KÜÇÜK ALİ KÜÇÜKLER MAHALLESİ

Cümleten selâmünaleyküm. .

Bu güzel yepyeni hafta hepimize hayırlar güzellikler getirsin İnşallah…

Geçen hafta malummumuz ilçemiz Çukurca Beldesi’ne bağlı Küçükler Mahallesinde ilçe olarak hepimizi üzen adı bile içimizi ürperten bir yangın oldu 75 ve 83 yaşlarında ninemiz ve dedemiz evsiz kaldı…

Rahmetli dedem ve babam ne kadar doğru ne kadar eğri bilmiyorum lakin Küçükler Mahallesinin nasıl kurulduğunu çocuk iken anlatmışlardı.

E malum bizler yörüğüz, konargöçeriz, keçi çobanıyız, Karakeçili Yörüklerindeniz.
Kış aylarında daha sıcak bölgelere yaz aylarında ise buralara göç yapar dağlarda ormanlarda keçilerimizi otlatırız.
Asıl Yayla olarak kullandığımız yer Bilecik’in Bozüyük ilçesine bağlı Dombaycayırı köyü imiş.
Sultan 2.Abdülhamid 1850 yıllarda nüfus sayımı yaptırmış Yörükleri hele ki Karakeçili Yörüklerini tek tek saydırmış kayıt altına almış. Konar-göçerliği bırakın yerleşik hayata geçin diye Ferman buyurmuş.
O sıralardan Balkanlar’dan gelen muhacir kardeşlerimize de yerleşmek için toprak yurtluk da veriliyormuş.
Bizim Karakeçili yörüğü dedeler nenelere muhacir kardeşlerimizin buralara göç edeceğini duyunca Dombaycayır’ı terk edip şimdiki yeri mesken tutmuşlar. Aşiretin başı mı desek o boyun beyi mi desek bilmiyorum adı Ali’imiş kardeşlerinin en küçüğü imiş ağabeyleri ona “Küçüğüm” diye lakap takmış mahallemizin adı da “Küçükler Mahallesi” olarak kalmış. Soyadı Kanunu çıkınca nüfus müdürleri köy köy, mahalle mahalle gezerek her aileye soyadı vermeye başlamışlar. Tabi soyadının ne olduğunu bilmeyenlere de tek tek açıklama yapmak gerekli olmuş.
Bizim mahalleye de nüfus memuru gelmiş soyadı vermek için lakin derdini anlatamamış.
En sonunda
-“Sizin lakabınız ne size ne derler” demiş.
Bizim ihtiyarlar da;
-Bize “Bozoğulları” derler demişler.
Kısaltmasını yapmışlar “Boz” olarak kalmış.
Gel zaman git zaman Çukurca Beldesi’ne köy olduğu zamandan bu güne mahalle olarak bağlanmış.
Lakin nasıl hikmet ise oy zamanı seçim zamanı akıllara gelmiş.
Her zaman denilen bir kelâm vardır bilirsiniz “Keşke şu olmasaydı da şöyle olurdu.”
Bu sözü benimde tekrar etmemek gerekecek galiba…
Keşke baba toprağım Küçükler Mahallesine de gereken ihtimam gösterilse idi yolları olsaydı yapılabilenin en güzeli yapılsaydı. Belki de benim amcamın evleri kül olmaz belki de en kısa zamanda söndürülebilirdi.
Lakin baba toprağım memleketim seçimden seçime, oy zamanında akıllara geldi. Bu böyle gelmiş böyle gider…
Var mı içimizde bu durumu değiştirebilecek mangal yürekli babayiğit?
Ne dersiniz.

E kalın sağlıkla.