BİR KANUN BİN YORUM !

Geçtiğimiz haftaki yazımızın başlığı, “Biz Kime Güveneceğiz” idi. Yıllar önce ki bir yazımızda da, “Türk’e neren doğru diye sormuşlar” başlığını taşıyordu.

Aslında bu İstanbul haberlerine ne kadar gıcık olduğumuz köşemizin takipçileri bilirler.
Adı Ulusal Kanal olan yüzlerce TV kanalımız, yazılı basınımız. Türkiye geneli genelde yok sayarak ya da küçümseyerek pek galaya almaz…
Yok efendim İstanbul’a kar geliyormuş ta, İstanbullu şunu istiyormuş ta, İstanbul’da havalar ısınıyormuş da, İstanbul da şöyle, İstanbul da böyle bir de birkaç saniyeliğine, işte Kütahya da birkaç bin dekarlık alan yanmış ta. Ve ya en basitleştirerek verdikleri Güneydoğudan birkaç kişi şehit olmuşta haberleridir.
Bizim Medyamıza göre, bizim Siyasilerimize göre, bizim yatırımcılarımıza göre üzerinde yaşadığımız topraklarda bir İstanbul vardır. Bir de Türkiye dedikleri senin benim gibi Edirneli, Karslı V.S. çapulcuların, köylülerin, alt tabaka insan sınıflarının yaşadığı yer vardır. Türkiye denilen coğrafya da yaşayan herkes seve seve her gün saatlerce İstanbul denilen yer ile ilgili Anakara’da ki lerin söylediklerini dinlemek, ne yaptıklarını bilmek zorundadır. Onları besleyen bizim gibi köylüler onların derdiyle dertlenmek, köprüleri, otoyolları ile gururlanmak zorundalardır.

Efendim, 31 mart ta bir yerel seçim yapıldı. Hükümetin Dünyanın en güvenli seçim sistemi dediği en güvenilir patron dediği YSK seçimi yaptı bitirdi. Resmiyette bildiğimiz sistemde seçimler bitti ama büyük bir yaygara koptu. Gerçi hiç eksik oy yok ama on binlerce oy kayıpmış (Artık nasıl oluyorsa) sonra bir akıllı çıktı. Bir açıklama yaptı oylar eksik çıkmadı, çalınan oyda yok. Karşı taraf taşımalı oy getirmiş dedi. İyi de fazla oy da yok ! pardon dediler. Aslında geçersiz oylar geçerli olacaktı. Niye ki ? İlim adamları, Bilim adamları koca koca kanallarda toplandılar. Başladılar tartışmaya. Aslında tartışılacak bir şey de yok çünkü kanun açık. ‘Bilim adamının’ biri kanunu, bir okudu, bir anlattı. Hepimiz vay be dedik. İktidar haklıymış. Sonra aynı kanunu muhalefetten bir bilim adamı okudu. Noktası virgülüne hiç dokunmadan. Ama onu bir yorumladı. Biz yine “vay be “ dedik. Ula muhalefet haklıymış. 15 gündür her gün hep aynı terane.Orta da tek bir kanun var ama aynı kanunun bin çeşit yorumu var. La bu kanunu kim yazdı nasıl yazdı ki ne tarafa çekersen öyle anlaşılıyor. Yeter be yeter yahu!!!