SEÇMEN VATANDAŞ 3

Çok çok eskiden seçmen vatandaşlar, çok saf kalpli çok temiz insanlarmış.

Kötülük nedir, art niyet nedir bilmezlermiş.

Karşılarına aday diye çıkanların her dediğine inanır, sorup sorgulamazlar, adayda kötü niyet aramazlarmış.

Oy verirken ya az çok laf yapana, ya çok dindar görünene, ya kendilerine birkaç hediye verene en kötüsü de kendi yakın çevresinde çıkan akrabalarına, “Bizim oğlana bizim kıza” oylarını verirlermiş. Ha birde partizanlar varmış. Bizim partiden olsun da kim olursa olsun, Bizim parti kazansında ne olursa olsun diyen seçmenler varmış.

Bu iyi niyetli, saf kalpli, cahil seçmen, yüz yıllar içinde birde bakmışlar ki dünya başını almış gidiyor. Ekmek elden gidiyor. Yavaş yavaş sorgulamaya başlamışlar.

Ahbap çavuş ilişkisiyle seçtikleri adayların kendilerine verdiği zararı fark etmeye başlamışlar.

Yeni nesil seçmen vatandaş, öyle eskisi gibi bizim oğlan bizim kız demiyor.
Yeni nesil seçmen vatandaş, babasının dedesinin partizanlığına takılıp partinin kuyruğuna umut bağlamıyor.
Yeni nesil seçmen vatandaş, oyunun namusu olduğunu görmüş. Parayla satmıyor.
Yeni nesil seçmen vatandaş, hatır için verdiği oyun, çocuğunun geleceğini etkilediğini görmüş. Oyda israf etmiyor.
Yeni nesil seçmen vatandaş, aday profiline bakıyor.
Aday, hizmet için mi aday, öç almak için mi aday, adamlık için mi aday, maaş için mi aday, rant için mi aday.
Aday, şehri imara mı geliyor, eşe dosta peşkeş çekmeye mi geliyor. Yolu olması gereken yere yapmaya mı geliyor, dayısının dükkânın önünden, teyzesinin tarlasının etrafından dolaştırmak için mi geliyor. Belediye işleri yandaşa mı verilecek hak edene mi, Belediye dükkânları, kamuya açık mı kiralanacak, akrabaya açık mı kiralanacak.
Adayın birincil amacı kamu yararımı, parti ve ya yandaş yararımı.

Değerli adaylarımız, yeni nesil seçmen vatandaş bunlara bakıyor. Niyetiniz kötüyse yol yakınken hemen geri çekilin, yoksa bu seçmen sizi rezil eder.

Ha hizmet etmekse, bu seçmen sizi baş tacı eder vezir eder, adınızı gönlüne, eserlerinizi tarihe çizer.