalnız bıraktı. Bir Çukurcalı olarak ben bu durumu üzüntü ile izlemekteyim. Ha şunu çok iyi biliyorum ki; İlçemizin ilk ve tek yerel basın yayın organı olan Domaniç Gazetesini Çukurcalı olsun veya Domaniç’li ve köylerinden olsun benim gibi Gazetemizde köşesi olup da fikir ve düşüncelerini paylaşan Mustafa Yiğit ve Abdullah Fidan ağabeylerimin bu hafta da ne yazdı diyerek takip edip okuyan, okuma zahmetinde bulunan ayrıca bu haftaki yazısı ne olacak ki diye merakla bekleyen çok az insan var onunda farkındayım. Ama yine de bizler bu gazete de kendince karalayan kişiler olarak iki satır okuyan olsun veya olmasın yazmaya bildiğimiz doğruları her zaman savunmaya devam edeceğiz. Bu bizim memleketimize kendimizce boyun borcumuz olduğunu düşünüyoruz. Gelelim konumuza…
Çukurca Belde Belediye Başkanımız Sayın Emin Taşgın seçildiği günden bu zaman zarfına kadar hiç bir anını boş geçirmemiş amaç ve hedeflerini gerçekleştirme çabası içerisinde olmuştur.Lakin ne hikmetse onun adaylığı süresince yanında olan ve her zaman destek olacaklarını söyleyen başta Çukurca beldesinin halkı olmak üzere Domaniç’imizin bürokrasisinde ileri gelenlerimiz hizmette yarış için uzattıkları o elleri yavaş yavaş geri çekmeye başladılar. Sebebi ne ola ki? Ha gelelim Çukurca Halkının Başkanını yarı yolda bırakma konusuna…Çukurca Belediye Başkanımız Sayın Emin Taşgın kendince başlattığı bu hizmet yarışında ona yardımcı olanların sayısı Çukurca’nın nüfusuna oranla resmen deve de kulak kaldı ki maalesef bende bunu teessür ile izlemekteyim. Yıllardır süregelen bu makus talihini elbirliği birlik beraberlik içinde değiştirmek varken bu memleketin eksiği gediği ne ola ki diye sorarak birbirimiz ile fikir alışverişinde bulunmak varken, Bu diyara yol uğratan veya yolu düşenler memleketimizden geçerken burun kıvırarak değil de gördüğü güzellikleri hayran hayran izleyerek geçmelerini temin etmek varken.. Biz Çukurcalılar sessiz sedasız köşemize çekildik. Ey Çukurca’nın Ahalisi ileri gelenleri neredesin? Nerelere gittiniz? Çocuklarımızın “Elma dersem çık armut dersem çıkma” tekerlemesi vardır bilirsiniz. Bende o tekerlemeye binaen “elma” diyorum artık. Zahmet olmazsa saklandığınız o yerden çıkın. Vakit seçtiğiniz ve seçilmesi için gecenizi gündüzünüze kattığınız o şahsi dört bir koldan destekleme vaktidir. Ve şu bi gerçek ki o şahıs boş bir kişi değil inanın. Lakin ordu tek kişi ile ordu olmaz maalesef… Eğer ki bu diyarı yaşadığınız veya özlemle hasretle geleceğiniz günü iple çektiğiniz, geleceğiniz güne kaç gün kaldığını hesap edip koşa koşa geldiğiniz memleketiniz olarak hissediyorsanız hepinizin ve hepimizin bu beldeye ve bu beldenin belediye başkanına boyun borcunuz vardır bilesiniz. Bi de şu var ki bizim belde halkı resmen ölü uykusuna yatmış. İnsan bazen nerde o eski birlik ve beraberlik içinde her işin üstesinden geldiğimiz o güzel günler demeden edemiyor. Günler günleri haftalar haftaları kovaladı ve arkasından yaz geldi çattı kapımıza dayandı lakin bizim Çukurca Halkından hiç bir kıpırtı yok maalesef… Ya arkadaş!!! Şöyle bi silkelenelim ve serpilmiş olan şu ölü toprağını üzerimizden atalım kendimize gelelim bi zahmet. Uyuma Çukurca sana uyumak yakışmıyor inan ki yakışmıyor. Bu ölü toprağını üzerimizden atıp o derin uykudan uyanma ve kendimize gelme vakti gelmedi mi daha?Bizim Belediyemizden tabiki de hizmet beklemek en doğal hakkımız amenna ..Amma velakin biz belediyemize ne kadar sahip çıktık? Belediyemiz bize nasıl hizmet sunacak? Bu değirmenin suyu nerden geliyor veya gelecek diye de kendimize sorduk mu? Veya bize sunulan hizmetin karşılığını Belediyemize gününde ödüyor muyuz? Yoksa amannnn arkadaş bu gün olmazsa yarın öderim kaçarı yok deyip umursamamazlık mı yapıyoruz?. Bu iş nasıl bi iştir arkadaş anlamıyorum?Hangimiz cep telefonu faturası gecikince veya elektrik faturasını ödemeyince bize verilen hizmetin kesileceğinden ve cezasını da ödemek zorunda olacağımızdan nasıl korkmuyoruz. Eğer üzerinde yaşadığımız ekmeğini yediğimiz suyunu içtiğimiz havasını soluduğumuz memleketin belediyesini verdiği hizmetin aksamasından o denli korkmalıyız. Çünkü bu Memleket de bu Belediye de bizim arkadaşlar. Biz ne kadar Memleketimize ve Belediyemize sahip çıkarsak eğer Onlar da bize kat kat fazlasıyla sahip çıkar ve umduğumuzdan daha güzelini bize sunarlar emin olun. Bilin ki bizim bizden başka dostumuz bizden başka bizi düşünenimiz yok maalesef, olmayacak da inanın. Ya Arkadaş yıllardır şunun şurasında birlikte yaşıyor ve her gün birbirimizin yüzüne hiç çekinmeden mutlu ve huzurlu bir şekilde rahatça bakabiliyoruz.İlla ki Belediyemiz verdiği hizmetlerin karşılığı zorla veya cezasını da ekleyerek alma yoluna mı gitsin? O zaman gerçekten daha mı iyi olacak?Hiç sanmıyorum arkadaş!!! Çünkü o zaman ne biz belediyemizden arzu ettiğimiz hizmetleri alabiliriz ne de çatısı altında huzurla yaşadığımız ve her zaman gurur duyduğumuz bu belde kendince ayakta durup bize hizmet vermek gücüne ve kudretine sahip olabilir.O zaman şapkamızı önümüze koyup düşünüp ve kararımızı verelim.Biz üzerimize düşeni yapalım ki. Bizim arzuladığımız hizmete de layık olalım.İşte o zaman Bağda doyasıya üzüm yemeğe de gölgesinde yaşamaya da yüzümüz olur. E KALIN SAĞLICAKLA…